'Haçlı hâlâ saldırıyor, Selçuklu yine savunuyor'
Konya tarihi bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. Uluslararası Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu Kapanış ve Değerlendirme Oturumu ile sona erdi. Katılımcıların sunduğu sonuç bildirgesinde Bilim Adamlarının ortak görüşü Haçlı seferlerinin bugünde aynı şiddetiyle devam ettiği sadece şekil değiştirdiği ancak Selçuklu’nun hala bu saldırılara karşı ilk günkü gibi bent olduğuydu.
Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve KTO Karatay Üniversitesi tarafından organize edilen Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti “Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu” tamamlandı. Konya’nın Selçuklu Devleti’nin başkenti oluşunun 900. Yılında gerçekleştirilen sempozyuma yurt içinden ve yurt dışından 100 bilim insanı katıldı. Selçuklu soyundan gelen Pery Soldan ise Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in elinden Fahri Hemşehrilik beratı aldı.
“SONUÇLARI İTİBARİYLE ÇOK BAŞARILI OLDU”
Başarılı ve faydalı bir sempozyum gerçekleştirildiğinin altını çizen Prof. Dr.Tuncer Baykara, ‘’Çok başarılı bir toplantı oldu. İçerik ve katılımcı anlamında da çok başarılıydı. Bu sempozyumun yansımalarını önümüzdeki günlerde daha net olarak görebiliriz. Toplantının bizim için diğer güzel yanı da bizim gibi yetmişini aşmış hocalarla yeni neslin bir arada olması ve tebliğ sunmasıdır. Konya yemeklerine de vurgu yapmadan geçmemeliyiz. Konya’nın hem tarihi hem kültürel yemeklerini uzun zamandır tatmamış olan bizim gibi ihtiyarlara bu sempozyum bir jest oldu. ‘’ dedi.
“EN ÖNEMLİ MİSYON SELÇUKLULARINDI”
Selçuklular ve Haçlılar sempozyumunun Selçuklu Tarihine çok büyük katkılarının olacağını belirten Prof. Dr. Abdülkerim Özel, ‘’Ortaçağ’da 3 önemli olay vardır. İslam’ın doğuşu, Türklerin İslamiyeti kabul edişi ve Haçlı Seferleri. Haçlılarla mücadele etmek gibi Anadolu Selçuklu Devleti’nin çok önemli bir misyonu vardır. Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu Selçuklu tarihine bilimsel anlamda da çok önemli katkı sağlayacak. Genç akademisyenlerin tebliğlerinde niteliğe önem vererek hareket etmesini, çok tebliğ sunmaktansa, biraz yoğunlaşarak nitelikli tebliğ sunmalarını tavsiye ediyorum. ‘’şeklinde konuştu.
“BU SEMPOZYUMLA HAÇLI SEFERLERİNE KENDİ GÖZÜMÜZLE BAKTIK”
Haçlı tarihine hep batılı gözle bakıldığını ve bunun da Haçlı seferlerini doğru anlamamızı engellediğini ifade eden Prof. Dr. Ebru Altan, ‘’Öncelikle ülkemizde Haçlılar ile ilgili çalışmaların çok geç başlamış olmasının verdiği sıkıntıyı söylemeliyim. Ancak son yıllarda yapılan önemli çalışmalarla bu farkı kapattığımızı da eklemeliyim. Haçlı tarihini hep yabancı bir tarih olarak anlattık. Ancak Haçlı Tarihini tam anlamadan Türk tarihini de anlayamayacağımızı da söylemek lazım. Çünkü bunlar iç içe geçmiş tarihlerdir. Selçuklu Tarihi açısından haçlı seferleri çok önemli bir yer tutar. Haçlı Seferleri Türklerin Anadolu’yu yurt edinme sürecinde başlamıştır. Selçuklu Sultanı Kılıçarslan eğer vatan savunmasında başarısız olsaydı, biz bugün bu sempozyumda bulunamazdık. Haçlı tarihi hep batılı gözle yazıldığı için tek taraflıdır. Türk tarihçilerinin yazılarıyla gerçek tarihle yüzleşmiş olduk. Haçlı tarihi şimdiye kadar hep Batılılarn gözünden anlatılıyordu, bu sempozyum doğu gözüyle Haçlı Seferlerine bakmamızı sağladı. Ancak bu sempozyum ile yetinmememiz gerekir. Daha çok işimiz var. Nokta atışı çalışmalarla tarihte gizli kalmış konuları da inceleyip, irdeleyip, ortaya çıkarmamız gerekiyor. ‘’şeklinde konuştu.
“ZOLTAN AİLESİ SEMPOZYUMA DAMGA VURDU”
Zoltan Ailesinin Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumuna damgasını vurduğunu söyleyen Prof. Dr. Salim Koca, ‘’Bu sempozyuma ne damgasını vurdu denilse kesinlikle Zoltan Ailesi’nin ilk günkü açıklamaları derim. Zoltan Ailesi Selçuklular zamanında Almanya’ya tutsak olarak götürülen bir Türk ailesinin devamıdır. Bu kişi öldüğünde mezar taşına Türk olarak doğdu, Alman olarak yaşadı, Türk olarak öldü yazılmıştır. Haçlı Seferlerinde doğu insanı ile Batı dünyası insanının nasıl bir karaktere sahip olduğu da ortaya çıkmıştır. Batı insanı eğer karşısındaki zayıf ve yetersizse esir alır ve hayat hakkı tanımaz. Türk insanı ise karşısındaki zayıf ise korur ve himaye eder. Batılılarla doğuluların, Türklerle Haçlıların en büyük farkı budur. Biri yaşatmayı ve zayıfa merhameti önceler, diğeri kanı, öldürmeyi ve kendi dışındakine yaşam hakkı vermemeyi kutsar. ‘’dedi.
“SELÇUKLU VE HAÇLI SAVAŞI GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR”
Selçuklu ve Haçlı olgularının günümüzde de varlığını devam ettirdiğinin altını çizen Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, ‘’Tarihin gördüğü iki önemli kavram Selçuklular ve Haçlılar. Bugün de bizi içine çeken bir girdap adeta. Selçuklular bugün devam etmese de kendi içinde yaşayan bir psikolojisi var. Zaman zaman karşımıza çıkan bir hayat tarzı. Selçuklular ve Haçlılar günümüzde de bir olgu olarak devam ediyorlar. 90’lı yıllarda Rus bir politikacının Türk gazetecilerle bir röportajı var. Bu röportajda ilginç bir ifade var. ‘’Siz Türkler tarihin kaydettiği en suçlu, en sabıkalı milletlerdensiniz’’ diyor. Nedeni sorulduğunda ‘’Siz tarihin en büyük medeniyeti olan Bizans’ı yıktınız’’ diyor. Devamında da ‘’Sizin Anadolu’da, Balkanlarda ne işiniz var’’ diyor. Türk gazetecinin de burada verdiği güzel bir cevap var. Peki siz Türkistan’da ve Orta Asya’da ne yapıyorsunuz deyince biz medeniyet getirdik diyor. İkiz Kulelerin yıkılmasından sonra Batı dünyası harekete geçti. Adeta bir seferberlik ilan edildi. O dönem Bush bunun da bir Haçlı Seferi olduğunu da kendi ağzıyla ifade etti. Aynı ifadeleri Berlusconi de kullandı. Selçuklu; kartalıyla, müesseseleriyle, medreseleriyle, külliyeleriyle, Ahi teşkilatıyla, bugün yaşayan vakıflarıyla, Konya’sıyla devam eden bir olgu. Aynı şekilde Haçlılar da bir olgu. ‘’ ifadelerini kullandı.
“EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Uluslararası Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu Kapanış ve Değerlendirme Oturumunda son olarak söz alan Prof Dr. Mustafa Demirci, ‘’Bu tür organizasyonları sadece üniversite olarak yapmamız mümkün olmayabiliyor. Büyükşehir Belediyemize bu noktada teşekkür ediyoruz. 4 farklı kurumla uyumlu ve titiz bir çalışma yürüttük. Arkadaşlarımız olağanüstü bir özveri ila çalıştılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Buraya gelen hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bir tebliğ hazırlamak en az 3-4 ay sürüyor. Hocalarımız olmasa bu program ortaya çıkmazdı. Konyalılara da sempozyuma ilgi ve alakalarından dolayı çok teşekkür ediyorum.’’ diyerek sözlerini tamamladı.

İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme