Haçlı seferleri Konya'yı başkent yaptı
Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu'nun beşinci oturumunda 'Türkiye Selçukluları ve Haçlılar' konularında bildiler, Prof. Dr. Tuncer Baykara'nın oturum başkanlığında gerçekleştirildi.
Oturumda Tuncer Baykara “Haçlılar ve Konya’nın Başkent oluşu” bildirisiyle, Ahmet Kavas “Haçlı Seferleri İçinde Merzifon Muharebesi'nin Önemi Ve Türk Tarihindeki Yeri” bildirisiyle Zehra ODABAŞI “Müslümanların Gözünden I.Haçlı Seferi ve Selçukluların Savunması” bildirisiyle, Şafak EFE “Birinci Haçlı Seferi Esnasında Haçlıların Bakras Kalesini Ele Geçirmesi Ve Faaliyetleri ” bildirisiyle katkı sağladı.
Haçlılar ve Konya
Prof. Tuncer Baykara Bildirisinde “Haçlı Seferleri ile Konya arasında ilginç bir ilişki vardır. Şöyle ki 1071 sonrasında, Selçuklu Kutalmış oğulları doğrudan İstanbul’u hedeflemişlerdi. Bu yüzden idare merkezleri de oraya ulaşan yol üzerindeki İznik şehri oldu. I.Haçlı Seferi sonunda burası kısa bir sürede elden çıkınca, ülke içinde daha güvenli veya ulaşılması zor bir yer arandı. Bunun sonucu Konya, XII yy başlarından itibaren Selçuklu Kutalmış evladının merkezi oldu.
Konya merkezine düşman (hasım) güçlerin ulaşması ve tehdit etmesi bir yüzyıl sonra oldu. Gerçi Bizans güçleride tehdit etti ama onlar kolaylıkla bertaraf edilmişti. 1190 senesinde bir başka Haçlı ordusu Konya şehrini etkiledi. Selçuklu iç çekişmelerinin de etkilediği bu yıllarda Konya,bir idare/devlet merkezi olmanın nimetlerini de yaşamıştı. Bu sebeple Haçlıların şehre ve çevresine verdikleri zarar kısa bir sürede giderildi ve Konya hızlı bir gelişme sürecine girdi” görüşlerine yer verdi.
Haçlı Seferleri İçinde Merzifon Muharebesi'nin Önemi ve Türk Tarihindeki Yeri
Prof Ahmet Kavas bildirisinde; “12. yüzyılın başında Avrupa'da kabaran Haçlı ruhunu daha da şımartan gelişmeler yaşandı. Anadolu üzerine birbiri ardına başlayan seferlerin en önemlilerinden birisi 5 Ağustos 1101 günü Merzifon Ovasında Haçlılarla yapılan muharebedir. Anadolu Selçuklu Sultanı Birinci Kılıç Arslan ile o dönemde Danişmendli idaresinde olan Amasya ve Merzifon çevresinde Melik Gazi Gümüştekin’in ordularının üzerlerine gelen düşmanlarına vurdukları unutulması imkânsız darbedir. Bu sefere Haçlılar adında Lombard, Fransız ve Almanlardan katılan 20 bin kişilik birliğin beşte dördünün etkisiz hale getirilmesi Anadolu'da Türklerin varlık mücadelesini kalıcı hale getiren önemli gelişmelerden birisidir. Birinci Haçlı Seferi'nin üçüncü safhasındaki birinci grubun hezimetinin bilhassa çoğu Avrupa tarihçileri tarafından hiç yaşanmamış kabul edilir. Dahası bugün Amasya ve Merzifon havalisinde de bu savaşla ilgili en ufak bir hatıranın yaşatılmaması da büyük bir ihmaldir. Bu tebliğde İzmit'ten Merzifon'a kadar Birinci Kılıç Arslan'ın uyguladığı savaş taktiği, Danişmendlilerle bu konuda yaptığı işbirliği, güney Anadolu ve Kuzey Suriye'den aldığı desteklerle Haçlıları yok etme başarısı ele alınacaktır. Özellikle sonuçlarının dönemin tarihi açısından önemine vurgu yapılacaktır.” Görüşlerini dile getirdi.
MÜSLÜMANLARIN GÖZÜNDEN I. HAÇLI SEFERİ VE SELÇUKLULARIN SAVUNMASI
Zehra Odabaşı bildirisinde, “Haçlı Seferleri, Doğu ve Batı ya da Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında yaşanan ve yaklaşık iki yüzyıllık bir dönemi kapsayan bir mücadele sürecidir. Bununla birlikte Haçlı Seferleri üzerine yapılan akademik araştırmaların büyük bir kısmı Avrupa merkezlidir ve Ortaçağ Batı dünyası uzmanlarınca yazılmıştır. Dolayısıyla Müslüman perspektifine ilişkin izlenimleri eksik ve çarpık olan bu bakış açısının değiştirilmesi, Haçlı Seferleri Tarihini Doğu/Müslüman bakış açısıyla yeniden ele almakla mümkündür. Bu çalışmada, I. Haçlı Seferi özelinde Haçlı Seferlerine karşı Müslümanların ilk tepkileri, Selçuklu Devleti'nin içinde bulunduğu durum ve Selçuklu başkenti İznik'in Haçlılar tarafından ele geçirilişinden sonra Frenkler ile Türkler arasında meydana gelen mücadeleler ele alınacaktır. Araştırmanın kaynaklarını konu ile ilgili vakayinameler, tezkireler ve coğrafya eserleri oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.
BİRİNCİ HAÇLI SEFERİ ESNASINDA HAÇLILARIN BAKRAS KALESİNİ ELE GEÇİRMESİ VE FAALİYETLERİ (12-17 EYLÜL 1097)
Şafak Efe; “Haçlıların büyük etki bıraktıkları ve hedeflerine ulaşarak Anadolu ile Ortadoğu’da bir sorun olarak belirdikleri Birinci Haçlı Seferi, Anadolu toprakları üzerindeki önemli ve askerî kalelere sahip olmaları bakımından çok büyük önem taşır. Haçlılar için Anadolu topraklarındaki müstahkem mevkilerin ele geçirilmesi var olma mücadelelerinin de en önemli göstergesidir. Birinci Haçlı ordusu, Çukurova bölgesindeki kaleleri-Tarsus, Adana, Misis- ele geçirdikten sonra, hedefleri arasında yer alan Antakya’ya yönelmişlerdir. Ancak Antakya’yı ele geçirmeden önce karşılarında çok önemli bir karakol konumundaki bir kale bulunmaktaydı; o da Bakras Kalesi’dir. Günümüzde aynı adla anılan Bagras köyünün yukarısında bulunan Bakras Kalesi, ilk İslâm fetihleri sonucunda Müslümanların Anadolu’ya girmesiyle Bizans-İslâm sınır bölgesinin meydana gelmesinden sonra büyük bir önem kazanmıştır. 1084 yılında Kutalmışoğlu Süleymanşah tarafından Türk kontrolü altına alınan bu kale, Belen geçidini koruması ve Antakya şehri için ileri karakol konumunda olmasından kaynaklı olarak Birinci Haçlı Seferleri ordularının Antakya’dan önce ilk hedefi olmuştur. Haçlıların askerî liderlerinden Tancred tarafından ele geçirilen kale, daha sonra Antakya Haçlı Prinkepsliği için önemini koruduğu gibi ünlü Haçlı Templier Şövalyeleri için de Anadolu’da bir üs konumuna gelmiştir. Kalenin önemi ve geçmişi, ayrıca Haçlılar tarafından ele geçirilmesi bölgesel olarak etki edici bir gelişmedir. Bu çalışma ile daha önce müstakil olarak değerlendirilmeyen Bakras Kalesi’nin ana kaynaklar ışığında geçmişi ve Haçlıların eline geçmesi sonucu bölge için nasıl askerî açıdan değerli bir konuma geçtiği vurgulanmaya çalışılacaktır” ifadelerine yer verdi.