Hadi oradan!
Konyaspor'un muhteşem başarısını ve kendi hezimetlerini gölgelemek için çabalayanlar silsilesine Almanya da katıldı. Maç ve sonrasında yaşanan münferit olayları siyasi bir temele oturtmaya çalışan herkese olduğu gibi Almanya'ya da tepkiler çığ gibi.
Almanya’da yayın yapan bazı yayın organları Türkiye’yi karalama kampanyalarına devam ediyor. Son olarak Almanya'da yayın yapan Die Welt Gazetesi'nin internet sitesi welt.de , Samsunda oynanan Süper Kupa Finalinde yaşanan olayların sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve politikalarını gösterdi. Konya şehrinin AK Parti’nin kalesi olarak nitelendirildiği haberde Konyaspor taraftarlarının Recep Tayyip Erdoğan’a sempati duyarken, Beşiktaş taraftarının ise Erdoğan’ın en büyük eleştirmeni olduğu ifade edildi. Süper Kupa finalinin oynandığı sırada tribünlerde bir takım politik mesajlarla bir ayrışma yaşandığının da belirtildiği haberde Konyaspor taraftarının Beşiktaş taraftarına PKK dışarı sloganı attığını buna Beşiktaş taraftarının da İzmir Marşı ile karşılık verdiğini söyledi.
“HABERDE GEÇENLER BİR İFTİRADIR”
Süper Kupa maçında çıkan olaylar öncelikle futbol fanatizminin bir sonucu olduğunu ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sayın, “Alman gazetesinin haberinde geçen ‘Konya AK Parti’nin kalesi, yaşanan olaylar da Erdoğan’a bağlı olanların bir eylemidir’ ifadeleri bir spekülasyon olmakla birlikte aynı zamanda bir iftira mahiyeti taşımaktadır. Zira Konya, AK Parti öncesinde de Milli Görüş’ün kalesi olarak gösterilerek sık sık eleştirilere ve haksızlıklara maruz kalıyordu. Konyaspor ile Beşiktaş arasında oynan Süper kupa maçına Almanların ilgisi ise sadece yaşanan saha olayları değil. Almanya, Türkiye’de yaşanan bu gibi olumsuz olayların altında başka şeyler arayarak bunları kullanmaya çalışmaktadır.” dedi.
“MERKEL İKİYÜZLÜ DAVRANIYOR”
Türk-Alman ilişkilerinin geçmişinin çok eskiye dayanmasına rağmen inişli çıkışlı dönemler geçirdiğini aktaran Sayın, “Türkiye ile Almanya dış ticaret noktasında çok iyi iki partner konumunda bulunuyor. Son dönemde ise yaşanan pek çok olayla çalkantılı bir dönem yaşanıyor. Alman kamuoyunun Türkiye’ye bakış açısının olumsuz olmasının nedeni olarak evvela Almanya Şansölyesi Merkel’in ikircikli tavrının etkili olduğunu ifade etmeliyiz. İki ülke diplomatik görüşmelerinde ve müzakerelerinde sıklıkla işbirliğinin altını çizen Merkel, diğer taraftan da Türkiye karşıtı eylemlerden kaçınmıyor.” şeklinde konuştu.
“ALMANYA GERİLİMİ ARTTIRIYOR”
Deniz Yücel’in tutuklanmasının Türkiye-Almanya ilişkilerinin gerilmesine neden olduğunu ifade eden Sayın, “Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanması Ankara ile Belin arasındaki gerilimi arttırdı. Deniz Yücel, 27 Şubat’ta terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Alman makamlarının tüm taleplerine rağmen Deniz Yücel, “ajan ve terörist” olmakla suçlanmaktadır. Bunun dışında İncirlik Krizi iki ülke arasında uzun süre krizin yaşanmasına neden olmaktadır. Bunun akabinde Türkiye ile Almanya arasında Konya üssü krizi yaşandı. Der Spiegel gazetesi de sık sık Türkiye karşıtı, tahrik edici, İslamiyet hakkında olumsuz algı oluşturacak yazı ve karikatürler yayınlıyor. Bu gibi pek çok gelişme ile birlikte Türkiye Almaya ilişkileri son derece gerildi.” diye konuştu.
“YENİ BİR ALMAN İMPARATORLUĞU HEDEFLENİYOR”
Almanya’nın son dönemdeki saldırgan politikalarının nedenini de değerlendiren Sayın, “İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının yeni bir Alman İmparatorluğu’nun doğması anlamına gelebileceğini, Brexit’in gerçekleştiği gün Yeni Haber’de yazmıştık. Bu yaklaşımlarının temelinde Almanya’nın dünya siyasetinde yeni bir yer edinmek istemesi yatmaktadır. Bu çabalar çok masum olmayan tehlikeli çabalardır. İlişkilerin bu kadar gerilmesine sebep olan Merkel ve Alman hükümeti neyin karşılığında Türkiye’yi feda ediyor? Türkiye’yi içinde bulundukları krizden kurtulmak için mi feda ediyorlar. Teröristler Türkiye-Almanya ilişkilerine feda edilecek kadar değerli midir? Türkiye’nin bağımsızlığına ve hukuki hakkına saygı duyarak iadeler gerçekleşmelidir. Başta ekonomi olmak üzere Türkiye Almanya ilişkilerinin de gelişmesi hedeflenmelidir. Burada da sadece Türkiye’nin değil Almanya’nın da yapıcı adımlar atması gerekmektedir.” dedi.
İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ