Hangi mizaca sahipsiniz?

Konya'da hizmete giren, Türkiye'de ve dünyada bir ilki başaran Mizmer Danışmanlık Merkezi, insanların mizaçlarına göre karakterlerini analiz ederek onlara psikolojik destek sunuyor.

Yaptıkları testlerle insanların mizaçlarını ortaya koyan Mizmer, daha sonrasında danışanlarının mizaçlarına göre yaşam tarzı sürdürmelerini sağlıyor. Küçük gruplar halinde yaptıkları çalışmalarda DTM 2, DTM 6 ve DTM 8 mizacına sahip insanların çoğunlukta olduğunu söyleyen Mizmer Danışmanlık Merkezi Konya Şubesi Genel Koordinatörü Özden Cengizoğlu, bu mizaçlara sahip olan insanlar hakkında bilgiler verdi.

mizmer-danismanlik-merkezi-konya-subesi-genel-koordinatoru-ozden-cengizoglu-2.JPG

DTM’LERİN ÖZELLİKLERİ

DTM’lerin hangi özelliklere sahip olduğunu açıklayan Cengizoğlu, “DTM 1 mizacına sahip insanlar; özellikle kusursuzluk arayışında olan insanlardır. Mükemmelliyetçilerdir. Her şey kurallara göre olmalı, standartlara göre yapılmalı, kendi hayatında mutlaka kontrol mekanizmaları olmalıdır. DTM 2’ler; daha çok duyguların anlamını arayan insanlardır. Sevgi, saygı, sempati, empati, bu insanlarda oldukça fazladır. Bu insanlar yardım sever bireylerdir. DTM 3’ler; bulundukları ortama çok hızlı adapte olurlar, kesintisiz çalışabilirler, yeni fikirler üretebilirler, insanları ikna etme konusunda gerçekten başarılı insanlardır ama başarıya giderken bazen kurnazca davranabilirler ve daima yan yollar bulabilme potansiyeline sahip olan bireylerdir. DTM 4’ler; özgün bireylerdir. Yani bir anlam arayışı içerisindeki insanlardır ve bu insanlar, hayatları boyunca kendilerini keşfetme çabası içerisinde olacaklardır. Kendilerini ifade ederken resimden, müzikten, edebiyattan, sanattan istifade edeceklerdir.

mizmer-danismanlik-merkezi-7.jpg

DTM 5’ler; bilginin anlamını arayan insanlardır. Çoğunlukla araştırmacı bir şeyi geliştirmek için derin merakıyla hareket eden bireylerdir ama antisosyallerdir. Yaşamlarında kendi rutinleri içerisinde hareket etmeyi daha çok tercih ederler. DTM 6’lar; hakikaten çok meraklı bireylerdir. Hayatlarında uyum onlar için önemlidir. Onlar bir yerde güven ortama oluşturmak yerine o güveni oluşturmuş insanların yanında olmayı tercih ederler. Kontrol etmek yerine kontrol edilmeyi daha çok severler. O nedenle bir konfor arayışları da söz konusudur. DTM 7’ler; aşırı heyecanlı, varoluşları için çok çaba sarf eden, enerjileri çok yüksek, insanları ikna etmekte ve onlarla iletişim kurmakta hiç problem yaşamayan ancak bununla birlikte çok dağınık ve unutkan bir yapıya sahiptirler. DTM 8’ler; meydan okuyan bireylerdir. Güç arayışı içerisinde olan insanlardır. Genellikle bulundukları ortamda beden dilleriyle, tavırlarıyla ve konuşmalarıyla kendilerini fark ettirirler. Sevdikleri insanları himayelerine alırlar, onlara merhametli yaklaşabilirler ama gerektiğinde şiddet uygulayabilirler. DTM 9’lar ise baktığımızda konfor arayışı içerisinde olan insanlardır. Kendilerini hayatın akışına bırakmışlardır. Problemlerin kendi kendine çözülebileceğine inanırlar. Rahat konfor içerisinde yaşamayı tercih eden insanlardır” diye aktardı.

mizmer-danismanlik-merkezi-1.jpg

‘İLAÇSIZ TEDAVİ UYGULUYORUZ’

Mizmer olarak insanların ilaçsız tedavi olabileceklerini kanıtlamış bir merkez olduklarını belirten Cengizoğlu, “Biz merkezimizde Ondamed denilen bir cihaz kullanıyoruz. Bu cihazda hastaların 174 ayrı noktadan taraması yapılıyor. Vücutlarında ortaya çıkabilecek herhangi bir patoloji tespit ediliyor. Tespit edildikten sonra yine Ondamed terapiyle ilaçsız bir tedavi seçeneği ortaya çıkarılıyor. Biz insanların ilaçsız tedavi olabileceklerini kanıtlamış bir merkeziz. Ondamed, Nobel ödüllü bir cihazdır. Özellikle hücrelerin oksijenlenmesini sağlayarak insanların şifa bulmasına katkı sağlıyor. Bunun dışında Uzman Klinik Psikolog Ömer Suna ve Psikolog Büşra Öztürk ile çalışıyoruz. Onlar da danışanlarımızın mizaçlarını tespit ediyorlar ve mizaçlarına göre psikoterapi organize ediyorlar. Üçüncü bölümde ise bir fizyoterapistimiz Mustafa Çıbık Bey ile çalışıyoruz. Mustafa Bey özellikle graston tekniğini kullanıyor. Bu teknikle vücuda herhangi bir ısı ve enerji vermeden danışanların gelişimini, rehabilitasyonunu sağlıyor. Bu şekilde üç bölümde hizmet veriyoruz. Kurumsal tarafa geçtiğimizde de iki ayrı bölüm karşımıza çıkıyor. Bunlardan bir tanesi Mitelik ve bir diğeri ise Miterya’dır” diye konuştu.

mizmer-danismanlik-merkezi-2.jpg

LİYAKAT ESASLI İNSAN PROGRAMI: MİTELİK

Mitelik’in mizaç temelli, liyakat esaslı insan yönetimi bir program olduğunun altını çizen Cengizoğlu, “Liyakat sadece ülkemizin değil tüm dünyanın da en büyük sorunudur. Biz buna çözüm getirecek bir metot üzerinde hareket ediyoruz. Özellikle insanların yeterlilikleri, yetkinlikleri ve davranışsal olgunluk değerlerini ölçüp bunları raporluyoruz. Gelişim alanlarını belirliyoruz. Bu insanların gelişim alanları üzerinden onların işlerini daha doğru yapabilmesi adına da bir sistematik geliştiriyoruz. Bununla beraber yine çalışanların eylemsel, düşünsel ve zihinsel yapılarını ortaya çıkarıyoruz. Yine mizaç üzerinden bu insanların güçlü yönlerini, gelişim alanlarını belirliyoruz. Bu insanların hayatında “Ne stres oluşturur? Stres altında nasıl davranırlar? Ne rahatlık oluşturur? Rahatlık altında nasıl davranırlar? Bu çalışanlar ikna olmadıklarında ne gibi sorunlar ortaya çıkarırlar? Yöneticileri bu parazitler karşısında ne gibi bir aksiyon almalı?” bunları belirliyoruz. Bunların hepsine baktığımızda aslında insan kaynağının tamamının bir röntgenini çekmiş oluyoruz ve aynı zamanda da stratejik güçlendirme planı hazırlayarak da bu sorunları ortadan kaldırmak adına girdiğimiz tüm şirketlerde partnerlik yapıp fayda sağlıyoruz” diye konuştu.

mizmer-danismanlik-merkezi-6.JPG

MİZAÇ TEMELLİ EĞİTİM: MİTERYA

Miterya’nın mizaç temelli bir eğitim ve rehberlik hizmeti olduğunun bilgisini veren Cengizoğlu, “Burada okul öncesi ilkokul, ortaokul, lise ve liseden sonraki dönemlerde de çocuklarımızın mizaçlarına uygun eğitim almalarını sağlamak için çocuklarımızın mizacını, ailelerin mizacını ve öğretmenlerin mizacını tespit ediyoruz. Sonra öğretmenlerimizle bir araya gelip mizacı belirlenmiş çocuklara,”nasıl davranmaları gerektiğini, hangi durumların patolojik olduğunu, sınıf düzenine kadar nasıl bir dizayn yapmaları gerektiğiyle” ilgili bir çalışma yapıyoruz. Kısacası öğretmenlerimizin özellikle talim terbiye tarafındaki terbiye kısmında daha etkin olabilmelerini sağlıyoruz. Sonra aile tarafına geçiyoruz ve çocuklarının mizacına uygun, ”nasıl annelik babalık yapacaklar? Onlarla nasıl iletişim kuracaklar?” bu konuda yardımcı oluyoruz. Bu çocukların oyuncak seçimine kadar tavsiyelerde bulunup mikroya kadar inip anneyle çocuk arasındaki o bağı kurmaya çalışıyoruz. Bazen veliler çocuklarının kendilerine benzemediklerini düşünüyorlar. Ve çocuklarının doğasından getirmiş olduklarını yok sayıyorlar. İşte burada miterya devreye giriyor. Bu mizaç çalışmasında annenin babanın mizaçlarını da tespit ediyoruz ve onların arasındaki etkileşimi de sağlıyoruz. Aynı zamanda çocukların da mizaçları ortaya çıktığı için mizaçlarına uygun eğitim almaları konusunda da okullarda profesyonel destek veriyoruz. Dolayısıyla aile, öğretmen, çocuk ve rehberlik eden kişi arasındaki etkileşimi sağlayarak mükemmel bir iletişim ortamı ortaya çıkartmış oluyoruz” diye anlattı.

mizmer-danismanlik-merkezi-3.JPG

‘KARAKTER MİZACIN BİR YASIMASIDIR’

Mizacın doğuştan geldiği için değişemeyeceğini ve karakterin de mizacın bir yansıması olduğunu ifade eden Cengizoğlu şöyle konuştu: “Mizacımızdan gelen bazı durum ve tavırların zaman içerisinde sürdürülebilir bir şekilde yansıtılmasıdır. Kişilik ise zaman içerisinde değişir. Eğer bir kısmı mizaçtan kök alıyorsa biz buna doğal kişilik deriz. Mizaçtan kök almıyorsa da insanın hayatına sonradan girenlere ise sentetik işçilik deriz. Mesela siz bir üniversite eğitimi aldınız. Lisans mezunusunuz bu lisans eğitimin sırasında okulda gördüğünüz eğitimler, akademisyenlerle kurduğunuz diyalog, çevrenizde kurduğunuz diyalog, çocukluktan itibaren aldığınız bazı eğitimlerin birçoğuna biz sentetik kişilik diyoruz. Ancak bu mizaca uygun bir şekilde dizayn edilmişse insan sağlıklı harmonik kişiliği ulaşabiliyor. Ama mizaca ters bir şekilde ortamda yaşıyorsanız ve mizaca da ters bir şekilde hareket ediyorsanız o zaman sağlıklı kişiliğe kavuşamıyorsunuz. Aslında bizim yapmaya çalıştığımız şey de budur. Bir mizacı tespit ediyoruz, doğal kişiliği ortaya koyuyoruz. İnsanın hayatına katmamız gereken sentetik kişiliği ortaya koyarak sağlıklı harmonik bir kişinin ortaya çıkmasına fayda sağlamış oluyoruz. Bu sağlıklı bir eğitim düzenin çıkmasının ötesinde sağlıklı bireylerin de hayata kazandırılması açısından çok büyük avantaj sağlıyor.”

mizmer-danismanlik-merkezi-8.jpg

‘HERKESİN MİZACIN KEŞFİNE İHTİYACI VAR’

Herkesin kendi mizacını keşfetmesi gerektiğini kaydeden Cengizoğlu, “Şöyle bir şey var insanın kökünü ve DNA’sını oluşturuyor. Aslında işin özü şu insanın potansiyelini oluşturuyor. Potansiyelin performansa dönüşmesi için insanın kendi mizacını bilmesi çok önemlidir ve biz buna bilinçli farkındalık diyoruz. Bu sadece Konya’nın değil tüm Türkiye’nin ve tüm dünyanın ihtiyacıdır. Ücretsiz yaptığımız eğitimlerin temelini de bu oluşturuyor zaten. Mizacın keşfi her yaş için önemli. Yani 65 yaşınıza gelmişsinizdir. Ama o zamana kadar mizacınıza ters bir yaşam tarzıyla hareket etmişsinizdir. Mizacınızı keşfettiğinizde o sağlıklı harmonik kişiye kavuştuğunuzda gerekiyorsa terapi aldığınızda geri kalan hayatınızı huzurlu bir şekilde yaşama şansına sahipsiniz o nedenle 7’den 70’e herkesin kendi mizacını bilmesi çok büyük önem arz ediyor. Çocukların ve gençlerin hayatını şekillendirmek adına bulunmaz bir fırsat” ifadelerini kullandı.

mizmer-danismanlik-merkezi-konya-subesi-genel-koordinatoru-ozden-cengizoglu-1.JPG

DANIŞANLARIMIZA EĞİTİM VERECEĞİZ’

Mizmer’de bilgilendirmek adına danışanlarına eğitim vereceklerini duyuran Cengizoğlu, “Mesela danışanlarımızın bir kısmına sağlıklı yaşamı anlatacağız. Her ay buna benzer programlar düzenlenecek. Bir sonrakinde Psikologlarımız “mizaç temelli çocuk iletişimini” danışanlarımıza anlatacak. Bir sonraki ay, ”sağlıklı beden nasıl olur?” konusu üzerine Fizyoterapistimiz bir eğitim verecek. Ben de ‘mizaç temelli eğitim’ konusunda bir eğitim vereceğim. Bu şekilde yıl boyunca programlarımız devam edecek. Sadece bize gelen danışanlarımız değil çevreden insanların da katılımını sağlayacağımız bilgilendirme eğitimleri olacak” diyerek sözlerini tamamladı.

•SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme