Hantal Yapı Tarih Olmalı

Türkiye'nin güçlü ve dirayetli bir iktidara ihtiyacının olduğunu ifade eden Kayseri eski Baro Başkanı Fevzi Konaç, 'Türkiye, 15 Temmuz travmasını atlatabilmek için hızlı hareket kabiliyetine ihtiyaç duyan bir ülke.

Hantal Yapı Tarih Olmalı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

“FEYZİOĞLU, MUHALEFET PARTİSİ GİBİ DAVRANIYOR”

Metin Feyzioğlu’nun siyasi ve ideolojik olarak bir muhalefet partisi gibi meydanlara çıkarak hayır kampanyası yürüttüğünü ifade eden Kayseri eski Baro Başkanı Fevzi Konaç, Feyzioğlu’nun bu çalışmalarının avukatlarını tümünü temsil etmediğini söyledi.

Kayseri eski Baro Başkanı Fevzi Konaç, referandum ve yargıdaki değişiklerle ilgili Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Genel olarak çoğunluğun 18 maddeyi ve getirilerini bilmediğini ifade eden Fevzi Konaç, bir kısım hukukçunun bile gerekçelerini de okumamış olduğunu söyledi. Vatandaşın meclisin çalışması sırasında kim kimi ısırdı, hakaret etti, kürsünün parasını bile bildiğini fakat 18 madde ile ilgili halkta bir bilinç anlamında konuya dair bir merak olmadığının altını çizen Konaç, “Referandum milletin huzuruna giderken ilk zamanlar bir magazin anlamındaydı. Şimdi netice itibariyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın mitingleriyle beraber yeni yeni bir şeylerin farkına varılıyor. Toplum her seçimde olduğu gibi bir taraftan Cumhurbaşkanı sevgisini bir taraftan muhalefeti oylayacak. Değişikliğin 2019 yılında olduğunun bile birçok vatandaş farkında değil. Reisimizi başkan yapacağız diyorlar. Verdikleri oyun aslında başkanlık oyu olduğunu sanıyorlar” diye konuştu.

SİSTEMİN DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK

Dünya üzerinde Türkiye’nin sandığa götürdüğü uygulamanın çok fazla bir örneği olmadığını vurgulayan Konaç, “Araştırmalarım gösteriyor ki bu bir takım Güney Amerika ülkelerinde var. Onlarda da bize benzemeyen yönler var. Ancak oradan çıkan bir kısım arızalarla birlikte Türkiye’de bu sistemin ne getirip götüreceğine dair sadece ihtimaller ve negatif algı için art niyetli yaklaşımlar var” dedi.

ANAYASALAR HEP OLAĞANÜSTÜ DÖNEMLERDE YAPILDI

Türkiye’de anayasaların hep olağanüstü dönemlerde yapıldığını ifade eden Konaç, “Biz anayasalarımızı olağan dönemlerde ve uzlaşma ile yapmamışız. Bütün anayasalar ya bir darbenin ya da olağanüstü bir sürecin sonunda yapılmaya imkan bulunmuş yapılmış ya da değiştirilmiş. 1982 anayasası da yamalı bohça niteliğinde. Uyum yasaları içinde maddeler bile uyumsuz hale gelmiş. 1982 anayasası ile ilgili değişim 15 yıldır AK Parti’nin sürekli dile getirdiği bir durum. Ancak bir türlü olmadı. Yine 15 Temmuz darbe girişimi sonrası travmanın tedavisi için anayasa değişikliği noktasında bu noktaya gelmişiz” şeklinde konuştu.

MİLLET SEÇECEK VE KARAR VERECEK

Anayasa Mahkemesi üyeleri ve meclisin oluşumunda görev alan bir başkanın meclisinde, Anayasa Mahkemesi’nin de HSYK’nın da oluşumunda etkin olacağını ifade eden Konaç, “Ancak buna millet seçecek ve karar verecek. Milletin verdiği kararı bu anlamda olumsuz ve negatif olarak tüm yağıyı oluşturan bir başkan anlamında değerlendirmek aslında milletin sevgisini kazandıracak bir duruş sergilemek. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın oluşumunda etkin siyasi gücün ve başkanın etkisi olacak ama buna millet karar veriyorsa bu anlamda saygı duymak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN DİRAYETLİ GÜÇLÜ BİR YAPIYA İHTİYACI VAR

Muhalefetin duruşunu değerlendiren Konaç, “Bir daha asla ve asla Türkiye’de ne iktidar olmak ne de başkan olmak gibi hiçbir ihtimali kalmayan insanların negatif algı pompaladıklarını görüyorum. Türkiye, 15 Temmuz travmasını atlatabilmek için hızlı hareket kabiliyetine ihtiyaç duyan bir ülke. Bu meclis yapısıyla hantal yapısıyla Türkiye bu travmanın içinden çıkamaz. Çıkamayacağı içinde bu anlamda Türkiye’nin dirayetli güçlü bir yapıya ihtiyacı var. Bunu kabullenmek lazım. Sürecin milletin eliyle belirlenen bir süreç olması hasebiyle Türkiye’nin lehine ivme kazanmasına FETÖ’de hesap sorulmasına yönelik bir sonuca götüreceğini düşünüyorum” dedi.

BAROLAR BİRLİĞİ’NİN HAYIR DURUŞU TÜM AVUKATLARI YANSITMIYOR

Baralor Birliği’nin yaptığı hayır çalışmasının tüm avukatları yansıtmadığını ifade eden Konaç, “Barolar Birliği şu anda siyasi ve ideolojik olarak bir muhalefet partisi gibi meydanlara çıkarak sokak sokak gezerek sanki Türkiye’de 90 bin avukatın sözcüsü ve tüm avukatların görüşünü temsil ediyormuş gibi tavırla propagandanın içinde olmasını asla kabul etmiyorum. Bu anlamda da benim gibi düşünen binlerce avukatın olduğunu söylemek gerekiyor.  Bir meslek örgütünü bir siyasi partinin arka bahçesiymiş gibi gösteren bu manzarayla ilgili Metin Feyzioğlu’nun bu duruşu beni ve benim gibi düşünen avukatları yansıtmıyor.  Bu duruşla ilgili olarak Türkiye Barolar Birliği’nin hep böyle tanımladı. Kurulduğundan beri istikrarını hiç bozmadı. Bu anlamda CHP’nin yanında bir yandaşmış gibi davranıyor” şeklinde konuştu.

AVRUPA İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

Hollanda’da yaşananların Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü bir kez daha gösterdiğinin altını çizen Konaç, “Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve onun gibi düşünenlerin HDP’nin, PKK’nın Avrupa’da cirit attığı referandum kampanyası ile ilgili olarak iktidar karşıtı her türlü kampanyanın yapıldığı özgürlükçü Avrupa’da bakanlarımızın konsolosluklara alınmaması Avrupa’nın çifte standartlı yüzünü göstermesi açısından iyi oldu. İlk defa milletin AB sevdası ile ilgili olarak Avrupa’nın bu yüzünü gördükten sonra yeniden kendini konumlama anlamında bu son yaşanan olayın hayra tecelli edeceğini düşünüyorum.  Avrupa Birliği ve Hollanda’ya bu tavırlarından dolayı teşekkür ediyorum. Biz kendi tarihimizle barışıp coğrafyamızda lider ülke olma konumunda daha motive olma durumundan dolayı kazanan ülke olacağız” dedi.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme