Hasan Hüseyin Karapınar: Haşim Bayram bir dahiydi
Geçtiğimiz günlerde vefat eden Konya'nın değerli isimlerinden, Kombassan Holding Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram, sevenleri tarafından anılıyor. O dönem, Haşim Bayram ile yol arkadaşlığı yapan dostları görüşlerini Yeni Haber'e anlattı. Haşim Bayram'ın idealist kişiliğiyle, üretime, büyümeye verdiği önemle ülkesini güçlü kılmak için büyümeye odaklı bir iş insanı olmanın yanında eğitime, akademik camiaya ve İslami ilimlere önem veren lider bir kişilik olduğu yönünde ortak kanaat bildirildi.
Pınar Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karapınar, “Haşim Bayram benim liseden hocamdı. Gazi Lisesi’ndeyken 1. sınıfta fizik ve kimya derslerinden formüller ezberleyerek zorla geçmiştim. 2. sınıfa geldiğimde fizik ve kimya dersleri benim korkulu rüyam olduğu için edebiyat bölümünü tercih ettim. İlk imtihanda kimya dersinden 10 üzerinden 3 almıştım. Dolayısıyla korkular yine sarmıştı. O esnada kimya hocamızın ataması başka yere yapıldı. Haşim hocamızın bizim dersine geleceğini öğrendik. O dönemlerde Milli Türk Talebe Birliği mensubuyduk. Haşim Bayram hocamızın atamasının Gazi Lisesi’ne yapıldığının haberini orada aldık. Daha sonra da bizim derslerimize geleceğini öğrendik. Kendisiyle tanışmıyorduk. Açıkçası merak da ediyorduk” dedi.
İLK DERSTEN KİMYAYI SEVDİRDİ
Hasan Hüseyin Karapınar, “Edebiyat bölümü olduğu için fen branşı dersleri sayı olarak daha azdı. Haşim hocamız İlk dersimize geldi. Genelde hocalar ilk derslerinde tanışma olarak değerlendirirdi. Alışılmış buydu. Tabi ilk saatte bizim de beklentimiz buydu. Rahmetli kapıdan girdi ve direkt öğretmen masasına geçerek oradaki ders defterinden bir önceki hocanın bıraktığı konuya baktı. Daha sonra hiçbir cümle kurmadan onun devamı olan konuyu tahtaya formüller yazarak anlatmaya başladı. Pergelle çizilmiş gibi aynı hassasiyetle tahtaya bir daire çizdi. Ortasına da bir nokta koydu. Tebeşiri attı, kürsüye geçti. Biz gülmeye başladık. Ancak hocamızdan hiçbir şekilde tepki gelmedi. Ciddi şekilde beklemeye başladı. Bir müddet sonra gülmemiz bitti. Bir müddetten sonra o dairenin açıklamasını yaptı” ifadelerini kullandı.
‘MÜTHİŞ BİR ANLATMA KABİLİYETİ VARDI’
Haşim Bayram’ın müthiş bir ders anlatma kabiliyeti olduğunu dile getiren Hasan Hüseyin Karapınar, “Çizdiğim daireyi yaradanımızın ilmi kabul edersek, insanlığın ilk başlangıcından kıyamet sabahına kadar gelecek tüm insanların bilgilerinin toplamı bu nokta kadardır. Sizin bu nokta içinde ne kadar bilgi size ait de vakti boşa harcayacağız, dalga geçeceğiz, zaman israfı yapacağız bunları siz söyleyin deyince eyvah bu hoca diğerleri gibi değilmiş diyerek o ana kadarki gülmelerden, dersin düzenini bozma işinden dolayı mahcup olduk. Dersi anlatmaya devam etti. Sınıfımız, fen derslerinden kaçan arkadaşların çoğunluğunu temsil ediyordu. İkinci imtihanlarımız oldu. 7, 8, 9 alan azken sınıftaki arkadaşlarımızın çoğunluğu 10 almıştı. Bundan sonraki sınavlar da öyleydi. Biz bir anda kimya dersinin sevdalısı olduk. Hocanın müthiş bir anlatma kabiliyeti vardı” dedi.
‘ONUN SAYESİNDE ÖĞRETMENLİĞİ SEÇTİM’
Haşim Bayram’ın öğretmenliğinden etkilenerek kendisinin de öğretmenlik mesleğini tercih ettiğini belirten Hasan Hüseyin Karapınar, “Benim özel hayatımda da çok önemli bir yeri var. Liseden sonra öğretmenlik mesleğimi seçip eğitimimi o yönde aldım. Bunun en etkili sebebi rahmetli Haşim Hoca’nın benim üzerimdeki o etkisinden ve ona olan öğretmenliği noktasındaki duyduğum hayranlıktı. Haşım Hoca’nın daha sonra ticari dönemlerde de birkaç beraberliğimiz oldu. Fakat o gençlik yıllarındaki anıları hiç unutmuyorum. Daha sonra 80 ihtilali oldu. Hocayı sürgün ettiler. Öğretmenlik yetkisini bile elinden aldılar. Hocanın girişimciliği, Konya’ya birlik beraberlik içinde nasıl güzel ufuklar aştığını, imkana nasıl çevrileceği noktasında çok önemli katkıları oldu. Ben de öğretmenliği fazla yapamadım ve ticareti seçtim. Hocamızın kimsenin cesaret edemediği sermayeleri küçük de olsa bir araya getirerek çok büyük potansiyellere dönüştürülmesine cesaret eden, belki iktisat tarihinde ders olarak bile okutulması gereken bir formülü icat etti” şeklinde konuştu.
‘ANADOLUDAN ÇIKMIŞ İŞ ADAMLARININ ÖNÜ KESİLDİ’
Hasan Hüseyin Karapınar, “90’lı yıllardaki Türkiye’nin halini hepimiz biliyoruz. 28 Şubat sürecinden geçtik. Sermayenin rengini ayıran bir anlayış gelişti. O güne kadar muhafazakar kesime sadece itaat eden, belli tayin edilen yerlerde çalışan, onun dışında iş adamları rolünün başkalarına ait olduğu anlayışının hakim olduğu sürelerde Anadolu Aslanları diye de tabir edilen, Anadolu’dan çıkmış rahmetli Haşim Hocalarımız gibi büyük başarılara imza atmış iş adamlarının önü değişik vesilelerle kesildi. Yükselişi, ilerleyişi devlet tarafından engellenmeye çalışıldı. Ticari hayatta bu tip hareketlerin duyulması bile birçok başarıyı bile engeller. Yatırım iştahını keser. Rahmetli hocanın bu beyanda önünün kesildiğini biliyoruz. Rahmetli hocanın başlatıp, o döneme kadar çok da başarılı olduğu bu model, dünyada birçok yerde taklit edilecek bir modeldi fakat rahmetlinin önünü kestiler. Bu ağır baskı sonrasında hocamızın yanında fazla duran olamadı. Böyle bir sıkıntıya maruz kaldı. İş hayatı geçmişini bildiğimiz için final döneminde böyle bir sıkıntı içine bırakılması bizleri son derece üzmüştü” dedi.
‘HOCAMIZ BİR DAHİYDİ’
Haşim Bayramın bir dahi olduğunu söyleyen Hasan Hüseyin Karapınar, “Bugün geriye dönüp baktığımızda, kredisiz bankada faizle bir sermaye toparlamadan, yastık altı birikimlerinin harekete geçirilecek iş adamları kurmayının mümkün olduğunun en bariz göstergesiydi. Hocamız bir dâhiydi. Böyle bir süper zekaydı. Bizlerin hayatında etki eden örnekleri vardı. Atıl durumda bulunan sermayelerin kendi başına bir şey yapamayacağını ama bir araya geldiğinde sonuç alınacağı örneklerini çok verirdi. Böylece bizim de ticari hayatımızda çok etkisi olmuştur. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun” diyerek sözlerini tamamladı.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme