Hayatı mücadeleyle geçen isim: Şule Yüksel Şenler
Başörtüsü mücadelesinin simge isimlerinden Şule Yüksel Şenler'in örnek alınacak öncü kadınlardan olduğunu söyleyen Leyla Şahin Usta, 'Şule Yüksel Şenler aslında Türkiye'de inançlı insanların, kendi kimlikleriyle var olma mücadelesinin başlangıcıdır. Pek çok erkeğin bile meydanlarda konuşmaktan çekindiği dönemlerde, kendisi tek başına bu cesareti göstererek mücadele etmiş öncü bir kadındır. Vakfımız, onun hatırasını yaşatacak, mücadeleci kişiliğini gençlerimizin örnek alması için çabalayacaktır' dedi.
Başörtüsü mücadelesinin simge isimlerinden Şule Yüksel Şenler’i anlatan “Şule” belgeselinin galası 28 Şubat’ın yıldönümünde yapıldı.28 Ağustos 2019’da vefat eden Şenler’in belgeselinde, Recep Tayyip Erdoğan, Emine Erdoğan, Leyla Şahin Usta, Demet Tezcan, Ekrem Kızıltaş, Mehmet Fırıncı, Hayriye Celaloğlu ve Fatma Kutluoğlu’nun röportajları yer aldı.
ŞULE YÜKSEL ŞENLER’İN HATIRALARI ERDOĞAN ÇİFTİNE HEDİYE EDİLDİ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Şule Yüksel Şenler Vakfı Başkanı Leyla Şahin Usta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Şule Yüksel Şenler’in 10 Haziran 1977’de kendi eliyle nakşettiği tabloyu hediye etti. Emine Erdoğan'a da Şenler’in taktığı broşun özel olarak yaptırılan benzerini hediye eden Leyla Şahin Usta, Erdoğan çiftine ayrıca Şule Yüksel Şenler’in fotoğraflarının bulunduğu, PTT tarafından bugüne özel bastırılan posta pullarını da takdim etti.
“ŞULE ABLAMIZIN ANISI İLELEBET YAŞAYACAK”
Şule Yüksel Şenler Vakfı’nın kuruluşu ve süreç hakkında gazetemize özel açıklamalar yapan Leyla Şahin Usta, “Şule hanımın 1977 yılında kendi eli ile işlediği Muhammed yazılı bir tabloyu Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hanımefendiye taktim ettik. Tabi ki çok kıymetli bir hediye. Şule abla kendi eli ile dokumuş ve bugüne kadar da Hasan Aksay tarafından evlerinde muhafaza edilmiş. Bu hediyeyi Cumhurbaşkanımıza sunmak tabi ki de çok duygulandırıcı ve anlamlıydı. Şule abla mücadeleci yönü kadar; çok duygusal, manevi yönü kuvvetli ve sanata da çok değer veren, sanatçı kimliği olan birisi aslında. O açıdan kendi emeği ile hazırlanmış bir hediyeyi sunmak çok daha anlamlı oldu. Şule ablamızın anısı ilelebet yaşayacak inşallah” ifadelerini kullandı.
“ŞULE YÜKSEL ŞENLER ÖNCÜYDÜ”
Şule Yüksel Şenler'in, örnek alınacak öncü kadınlardan olduğunu söyleyen Usta, “Şule Yüksel Şenler aslında Türkiye’de inançlı insanların, kendi kimlikleriyle var olma mücadelesinin başlangıcıdır. Pek çok erkeğin bile meydanlarda, salonlarda konuşmaktan çekindiği dönemlerde, kendisi tek başına bu cesareti göstererek mücadele etmiş öncü bir kadındır. Sadece benim değil, benim gibi pek çok kadının aslında bu ülkede öncülüğünü yapmış bir insan. Pek çok hizmetleri var, kitapları var, eserleri var. Dönemin gazetelerinde, dergilerinde köşe yazıları yazmış ve Müslümanların şuurlanması için, kendi iradeleri ile tavırlarını ortaya koyması için çaba göstermiş bir isimdir. Edebiyatı ve sanatı ile ön planda olması gereken de kıymetli bir isim. Sayın Cumhurbaşkanımız da kendisini yakinen tanımasının yanı sıra, mücadeleci kimliği ve ülkeye kattığı değerlerle beraber Şule ablaya çok kıymet veriyor. Biz de özellikle kendisinin son dönemlerinde bizzat yakinen tanışıp, onunla birlikte hayatı görüp, sohbet etme fırsatları bulduk. Bu vesile ile öncelikle kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun” şeklinde konuştu.
“YENİ NESİLLERE ŞULE YÜKSEL ŞENLER’İ TANITACAĞIZ”
Şule Yüksel Şenler'in vefatının ardından, hep arzu ettiği vakfın kurulması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla yola koyulduklarını belirten Usta, "Şule ablanın en çok hayal ettiği şey bir vakıf kurulmasıydı. Bunun gerçekleşmesi için vefatından sonra, Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere vakfın kurulması ile ilgili talimatlarını verdi. Aslında vakfın kurucularından biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan diyebiliriz. Emine Erdoğan Hanımefendi ise onursal başkanımız. Şahsım da Şule Yüksel Şenler Vakfı Başkanıyım. Aslında zor bir görev. Bir isimin vakfını sıfırdan kurmak, o isme layık bir vakıf haline getirmek oldukça zor bir iş. Tabi ki sorumluluk gerektiren bir görev. Ama elimizden geldiğince çalışıyoruz. Vakfımızın temel amacı, özellikle yeni nesillere Şule Yüksel Şenler’i tanıtmak. Onun hitabetini, gazeteci kimliğini, köşe yazarlığını, edebiyatını, romanlarını, kitaplarını ve bu millete öğretmeye çalıştığı değerleri gün yüzüne çıkarmak. Nasıl ki bütün dünyada özgürlük savaşçısı, ırkçılık ile mücadele eden insanlar denildiğinde aklımıza bir Malcolm X gelir ya da Martin Luther King gelir, istiyoruz ki Şule Yüksel Şenler’in de ismi bu noktaya gelsin, dünya çapında tanınsın. Şu anda pandemi sebebiyle daha çok sosyal medyada toplanıyoruz ama artık önümüzdeki süreçte çalışmalar daha hızlanacak” dedi.
“ŞUURLU VE HAYSİYETLİ DURUŞU UNUTULMAYACAK”
Şule Yüksel Şenler'in mücadele ile geçen ömrünün aziz hatırasını yaşatmayı ve korumayıgaye edindiklerini aktaran Usta, “Şuurlu ve haysiyetli duruşun yeni nesillerle buluşturulması, bu toprakların yetiştirdiği özge değerlerden biri olarak isminin, özgürlük mücadelesindeki örnek şahsiyetinin anlatılıp tanıtılması vizyonumuzdur." diye konuştu.
“ŞULE YÜKSEL MÜZESİ KURULACAK”
Vakfın çalışmaları hakkında bilgi veren Usta, “Şule hanımın adına kurulmuş pek çok yurdumuz, liselerimiz var, imam hatip liselerimiz var. Özellikle buralardaki öğrencilerimizle iletişime geçerek, okullarının ismini taşıyan Şule hanımı onlara tanıtmayı arzu ediyoruz. Bir belgesel de çekmiştik, TRT’de 28 Şubat akşamı yayınlandı.Şule Yüksel Şenler Vakfı açılış programımızda da kısa tanıtım videosunu katılımcılara izlettik. Bu belgesel sayesinde de Şule ablayı tanımayanlara tanıtmak istiyor, onun gerçek kimliği ile birlikte nasıl bir mücadele verdiğinide göstermeye çabalıyoruz. Vakfımızın bünyesinde bir Kadın İhtisas Kütüphanesi'nin kurulması için duraksız çalışıyoruz. Ulusal ve uluslararası düzeyde araştırmaların, çalışmaların yapılacağı bir ortam ve imkan sunmak için çabalıyoruz. Kuracağımız Şule Yüksel Şenler Müzesi'nde onun hayat öyküsü, gazete yazıları, kitapları ve mücadelesinden oluşan belgeleri, mektupları, kişisel hatıraları ve eşyalarını sergileyecek, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, modernleşme sürecinde Türk kadınının konumu ve sosyal alanda tuttuğu yeriortaya koyacağız. Vakfımızın yeri Eyüp Sultan’da, tarihi bir yerde, tarihi bir mekân. Şu anda bir tadilat sürecimiz var, biter bitmez oranın da açılışını yapacağız. Rabbim yardımcımız olsun, sorumluluk gerektiren zor görevi hakkıyla yerine getirmek için gereken gayreti ve çabayı Rabbim bizlere versin inşallah” cümlelerini kullandı.
SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ