• Haberler
  • Türkiye
  • 'HDP Kürt siyasetinin önünü açmıyor, daha fazla kapatıyor'

'HDP Kürt siyasetinin önünü açmıyor, daha fazla kapatıyor'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Türkiye’ye dönük tahriklerin bir hedefinin de Türkiye’nin dikkatini ve tasasını Suriye’den ülke içine çekip bölgede olup bitenlere karşı kayıtsız ve dikkatsiz kalmasını sağlamaya çalışmak olduğunu söyledi.

Aktay, AA muhabirine, terör örgütü yöneticilerinden Cemil Bayık'ın "ateşkes" ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi.

"Bayık'ın açıklamaları bir bakıma şaşırtıcı değil" ifadesini kullanan Aktay, "Zira baştan beri Çözüm Süreci'nin gereklerine uymamış, sözünde durmamış bir hareketin niyetini ve şimdiye kadarki tutumunu açığa vuran açıklamalar" değerlendirmesinde bulundu.  

- "PKK eleman devşirmeye hız verdi"

Çözüm Süreci'nin olmazsa olmaz şartının silahların bırakılması ve dağdaki unsurların yurtdışına çekilmesi olduğunu vurgulayan Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Oysa silahlar bırakılmadığı ve yurtdışına çekilme yaşanmadığı gibi aksine Çözüm Süreci'nin oluşturduğu çatışmasızlık ortamında PKK, dağ kadrosunu birkaç kez katlayacak şekilde eleman devşirmeye hız verdi. Silahın kendisine sağladığı iktidarı bırakmaya niyetli olmadığını gösteriyor bu durum. Seçim sonrası oluşan tablonun daha güçlü bir iktidar fırsatı sağladığı değerlendirmesine varmış belli ki Kandil. Daha fazlasını istiyor.

Bugün Kandil, bölgeden muhtemelen devletin topladığı vergiden daha fazla haraç topluyor. Üstelik devlet topladığı verginin birkaç katını bölgeye hizmet olarak götürürken, Kandil'in bölge halkına sunduğu en ufak bir hizmet de yok. İnsanların körpe çocuklarını dağa çekiyor, insanların paralarını, mallarını ve geleceklerini alıyor. Çözüm sürecinden tek taraflı olarak bölgenin kendisine terk edilmesi sonucunu çıkarıyor olduğu anlaşılıyor. Oysa Çözüm Süreci'nin asla böyle bir sonucu olamaz ve böyle bir yaklaşım da kabul edilemez."

Bölgedeki vatandaşların Kandil'den gelen açıklamaları "şaşkınlıkla" izlediğini anlatan Aktay, durumun vatandaşın alışık olmadığı bir hal aldığını vurguladı. 

- "Baraj ve yol yapımının Çözüm Süreci'nin ihlali olarak görülmesi ibretlik"

Örgütün Çözüm Süreci'ni bitirmeye uğraştığına, buna karşılık her şeye rağmen Çözüm Süreci'ni devam ettirmeye çalışan bir devletin bulunduğuna dikkati çeken Aktay, şunları söyledi:

"Kandil, HDP için zorla el koyduğu oyların üzerinden başka bir fatura çıkarmaya çalışıyor. Bu faturayı sadece devlete kesmiyor, Kürt halkına daha fazla kesiyor. Kürt halkını, verdiği mücadeleyi öne sürüp kendisini müebbet borçlandırıyor. Kürt'ün varlığını kendi varlığına, iktidarına armağan ettirmeye, etmeye çalışıyor. Kürtlerin evlatları üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunuyor. Çözüm Süreci esnasında 18 yaşın altında binlerce çocuk dağ kadrosuna alınıp Kobani ve Rojava bölgesinde savaşa gönderildi. Yüzlercesi öldü, cenazelerini de seçim sürecinde propaganda aracı olarak şehir şehir gezdirip kullandılar. Bayık’ın açıklamalarında devletin bölgede baraj ve yol yapmasını Çözüm Süreci'nin ihlali olarak görmesi ibretlik bir hezeyan."

Vatandaşları için baraj ve yol yapımının devletin en tabii işi olduğunu dile getiren Aktay, "Bir Kürt, bunun kendi bölgesine yapılıyor olmasından sadece mutluluk ve memnuniyet duyar. Bölgede Kürtlerin bizden en çok talep ettikleri şey yoldur. Seçim sürecinde ziyaret ettiğimiz köylüler bizden en çok yol ve su talep ettiler. Oysa Kandil'de bizzat Kürtlerin en doğal taleplerini kendi varlığı ve güvenliğiyle ilişkilendiren paranoyak bir yaklaşım söz konusu. Bu yaklaşım baştan beri çözüm istemeyen bir kötü niyeti açığa vuruyor" diye konuştu. 

- "HDP Kürt siyasetinin önünü açmıyor daha fazla kapatıyor" 

  "Kandil'in yaptıklarını Türkiye üzerinde son yıllarda uygulanan kuşatmadan bağımsız düşünmek mümkün değil" ifadesini kullanan Yasin Aktay, şunları kaydetti:

"Suriye’deki PKK veya PYD varlığı aslında bizatihi Esad rejimi demek. PYD'nin Suriye'de Esad rejimiyle anlaşmalı olarak hareket ettiğini bilmeyen yok. Koalisyon güçlerini havadan verdikleri destek de kafa karıştırsa da bu..Suriye dolayısıyla ortaya çıkan siyaset tarzının tabii dilidir. Türkiye’ye dönük bu tahriklerin bir hedefi de Türkiye’nin dikkatini ve tasasını Suriye’den kendi içine çekip bölgede olup bitenlere karşı kayıtsız ve dikkatsiz kalmasını sağlamaya çalışmak olabilir.

Buna rağmen bu şaşırtmaca esnasında ortaya konan tavır, Kandil'in Türkiye'ye dönük siyasetiyle de süreklilik arz ediyor. Ne yazık ki 80 milletvekiliyle Meclis'e girmiş bir HDP, Kürt siyasetinin önünü açmıyor daha fazla kapatıyor. Çünkü oylarını şu veya bu şeklide almış olduğu halka karşı değil Kandil'e karşı kendini sorumlu görüyor bu parti. Halkın beklentilerini karşılamak gibi bir derdi yok, nasıl olsa arkasına aldığı milliyetçi rüzgarla veya silahlı güçle o halkın oyunu isteyerek veya istemeyerek alabileceğini düşünüyor." 

Bakmadan Geçme