Hem bünyeye hem ekonomiye zarar

Bilinçsiz ve gereksiz ilaç kullanımının üst seviyelerde olduğunu ifade eden Konya Eczacı Odası Başkanı Karakap, gereksiz antibiyotik kullanımının hem bünyeye zararı olduğunu hem de kullanılmayan ilaçlardan dolayı devlet ekonomisine zararı olduğunu söyledi

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre ülkemizde bilinçsiz ve gereksiz ilaç kullanımı üst seviyelere çıkmış durumda. Konya Eczacı Odası Başkanı Eczacı Cemil Karakap bilinçsiz antibiyotik kullanımı ve ilaç israfı hakkında Yeni Haber’e özel açıklamalarda bulundu.  Antibiyotik kullanımı bütün ülkelerin ön gündemi olduğunu ifade eden Başkan Karakap, “Son 30 yıla baktığımıza yeni bir antibiyotik keşfi olmadı. İnsanlarda gereksiz yere antibiyotik kullanmaktan dolayı vücutta bir direnç gelişiyor. Gerçekten antibiyotik kullanılması gereken bir vaka ile karşılaşıldığı zaman elimizdeki ilaçlar yetersiz halde kalıyor. Bundan dolayı bu durum dünya gündeminde birinci sıraya oturdu” dedi.

antibiyotik-(2).jpg

TÜRKİYE İLK SIRALARDA

Türkiye’nin antibiyotik kullanımında ilk sıralarda yer aldığının altını çizen Karakap, “Türkiye’deki kişilerin sosyokültürel seviyeleriyle Avrupa’yı kıyasladığımız zaman ciddi anlamda fark var. Bundan dolayı da Türkiye’deki antibiyotik kullanımı diğer ülkelere göre ilk sıralarda.  Konya ise Türkiye genelinde antibiyotik kullanımında ilk beşte yer alıyor. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın ciddi çalışmaları var. Konya Halk Sağlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ile Akılcı İlaç Kullanımı ile ilgili bir çalışma başlattık. 1 yıldır bu çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bununla ilgili eczacı ve doktorlarımızla gerekli çalışmalarımızı yaptık. El broşürleri ve insertlerimizi hazırladık. Bu yıl içerisinde biz eczacılar olarak buna bir sosyal sorumluluk olarak bakıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürümüzle de ortaklaşa görüşmeler yaparak ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilere ilaç kullanımı ve özellikle antibiyotik kullanımı ile ilgili gerekli bilgilendirmeleri yapacağız” diye konuştu.

cemil-karakap--(1).jpg

REÇETESİZ ANTİBİYOTİK SATMIYORUZ

Son bir senedir özellikle reçetesiz antibiyotik satmadıklarının altını çizen Karakap, “Eskiden de bu tip hastaları hekim gördükten sonra antibiyotik kullanılması noktasında telkin ediyorduk. Şu anda reçetesiz eczanelerden antibiyotik kullanılması söz konusu değil. Sağlık Müdürlüğü tarafından reçetesi satıldığı tespit edilirse cezalar uygulamaya başladı. Özellikle geceleri eczanelerden reçetesiz antibiyotik alma yönünde ciddi baskılar var. Bizim aldığımız bu tedbirler halk sağlığının daha yüksek seviyede tutmadık adına.  Kış aylarında olmamızdan dolayı üst solunum yolları ve gribal enfeksiyonların fazla olduğu bir dönem geçiriyoruz. Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin hiçbir faydası yok. O yüzden antibiyotik kullanıldığında bu hastalığın geçmesi söz konusu değil. Vatandaşımız hastalandığı zaman en yakın sağlık kuruluşuna muayene olduktan sonra doktor uygun gördüyse antibiyotik kullanılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

antibiyotik-(3).jpg

FAZLA ANTİBİYOTİK KULLANIMININ ÖNÜNE GEÇİLECEK

Karakap, “Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın yaptığı açıklamalardan bahsettiği “Hızlı Antijen Testi”  eskiden de olan bir sistemdi. Birinci basamaklarda bu tahlillerin yapılması söz konusu değildi. Yatan hastalarda bu sistem uygulanıyordu. Fakat o zaman teknik imkanlar neticesinde boğaz kitinin çalışılıp sonucun çıkması iki günü buluyordu. Şimdi yapılan testlerde yapılan kitlerin beş dakikada sonuç verdiği viral enfeksiyonsa zaten yazmayacak. Bakteriyel enfeksiyonsa uygun antibiyotiği yazarak o şekilde boş yere antibiyotik kullanımının önüne geçilecek” dedi.

ALDIĞIMIZ BESİNLERE DE DİKKAT

Antibiyotik kullanımının yanında aldığımız besinlere de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Karakap, “Antibiyotik kullanımının bu şekilde önüne geçilmesinin yanında bizim beslenme amacıyla aldığımız süt ve süt ürünlerinin, et ürünlerinin içerisindeki antibiyotik var. Hayvanlara kontrolsüzce antibiyotik uygulanıyor. Bunların hiçbir denetimi yapılmıyor. İnsanların bu şekilde antibiyotikleri alması önleniyor ama diğer taraftan besinlerle alınan antibiyotikler ciddi sorun teşkil ediyor. Bunlarla ilgilide gerekli denetleme ve düzenlemelerin yapılması gerekiyor” diye konuştu. Karakap, “Kişisel olarak hasta olduğumuz vakit toplumsal alanlarda aksırırken elimizde bir mendil olması gerekiyor. Durumumuz ciddi ise toplu ortamlara girmemiz gerekiyor. Kuş mevsiminde meyve yönünden ağırlıklı beslenmemiz gerekiyor. Ek yıkama alışkanlığımız biraz daha artırmamız gerekiyor. Bu da bize ciddi anlamda geri dönüş sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

İLAÇ İSRAFI DA YAPIYORUZ

Önemli noktalardan bir tanesinin de ilaç tüketimi olduğunu vurgulayan Karakap, “Biz buna ilaç okuryazarlığı diyoruz. Maalesef ülkemizde ilaç okuryazarlığı geri seviyelerde bulunuyor. İlaç okuryazarlığı hangi ilacın hangi dozda hangi şekilde alınmasının bilinmesi demektir.  İlacın etkinliğinin tam olabilmesi için bunun bilinmesi gerekiyor. Örneğin bir ilacın içinde 14 tablet varsa siz sekizinci tabletten sonra kullanmayı keserseniz faydası olmuyor ve belli bir süre sonra hastalığınız tekrarlıyor. Bu sefer o kullanılan antibiyotik etki etmeyecek ve bir üst kuşağa geçilecek.  Bu aynı zamanda hem devlet ekonomisine verilen bir zarar oluyor. Ayrıca insan sağlığı açısından ciddi bir tehlike arz ediyor. Sıradan bir eve girdiğinizde ilaç dolabında birçok ilacın yarısı içilmiş yarısının miadının geçmiş olduğunu göreceğiz. Eğer bir kronik bir hastalığı yoksa birkaç ağrı kesici haricinde ilaç olmaması gerekiyor. İlaç kullanımıyla ilgili okullarda eğitim verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme