Her şey 'O'nu anlamaktan geçiyor

Kutlu doğum haftası etkinliklerinin Peygamberimizin daha iyi anlaşılması adına çok önemli olduğunu ifade eden Selçuk Dini İhtisas Merkezi Müdürü Ahmet Poçanoğlu, özellikle çocuklara Peygamber efendimizi iyi bir şekilde anlatmamız gerektiğini söyledi

Her şey 'O'nu anlamaktan geçiyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kutlu doğum haftası etkinliklerinin Peygamber efendimizin daha iyi anlaşılması özellikle de çocuklara anlatılmasında çok önemli olduğunu belirten Selçuk Dini İhtisas Merkezi Müdürü Ahmet Poçanoğlu, “Kutlu doğum haftası ülkemizde Resullullah SAV efendimizin hem anılması, anlaşılması ahlakının insanlar üzerine yerleşmesi hem de Resullullah efendimizin sünnetinin yeniden ihyası konusunda önemli katkılar sağlamaktadır.  Ülkemizin hatta dünyanın pek çok yerinde bu vesile ile Peygamber SAV efendimizin ahlakını, sünnetini, rahmetini anlatan etkinlikler düzenleniyor. Dün Güneysınır’da Kutlu doğum haftası ile ilgili bir programda bulunduk ve salon tıklım tıklımdı. Bu beldenin kadını, çoluğu çocuğu, amiri, memuru, okumuşu, okumamışı efendimizi anlamak için toplandı. Bu Allah’ın ipine yeniden sarılma, Resullullah efendimizin etrafında yeniden toparlanmadır. Bu bakımdan Kutlu Doğum haftası içinde gerçekleştirilen etkinlikleri çok faydalı buluyoruz. Geleceğimiz olan çocuklarımıza da Peygamber efendimizin sevgisini, efendimizin çocuklara olan ilgi alakası, onlarla muhabbetini sıkça anlatmalıyız. Çünkü çocuklarımızın kalbi Peygamber sevgisinden uzak kalırsa tabiat boşluğu sevmez kuralından hareketle o boşluğu gereksiz şeyler dolduruyor. Bunun da kalpte meydana getirdiği gaflet ve zaaflar büyük felaketler ve yıkımlara yol açıyor. Buna meydan vermemek için Peygamber Efendimizi özellikle çocuklarımıza iyi bir şekilde anlatmamız gerekiyor.” dedi.

“İNSANLIĞIN KURTULUŞU İSLAM’DADIR”

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu sene için belirlenen Hz. Peygamber ve Güven Toplumu Kutlu Doğum Haftası temasının önemine dikkat çeken Poçanoğlu, “Hz. Muhammed (SAV) efendimizin en bilinen vasfı emin olmasıdır. Bir kıssaden örnek verecek olursak; Medine döneminde bir hırsızlık olayı meydana geliyor. Şerefli bir kabileden bir kadın hırsızlık yapıyor. Ona ceza verilmemesi için Ashab peygamberimiz kimi çok severse onu gönderelim de şefaatçi olsun diyorlar. Peygamber Efendimiz de kızım Fatıma da olsa da o hırsızlığı yapanın elini keserdim diyor. İslam bir hukuk dinidir. Bu hukukun önünde herkes eşittir ve bu da bir güven ortamı oluşturuyor.  Bu hikâye bize şunu anlatıyor. Hak karşısında herkes eşittir ve en güçlü olan haklı olandır. Mekke müşrikleri Peygamber efendimize eziyet ettiler, Müslümanları Mekke’den ayrılmak zorunda bıraktılar. Mekke’den çıkarmakla kalmadılar öldürmek istediler. Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te İslam’ı yok etmeye çalıştılar. Mekke kuşatıldığında ise “Bir kavme olan kininiz sizi intikam almaya ve aşırı gitmeye sevk etmesin. Adaletli davranın çünkü adalet takvaya daha yakındır.” ayeti iniyor. (Maide/8) Bu İslam’ın bir hukuk dini olduğunun en büyük kanıtıdır. Herkesin birbirine güvendiği malın, canın, namusun, aklın, nefsin, neslin korunduğu bir dindir. Bu nedenle de bu seneki kutlu doğum haftası teması olan Hz. Peygamber ve güven toplumu temasını çok önemsiyoruz. Daha önce nasıl İslam insanlığı ateş çukurunun kenarından kurtarmışsa, yeniden dünyayı ateş çukurunun kenarından kurtaracak olan İslam’dır.” ifadelerini kullandı.

İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme