İğneyle kuyu kazıyorlar!
Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatlar arasında yer alan gümüş kazaziye, halk eğitim merkezlerinde ve KOMEK'lerde kadınların elinde hayat buluyor. Yoğun emek ve çaba gerektiren Gümüş Kazaziye Sanatı Konya'da yaşatılmaya çalışılıyor. Gümüş kazaziye sanatını icra eden meslek öğreticileri, bu sanatın sabır gerektirdiğini belirterek iğneyle kuyu kazdıklarının altını çizdiler.
Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatlar arasında yer alan gümüş kazaziye, halk eğitim merkezlerinde ve KOMEK’lerde kadınların elinde hayat buluyor. Yoğun emek ve çaba gerektiren Gümüş Kazaziye Sanatı Konya’da yaşatılmaya çalışılıyor. Gümüş kazaziye sanatını icra eden meslek öğreticileri, bu sanatın sabır gerektirdiğini belirterek iğneyle kuyu kazdıklarının altını çizdiler.
Gümüş kazaziyede en çok beğenilen ürünlerin Hürrem ve Şems modeli olduğunu belirten Gümüş Kazaziye Öğreticisi Emine Taşkın, “Yaklaşık 10 yıldır gümüş kazaziye sanatını icra ediyorum. Tespih, püskülü, kolye, küpe, bilezik, bileklik, takı, broş gibi ürünler ortaya koyuyoruz. Gümüşle yapabileceğimiz her şeyi yapıyoruz. Gümüş kazaziye sanatını öğrenme aşamasında bakırla çalışıyoruz. Altının maliyeti yüksek olduğu için maliyeti karşılayacak öğrenci bulmakta güçlük çekiyoruz. Bütün öğrencilerimize hitap etmesini istediğimiz için gümüşü tercih ediyoruz. Hürrem modeli Muhteşem Yüzyıl dizisinde Hürrem Sultan’ın boynundaydı ve ilk oradan çıktı. Şems ise güneş anlamına gelmektedir. Çok beğenilen ve talep görün ürünlerimiz arasında yer almaktadır. Midyat Hasırı da Konyalı hanımlarımızın ilgi gösterdiği ürünler arasında yer almaktadır. Aslında kuyumculuğa özel bir sanattır ama biz tamamen gümüş kazaziyeye uyarlayarak çalıştık ve en fazla çalıştığımız model o oldu. Ortadaki değerli ve yarı değerli çalıştığımız modellerde yine Konya hanımlarının beğendiği modellerdir” diye aktardı.

‘ADIM ADIM İLERLEYEREK İŞLİYORUZ’
Gümüş kazaziye sanatını icra ederken adım adım ilerleyerek ürün işlediklerini belirten Emine Taşkın, “Öğrencilerimiz sipariş üzerine çalışıyorlar. Bu sanattan para kazanan, geçimini sağlayan öğrencilerimiz oluyor. Zor ama tamamlandığında ortaya ömürlük bir iş çıkıyor. Zevke çok fazla hitap eden bir ürün olduğu için çok beğeniliyor. Bir tespihi yapmak 10 günümü alıyor. Ama bu sanata yeni başlayan bir insanın bir tespih yapmak yaklaşık bir ayını alır. Gümüş kazaziye sanatı çok emek isteyen bir sanattır. Kelimenin tam anlamıyla iğneyle kuyu kazıyoruz diyebiliriz. Bir ürünü yaptığımızda adım adım ilerliyoruz. Gümüş Kazaziye Konya’da çok fazla tanınan bir sanat değil. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde düzenlenen Altın Dokunuşlar sergisi bizim için çok iyi bir avantaj oldu. Kendimizi daha geniş kitlelere tanıtmak imkanı bulduk. KOMEK ise bize sınıf ortamı veriyor. Öğrenci bulmamızı kolaylaştırıyor. Sınıfımız ve tanıtımız olmadan hiçbir şey yapamıyoruz. Biz elimizden geldiği kadar tanıtmaya çalışıyoruz ama bizim en büyük destekçimiz KOMEK’tir” diye konuştu.
‘KAZAZ ÖRÜCÜLÜĞÜ İNCELİKLİ BİR İŞ’
Kazaz örücülüğünün incelikli bir iş olduğuna dikkat çeken Gümüş Kazaz ve El Sanatları Öğretmeni Nuriye Yazgan “Gümüş kazaziye, gümüş örme sanatı anlamına gelmektedir. Bu sanatı yıllar önce bir alışveriş merkezinde görmüştüm ve oradan bir takı almıştım. O zaman çok ilgimi çekmişti. Daha sonra Selçuklu Halk Eğitim Merkezi’nde bu kursun açıldığını duydum. Yaklaşık 9 yıldan beri bu sanatı yapıyorum. Daha sonra sanata olan ilgim arttı ve dışarıdan usta öğreticilik belgesi aldım. İşletme mezunuyken eğitimimde farklı bir alanda ilerlemeye başladım. Öğretici olarak KOMEK’lerde ve Halk Eğitim Merkezinde çalışmaya başladım. Gümüş kazaz örücülüğü incelikli bir iş. 0,08 mikron kalınlığındaki telin üç kat ipek iplik üzerine sarımıyla tekrar bir ip elde edilmesiyle ortaya çıkıyor. Biz çeşitli kalınlıktaki şişler üzerinde örüyoruz. Farklı teknikler var onları uyguluyoruz ama öğrenme aşaması daha basit oluyor. Çünkü öğrenme aşamasında lastik kullanıyoruz, paraşüt ipi ve deri ipler kullanıyoruz. Öğrenme aşamalarını geçtikten sonra bakır tel kullanıyoruz, ondan sonra da isteyen öğrencilerimiz gümüş kullanmaya başlıyorlar” diye aktardı.

‘SABRI AZ OLANLARIN SABRINI GENİŞLETİYOR’
Gümüş örücülüğünün insanlara sabrı öğrettiğini vurgulayan Nuriye Yazgan ”Gümüş kazaziye, Osmanlı döneminde süsleme sanatı olarak kullanılıyormuş. Sarayın bitimiyle beraber cumhuriyet dönemindeki ekonomik şartlar nedeniyle bu sanat biraz daha geri plana atılmış. O sırada birkaç aile bu sanatı yapmaya devam etmiş. Sonra devlet bu sanatı koruma altına almış. Biz de kurslarda öğretiyoruz. Çerkezlerde, çerkez gelinliklerinde ve çerkez kıyafetlerinde bizim zincirlerimiz, toplarımız, bazı düğümlerimiz kullanılıyor. Aynı zamanda çerkez düğümü olarak da geçiyor. Sabır isteyen ancak çok zevkli bir iş, sabrı az olanların da sabrını genişletiyor. Ürünleri yaparken çok ince telle çalışıyoruz ve hata kabul etmiyor. İnce olduğu için gözlerin iyi görmesi gerekiyor ve oran orantı hesap işlerinden anlamak gerekiyor. Erkekler en çok tespih püskülüne ve bilekliğe talep gösteriyor. Bayanlar ise kolye bilekleri talep gösteriyor.” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER: SÜMEYRA KENESARI



Bakmadan Geçme