İhtilalin ruhu hâlâ yaşıyor

İhtilalin ruhu hâlâ yaşıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

1982 Anayasası’nın ruhunun ve sözlerinin hala çok ciddi tehlikeleri, tuzakları bünyesinde barındırdığı için bir şekilde gündemden kaldırılması gerektiğini ifade eden NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Kutlu, Türkiye kendine 2023, 2053, 2071 hedeflerini koyduysa önünü açabilecek bu anayasayı yapmak zorundadır”dedi. 

Necmeddin Erbakan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Önder Kutlu, yeni anayasa çalışmaları hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulundu.  6 Kasım 1982 tarihinde halk oylaması neticesinde kabul edilen 1982 Anayasası’nın başından itibaren bir takım problemlerle geldiğini ifade eden Önder Kutlu,  anayasanın yapılma sürecinde ciddi sıkıntılar oluştuğunu söyledi. Anayasaya  son halinin Milli Güvenlik Konseyi yani ihtilali gerçekleştiren Kenan Evren ve arkadaşları tarafından verildiğini belirten Kutlu,  “1982 Anayasası Demokratik olmayan bir ortamda askerlerin zoruyla sıkıyönetim ilan edilen bir ortamda hazırlanmış bir anayasadır” dedi.

darbe-anayasasi--(1).jpg

1982 ANAYASASI TUZAKLARI BÜNYESİNDE BARINDIRIYOR

Anayasanın hazırlanmasının ve kabul edilmesinin problemli olduğu için sağcı, solcu ve hiçbir kesimin  anayasaya sahip çıkmadığını ifade eden Kutlu, “Dünyadaki anayasaların genel eğimine de ters bir anayasa. Çünkü dünyadaki anayasalar kısa, öz ve özet şeklinde düzenleniyor. Bundan sonrada çok mesele kanunlara, parlamentolara bırakılıyor. 1982 Anayasası bütün kesimler tarafından sürekli eleştiriliyor. Örneğin YÖK ile ilgili maddeleri değiştirmek mümkün değil. Anayasanın 130 ve 131. Maddelerinde çok detaylı hükümler var. Kanunun değiştirilmesi anayasanın değiştirilmesine bağlı. Bunun gibi pek çok tuzak bölüm var. Maddeleri çok açık şekilde yazılmamış ciddi tereddütlere meydan verebilecek bir anayasa. 1982 yılından beri sayısız değişiklere maruz kalmış. Sonuç olarak baktığımızda anayasanın ruhu ve sözleri hala çok ciddi tehlikeleri tuzakları bünyesinde barındırdığı için bir şekilde gündemden kaldırılmalıdır” diye konuştu.

1982 ANAYASASI TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE BÜYÜK BİR ENGEL

Anayasanın psikolojik, ekonomik, siyasi sonuçları olacağını ifade eden Önder Kutlu, “1982 Anayasası Türkiye’nin önünde büyük bir engel. Türkiye’deki bürokratik yapılanmanın, kırtasiyeciliğin, devlet mekanizmasının vatandaşa, bireylere, topluma karşı bakış açısının düzeltilmesi noktasında çok önemlidir. Çünkü anayasa bütün bir devlet yapılanmasını ortaya koyuyor. Aynı zamanda devlet yapılanması içerisinde devletin organlarını, niteliklerini, organların birbirleriyle olan ilişkilerini temel hak ve özgürlükler güvence altına alıyor. Bu zamana kadar ki değişikliler iyileştirme yönünde oldu. Hala içinde barındırdığı tuzak hükümler nedeniyle anayasa gelişmenin yönünde engel olarak görünüyor. Bir defa insanımız kendine güvenmeyi öğrenecek. Kendi iradesiyle yaptığı bir anayasası olacak. Türkiye’deki anayasalar hiçbir zaman normal şartlar altında yapılmadı. Buna Osmanlı da dahil. İlk defa Türkiye bütün millet olarak kendi anayasasını yapmış olacak. Bu bile halkın kendine güvenmesinin siyasilerin kendilerine olan güvenin gelmesi için çok önemlidir” şeklinde konuştu.

darbe-anayasasi--(4).jpg

ANAYASALAR TEMEL METİNLERDİR

12 Eylül darbesini yapanlar mahkeme önüne çıktı ve kendi anayasanın koyduğu hükümlere göre mahkeme edildiler” diyen Kutlu, “Ortada bu kadar garip bir durum söz konusu. Anayasayı yapanlar, yapış süreçleri, darbe yargılanıyor ama hala bu anayasa yürürlükte. Bu bile tek başına anayasanın bu haliyle devam etmemesi gerektiğini yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunun en önemli göstergesidir. Çünkü anayasalar temel metinlerdir. Ana yasalardır. Bunun içindir ki de Türkiye’deki bütün kanunlar mevzuat, tüzükler, yönetmelikler anayasaya uygun bir şekilde hazırlanmalıdır. Eğer diğer kanunlara, tüzüklere temel teşkil edecek metin hastalıklıysa o zaman bütün bir bünye hastalıklı hale geliyor. Bu noktada anayasanın değiştirilmesiyle 12 Eylül’ün son kalıntılarından biri temizlenmiş olacak” ifadelerini kullandı.

darbe-anayasasi--(2).jpg

25-30 MADDELİK ANAYASA TÜRKİYE’NİN İŞİNİ GÖRÜR

2011 yılından TBMM’de Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun ucu açık olduğu için belli bir metne ulaşıldığı halde bunlarla ilgili adım atmada zafiyet ortaya çıktığını ifade eden Kutlu, “Dolayısıyla yeni dönemde mutlaka en azından belli süre konulması ve somut metne ulaşılması gerektiğini düşünüyorum. TBMM’nin açılışı olan 1 Ekim veya en geç 1 Kasım gibi önünde uzlaşma komisyonu tarafından kabul edilmiş bir metin olması gerekiyor. Uzlaşılan 60 maddeden yararlanılabilir. Türkiye’de 25-30 maddelik bir toplumsal uzlaşı oluşabilecek yeni anayasa, Türkiye’de terörün, etnik ayrımcılığın, dini ayrımcılığın, insan odaklı yaklaşımın önündeki engellerin kaldırılmasında da yegane unsur olabilir.

onder-kutlu--(1).jpg

HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN YENİ ANAYASA ŞART

Anayasada değişmez bazı hükümler var olduğunu ifade eden Kutlu, “Anayasayla korunan devrim kanunları var. Bunların da tartışmaya açılması gerekiyor. Çünkü 1982 Anayasası’nı yapanlar bizden daha akıllımı ki, demokratik mi ki, bizden daha iyi vatanı düşüyorlar mı ki biz kendimizde o iradeyi bulmuyoruz. O zaman ilk dört madde de dahil olmak üzere devrim kanunlarını koruyan anayasadaki maddelerde dahil olmak üzere hepsi tartışılmalıdır. Bugün Türkiye’de hiç kimse şapka kanununu savunamaz. Çünkü geçerliliği olmayan bir yasadır. Ama devrim kanunu olduğu için halen uygulanmaktadır. Veya tevhidi tedrisat adı altında birbiriyle alakası olmayan eğitim kurumlarının aynı çatı altında toplanması tartışılması gereken şeyler. Bu açıdan kurulacak olan Anayasa Komisyonu herhangi bir ön yargısı olmadan demokratik, halkına güvenen bir ülkede nasıl bir anayasa olması gerekiyor ise onu yapmalı, özet bir anayasa yapmalıdır.  Eğer Türkiye kendine 2023, 2053, 2071 hedeflerini kendine koyduysa önünü açabilecek bu anayasayı yapmak zorundadır” şeklinde konuştu.

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ

 

Bakmadan Geçme