'İlgili aile için karnede sürpriz olmaz'

'İlgili aile için karnede sürpriz olmaz'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Çocuk psikiyatrisi uzmanı Dr. Şahin Bodur, karne günü zayıf notlar nedeniyle üzücü olaylar yaşanmaması için aileleri uyararak, "Karne sadece çocuğun başarısını gösteren resmi bir belgedir, ilgili bir anne-baba için fazla önem taşımamalı. Öğrencinin okuldaki durumunu takip eden ailelerin karneye ihtiyacı yoktur" dedi.

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk psikiyatrisi uzmanı Bodur, her sene gerek yarı yıl gerekse yıl sonunda, karnedeki  zayıf notlar nedeniyle yaşanan üzücü olayların önüne geçilmesi için ailelerin olumsuz davranışlardan kaçınması gerektiğini söyledi.

İlgili bir ailenin yıl boyu çocuğun okuldaki durumunu zaten yakından takip ettiğini, notlarıyla ilgili bilgi sahibi olduğunu anlatan Bodur, "Karne sadece çocuğun başarısını gösteren resmi bir belgedir, ilgili bir anne-baba için fazla önem taşımamalı. Çocuğun aldığı karne bu aileler için sürpriz değildir. Öğrencinin okuldaki durumunu takip eden ailelerin karneye ihtiyacı yoktur" diye konuştu.

Dr. Bodur, ailelerin zayıf ve düşük notlar için yargılayıcı ve suçlayıcı olmamaları, ''tembelsin, geri zekalısın, işe yaramazsın'' gibi rencide edici, küçük düşürücü tavırlar sergilememeleri gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Aileler genelde çocuklarının okuldaki notlarıyla ilgilenir, davranışlarının nasıl olduğuyla değil. Oysa sadece öğrencinin notu değil okuldaki tutum ve davranışları da önemlidir. Anne-baba olarak üzerimize düşen çocuğun mutlu, hayata hazır olarak yetişmesidir. Her anne-babanın çocuğun iyi bir okulda okumasını, meslek sahibi olmasını istemek hakkıdır. Ama toplumda milyonlarca mesleğinden memnun olmayan insan var. Oysa hepimiz kısıtlı bir hayata sahibiz."

Dr. Bodur, çocukların, kendine has özelliğe sahip bireyler olduğunu, bir bütün olarak ele alınmalarında fayda bulunduğunu vurgulayarak, "Çocuğun dersleri kötü olabilir ama tutum ve davranışları olumludur. Sadece karnedeki notlara bakarak bağırıp çağırmak şiddet uygulamak yanlıştır" ifadesini kullandı. 

-"Hem meslek sahibi hem de mutlu olması önemli"

Çocuklara karşı sabırlı olmak gerektiğini kaydeden Bodur, "Çocuklar mısır gibidir. Kimileri erken, kimileri geç patlar, sabretmek gerekir. Nasıl olsa bir meslek sahibi olacaktır. Önemli olan hem meslek sahibi hem de mutlu olmasıdır" dedi.

"Ben okuyamadım çocuğum okusun" şeklindeki bir düşüncenin çocuk üzerinde fazla etkisi olmadığını ve motivasyon etkisi yapmadığını anlatan Bodur, anne-babanın mutlu olmasının ve bunun çocuğa yansıtılmasının önemine işaret etti. 

Dr. Bodur, zayıf notlarla ilgili anne-babanın kendisini sorgulaması, çocukta bir sorun varsa bunun ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, depresyon, anksiyete bozukluğu, dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğünün okul başarısızlığına yol açtığını, bilgisayar ya da televizyon başında fazla zaman geçirilmesinin başarıyı olumsuz etkilediğini, öncelikle bunların sorgulanması gerektiğini söyledi.

-"Birlikte geçirilecek zaman da ödüldür"

Başarının ödüllendirilmesi konusunda da aşırıya kaçılmaması uyarısında bulunan Bodur,  "Mutlaka somut bir ödül alınması gerekmiyor. Birlikte geçirilecek zaman da ödüldür. Tatile ya da etkinliğe gitmek de ödül olabilir" ifadesini kullandı.

-''Ara tatil iyi değerlendirilmeli''

Yarı yıl tatilinin aile ve çocuk ilişkisinin geliştirilmesi açısından iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bodur, "Çocuk tatilde iyi ve kaliteli zaman geçirmeli, mümkün olduğunca enerji ve mutluluk depolamalı. İkinci döneme yönelik motive edici davranışlar üzerinde durulabilir" önerisini dile getirdi.

Bakmadan Geçme