İnsanı ayakta tutan tek şey ''umuttur''
YUSUF KARAKAŞ - YENİ HABER
Selçuk Üniversitesi Girişimcilik ve Kariyer topluluğu tarafından bu 11.si düzenlenen kariyer günleri etkinliğine radyo programcısı Talha bora öğe katıldı.
İktisadi ve idari bilimler fakültesi konferans salonunda düzenlenen seminerde konuşan Talha Bora Öğe yani Nam-ı diğer ‘Gölge’ , Konya’da olmaktan mutluluk duyduğunu, 2002’den beri dinletiler yaptığını söyledi. genelde belediye organizasyonlarında çalıştığını fakat öğrencilerle bir arada olmanın bambaşka bir duygu olduğunu kaydeden Talha Bora Öğe, ’’GİKAT’a teşekkür ediyorum beni davet ettiği için. Bölümünüz ne olursa olsun mezun olunca hayat tüm gerçekliğiyle, acısıyla, tatlısıyla, ihanetiyle karşınızda duruyor. Hayat adeta bize algı operasyonu yapıyor.1993’te liseyi bitirdim ve o zamanlarda çok fazla üniversite yok. Aslında sporcu olmayı çok istiyordum ama hayatın ne hazırladığını hiç bilemiyorsun.1992 yılında Türkiye’de özel radyolar kuruldu ve dinlediğim radyoda ‘’DJ olmak istiyorsanız bizi arayın’’ diye bir anons yapıldı bende acaba ne yapsam başvursam mı dedim kuzenlerim alay etti benimle. Anneme başvuru yapacağım dedim, ilk başta karşı çıkmadı ama sonra ne işin var radyoyla falan dedi’’ diyerek mesleğe başlarken çektiği zorlukları anlattı.
KOMİK YALANLARLA KARŞI KARŞIYA KALDIM
İlke kez bu seminerde bir anısını paylaşan öğe, hiç tecrübesi olmamasına rağmen yalan söyleyerek radyoda işe başladığını ifade ederek bir daha asla yalan söylemeye karar verdiğini belirtti. Radyoların genel binaların en alt yada en üst katlarında bulunduğunu söyleyen öğe, ’’Bana gece çalışacaksan alırız dediler bende mecburen kabul ettim, çünkü hayatımda ki boşluğu doldurmam gerekiyor ve maddi sıkıntılar baş gösteriyor. Radyoda bekliyorum ne arayan var ne mesaj atan var rezillik diz boyu. Artık kendi kendime üretmeye başladım ve ‘’Biz yurttan arıyoruz 4 kızız sesinize hayranız’’ gibi bir mesaj uydurdum. Bunları bizzat yaşadım. Bir kaç gün sonra birisi dedi ki abi biz seni birkaç gündür dinliyoruz istersen gel yanımızda çalış. Tabi adamlarda anlamışlar mevzuyu. Sonra dedeme radyonun numarasını verdim ve saat üç buçukta beni ara dedim. Dedem de hiç itiraz etmedi tamam dedi. Sonra radyoya gittim ve üç buçukta telefonları almaya başladım. Saat gecenin üç buçuğu ve dedemi aldık telefonu ve söylediği ilk cümle şu oldu ‘’Oğlum vaktinde aradım mı’’ deyince yani durumu siz düşünün artık. Neyse ben çaktırmadan yanlış aradınız deyip telefona tam kapatırken dedem ‘’oğlum anneannen de burada el sallıyor’’ demez mi. Gerçekten zor bir durum ve bir o kadar da komikti’’ dedi.
BU İLK PROFESYONEL SEMİNERİM
Program Arasında Can Yücel’den şiirler de okuyan Talha Bora Öğe, bu kadar aksilikleri yaşayan bir insanı ayakta tutan şeyin umut olduğunu söyledi. Radyoda çalışırken günlerce radyoda yatmak zorunda olduğunu ve iş arkadaşlarının bunu bilmemesi için sabah erkenden radyoda uyanıp dışarı çıkıyormuş gibi yaptığını anlatan öğe, ‘’Arkadaşlar geldikten sonra bende dışardan geliyormuş gibi yapardım. Radyoda herkes olduğundan farklı görünme yarışında. Ama sahtelik bir yere kadar gidiyor. Bu zor günlerimde Ankara’da bir radyoda başladım ve ilk aldığım maaş o günkü parayla 9 milyon liraydı, daha altı sıfır varken. Ama aynı yerde çalışan kişi aynı işi yapıyorduk ve o 27 milyon alıyordu. Çok tuhafıma giden bir durumdu. Hani hayalden umuttan söz ettim ya bir süre sonra o kişi radyodan ayrıldı ve ben onun programını yapmaya başladım’’ dedi.