'İş Bankası bir partinin etiketi altına giremez'

Hindistanlı Müslümanlar tarafından milli mücadeleye destek için Atatürk'e gönderilen yardımların 250 bin TL'lik kısmı Kurtuluş Savaşı sonrasında İş Bankası'nın kuruluş sermayesinin bir kısmını oluşturdu.

'İş Bankası bir partinin etiketi altına giremez'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hindistanlı Müslümanlar tarafından milli mücadeleye destek için Atatürk’e gönderilen yardımların 250 bin TL’lik kısmı Kurtuluş Savaşı sonrasında İş Bankası’nın kuruluş sermayesinin bir kısmını oluşturdu. Konu hakkında konuşan Erdoğan; “Bu tür bir mal varlığı herhangi bir siyasi partinin etiketi altına giremez. Girse girse Hazine’ye girer. Öyle değil mi?”

Cumhuriyet tarihinin ilk ulusal bankası olan Türkiye İş Bankası, 1. İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar ile birlikte 26 Ağustos 1924 yılında kuruldu. İş Bankası’nın ilk Genel Müdürü Celal Bayar oldu. Celal Bayar iki şube ve 37 çalışan ile birlikte İş Bankası’nı faaliyete geçirdi. O dönem faaliyette olan iki banka var. Bunlar, Ziraat Bankası ve Osmanlı Bankası. Atatürk o dönem Celal Bayar’a sermaye olarak 1 milyon TL ile başlayan bankanın 250 bin lirasının Osmanlı Bankası’ndan alınmasını söyledi. Osmanlı Bankası’ndan alınan bu paranın nereden geldiğini, Atatürk’ün en yakınında bulunan ve özel hesaplarını tutan kişi olan, Hasan Rıza Soyak Hatıralar kitabının ikinci cildinde şöyle bahseder. “Kurtuluş Savaşı’na yardım maksadıyla Hindistanlı Müslümanlar, Atatürk’e takribi 500 600 bin lira para gönderdi. O bu paranın bir miktarını Büyük Taarruz’dan önce bazı hususi masraflar için Batı Cephesi Komutanlığı’nın emrine verdi. Yunanlıların kaçarken yakıp yıktıkları savaş alanında, aç ve açıkta kalan zavallılara yapılan yardımda bu Hindistanlı Müslümanlardan gelen para ile yapıldı. Bu yapılanlardan sonra paranın kalan miktarı da tekrar Atatürk’e iade edildi. Bu paranın bir süre ne yapılacağı düşünüldü. Ardından bir banka kurulmasının zorunlu olduğuna karar verilerek yardım için gelen paranın 250 bin lirası bu iş için verildi. Böylece İş Bankası vücut buldu.”

isb-(2).jpg

CHP’NİN İŞ BANKASI’NDA DÖRT ÜYESİ VAR

Atatürk ölmeden iki ay önce, 5 Eylül 1938’de kendi el yazısıyla hazırladığı vasiyetinde kendisinin sahip olduğu hisse senetlerinin mülkiyeti ve yönetimini CHP’ye bıraktığını söyledi. Atatürk yine vasiyetinde hisselere ilişkin kâr payının ise Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bırakılmasını uygun gördüğünü yazdı. Buna göre CHP, İş Bankası’nda Atatürk’e ait hisselerin yüzde 28.09’unun mülkiyet ve yönetim hakkına sahip. İş Bankası'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre 31 Aralık 2014 tarihi itibarıyla bankanın ortaklık yapısı şu şekilde:   İş Bankası Munzam Sandık Vakfı: yüzde 40.15, Cumhuriyet Halk Partisi: yüzde 28,09, Halka açık pay: % 31.76. CHP şu an bankanın 11 üyeli Yönetim Kurulu'na dört üye atama yetkisine sahip.

isb-(3).jpg

“SİYASİ PARTİLER BANKA KURAMAZ”

Bu konuya Azerbaycan dönüşü değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan uçakta gazetecilerle sohbetinde CHP’nin Türkiye İş Bankası’ndaki hisselerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na devredilmesi gerektiğini söyledi.  Gazetecilerin CHP’nin KRT TV isimli bir televizyon kanalı satın aldığına dair iddiaları sorması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı; “Bir TV kanalı açmış, açmamış çok önemli değil. Partili birinin televizyonu da olabilir. Bunlar önemli değil. Ama daha önemli bir suç var. Siyasi partiler banka kurabilir mi? Hayır kuramaz. Ama şu an da CHP Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü suiistimal ederek, onun cebi hümayunundan dediğim, İş Bankası hisselerinin yüzde 28’inin sahibi durumunda. Oradan para alamıyor ama yönetim kurulunda dört üyesi var. Bu dört üye ne iş yapar? Buna bir bakılması lazım. Ben diyorum, bir defa Atatürk’ün bu tür bir mal varlığı herhangi bir siyasi partinin etiketi altına giremez. Girse girse Hazine’ye girer. Öyle değil mi?” Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de Vakıfbank’ta hissesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu hissesini genel müdürlüğe aktarmak için gerekli talimatı verdik. Oradan gelecek gelir vakıf yatırımlarında kullanılsın. Zaten haram. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün haramla ne alakası olur? Olmaması lazım. Bunu Vakıf Katılım’a veya genel müdürlüğe vermesi lazım ki Vakıflar Genel Müdürlüğü bütün eserlerinde bu harcamaları yapsın. Bu çok çok ciddi bir imkân” ifadelerini kullandı.

GÜLŞEN YILMAZ / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme