'İşçi çıkartmak maliyetleri düşürmez'
Mustafa İzzet Ötgün, Maliyet düşürmenin sadece çalışan eleman sayısının azaltılmak olarak algılanması ile ciddi bir analiz hatası yapıldığının altını çizdi.
Maliyet düşürmenin sadece çalışan eleman sayısının azaltılmak olarak algılanması ile ciddi bir analiz hatası yapıldığının altını çizen Ötgün, “Maliyetin tüm girdilerini dikkatli şekilde ölçmek, anlamak, verimlilik fırsatlarını incelemek ve ona göre dikkatli hareket etmek gerekiyor” dedi.
Global artan rekabet ortamı ve artan ürün çeşitliliğinde artık üretici satış fiyatı üzerinde esas belirleyici olmaktan çıkıyor. Maliyetin üzerine istenilen kar marjlarını koyarak satış fiyatlarının rahatça belirlendiği dönemin gerilerde kaldığını aktaran Konsaport Genel Müdürü Mustafa İzzet Ötgün, “Müşteriye ürünü istediği fiyatta, kalitede ve zamanda verirsen ancak o zaman alıyor ve bütün oyuncuları birbiri ile rekabet ettirerek kendisi açısından en karlı ürünü, en uygun kalite ile tercih ediyor. Üretici tarafından bakıldığında; karlılığımızı arttırmak istiyorsak, satış fiyatı ile oynama alanımız da azaldığına ve artık iyice daraldığına göre, verimli, hızlı ve kaliteli olmak, maliyetlerimizi düşürmek tek seçenek olarak öne çıkıyor. Maliyetlerimizi düşürmek demek, gerek mevcut maliyetleri daha aşağıya çekmek, gerek aynı maliyetlerle daha da verimli ya da daha kaliteli, hızlı üretmek ya da çok az yatırımlar ile ciddi üretim artışları kazanmak demektir” diye konuştu.

“AYAKTA KALMASI ÇOK ZOR”
Sürekli iyileşmeyi hedeflemeyen bir işletmenin uzun vadeli bir stratejide ayakta kalmasının çok zor olacağına vurgu yapan Ötgün, “İşletmenin çoğu prosesinde katma değer eklemeyen, müşterinin parasını ödemediği pek çok gereksiz taşıma, hareket, işlem, stok, dolayısıyla israf yapan, en pahalı enerji olan basınçlı hava kaçaklarını dahi önemsemeyen, verimsiz kazanlar ile çalışan, pompaları yüksek kapasitede seçilen, motorları verimsiz, aydınlatmaya ciddi enerji harcayan, yatırım yaparken, ekipman alırken, enerji verimliliğini - ekipmanın performansı ve güvenilirliğini gözetmeyen, ana hammaddesindeki maliyetlerindeki alternatifleri, fırsatları değerlendirmeyen, zorlamayan, çalışanların fikirlerini, önerilerini almayan, sürekli iyileşmeyi hedeflemeyen bir İşletmenin uzun vadeli bir stratejide ayakta kalması çok zorlaşacak” şeklinde konuştu.
“BÜTÜN İSRAFLARDAN ARINDIRILMASI GEREKİLİYOR”
Maliyet Düşürme ve verimlilik için son dönemde sıkça duyulan yalın üretimin de 8 ana israfı yok etmeye ya da azaltmaya yoğunlaştığına dikkat çeken Ötgün, “Bunun için 5S olarak ifade edilen çalışma yerinin düzenlenmesi ve bunun sürekli muhafaza edilmesi, Değer Akış Haritaları dediğimiz, iş akışlarının iyileştirilmesi en sade hale getirilmesi, mümkünse prosesin tek akış üzerinden kurgulanması ve bütün israflardan arındırılması gerekiliyor. Toplam Üretken Bakım olarak adlandırdığımız Toplam Ekipman Etkinliği’nin arttırılması yani makinenin verimli çalışması, kaliteli üretmesi ve hızında çalışması için hep birlikte doğru bir yaklaşım ile tüm şartların oluşturulması, problem çözme metotlarının uygulanması, Hızlı Kalıp değişimleri, çalışanların sürekli ve küçük iyileştirmeler ile katılımı gibi konular da yalın üretimin ana başlıkları olarak özetlenebilir” dedi.
“KÜLTÜRÜMÜZDEN GELEN ARTILARIMIZ VAR”
Konya’da daha aktif hale getirilebilecek ciddi bir potansiyelin varlığından bahseden Ötgün, “Biz insana insan olduğu için saygı ve sevgi duyan ve global anlamda yerli yabancı herkes ile doğru iletişim peşinde olan bir milletiz. Ama farkında olmamız gerekir ki kültürümüzden gelen ve henüz tam anlamıyla kullanamadığımız başka bazı artılarımız da var . Global sistemlerin bizlere tekrar öğretmeye çalıştığı, düşünmek, tefekkür etmek, boşa zaman harcamamak , israf etmemek, her yeni gün bir önceki güne göre gelişmek, ekip olmak, birlikte olmak, birbirimizi dinlemek ve anlamak bizim kültürümüzün ana parçalarından aslında. Bunu İşletmelerimizde tam uygulayabilsek aslında daha da rekabetçi olacağız” ifadelerini kullandı.

“ÖZÜMÜZÜ YENİDEN YAKALAYALIM”
Fark oluşturmak için farklı düşünmek gerektiğini söyleyen Ötgün, “Sürekli yenilenen milyarlarca hücreden oluşuyoruz ve hepsinde operasyonel bir mükemmellik var. İşletmelerimizin hedefi de, hücrelerinde olan bu tarz bir operasyonel mükemmelliği işletme şartlarında da yaşamayı hedeflemek olmalı. Yeryüzünü noksansız yaratan Rabbimiz, bizim de yeryüzüne faydalı olan yaptığımız güzel işlerde, en güzel şekilde yapmamızı bekleyebilir. Özümüzü yeniden yakalayalım. Gerçek dünyada söz sahibi olmanın, daha çok üretmenin, verimli yaşamanın ve israf etmemenin keyfini yaşayalım. İstikamet artık; ailemize, komşumuza zaman ayırıp, çalışma arkadaşlarımız ile sinerji oluşturup hep birlikte yeniden diri bir takım olmak olmalı. Global dünyada bize yakışana , hep birlikte lider olmaya doğru” diyerek sözlerine son verdi.
YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme