IŞİD'in Japon rehineleri öldürmesi

IŞİD terör örgütünün 2 Japon rehineyi öldürmesi, Japon hükümetinin süreçte izlediği tutum ve IŞİD'in infazlardaki hedefiyle ilgili tartışmaları gündeme taşıdı. 

Uzmanlar, Japonya'nın rehine sürecini iyi yönetemediğine işaret ederek rehinelerin kurtarılması için yürütülen pazarlık sürecinde Japon hükümetinin daha farklı yöntemler izleyebileceğini belirtti. 

IŞİD'in Batılıları sahaya çekmek için uyguladığı stratejiye de dikkati çeken uzmanlar, terör örgütünün dünya kamuoyu tarafından büyük tepkiyle karşılanan infazlardaki amacını da  sorguluyor. 

- Japon hükümetinin politikası 

Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, Irak savaşının ardından da Japon ordusundan bir grubun rehin alındığını ve bir kısmının öldürüldüğünü anımsatarak, ülkenin bölgede ikinci kez rehine krizi yaşadığını söyledi. 

Japon hükümetini, rehinelerin hayatlarına karşılık fidye isteyen IŞİD'in taleplerinin karşılanmaması ve sürecin iyi yönetilememesi nedeniyle eleştiren Yarar, olaya çok daha önceden tepki verilebileceğini dile getirdi. Türkiye'nin daha önce de benzer durumlarda devreye girerek rehinelerin takası için aracı olduğunu kaydeden Yarar, şunları söyledi:

"Belki Türkiye'den ve bölgede ağırlığı olan diğer ülkelerden yardım isteselerdi, bu kötü sonuçla karşı karşıya kalmayabilirlerdi. Türkiye, daha önceki örneklerde olduğu gibi muhtemelen elinden gelen her şeyi yapacaktı. Japonya, başka ülkeler yerine Türkiye'yi devreye soksaydı çok daha başarılı bir sonuç alabilirdi." 

- IŞİD'in hedefi 

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmaları Vakfı (TEPAV) terör uzmanı Nihat Ali Özcan ise süreçteki belirleyici tarafın Japon hükümetinden ziyade IŞİD olduğunu kaydetti.  Elinde kozu tutan tarafın IŞİD olduğuna dikkati çeken Özcan, şu değerlendirmede bulundu: 

"IŞİD'in kendine göre bir rehin alma stratejisi var. Yaşanan son süreçte, demek ki Japon rehinelerin katledilmesi onların stratejisi için daha uygundu. Mümkün olduğu kadar dünyaya mesaj vererek, korkutmak istiyorlar. IŞİD, Batılıları sahaya indirmek istiyor. Adeta Batı'ya 'gel gel' yapıyorlar."

IŞİD'in farklı ülkelerden rehineler aldığını ve daha önce de bu tür infazlarda bulunduğunu belirten Özcan, bu tür süreçlerde her ülkenin farklı bir yol izlediğini, her ülkenin kamuoyunun konuya farklı oranlarda tepki gösterdiğini vurguladı. 

- Japon rehinelerin öldürülmesi 

IŞİD, 20 Ocak'ta internette Haruna Yukava ve Kenji Goto adlı iki Japon vatandaşının görüntüsünü yayımlayarak, rehinelerin hayatlarına karşılık Japon hükümetinden 72 saat içinde 200 milyon dolar fidye ödemesini istemişti. İsteği yerine getirilmeyen örgüt, Yukava'nın öldürüldüğünü duyurmuştu. IŞİD, daha sonra da 2005'te Amman'da 57 kişinin öldüğü "Kara Çarşamba" saldırılarına katılan Irak uyruklu Sacide er-Rışavi'nin 24 saat içinde serbest bırakılmaması halinde Goto ile Ürdünlü pilot Muaz el- Kesasibe'nin öldürüleceğini açıklamıştı.

Japonya hükümetinin, rehin alınan Haruna Yukava ve gazeteci Kenji Goto'yu kurtarmak için yürüttüğü yoğun çabalar sonuçsuz kalmış, 2 rehine de IŞİD tarafından öldürülmüştü. 

Bakmadan Geçme