İslami İlimler ikinci mezunlarını verdi
Selçuk Üniversitesi (SÜ) İslami İlimler Fakültesi 2021-2022 eğitim öğretim yılı mezuniyet töreni gerçekleşti. İkinci mezunlarını veren İslami İlimler Fakültesi dereceye giren öğrencilere plaket takdim ederken 150 öğrenci diplomalarını aldı.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) İslami İlimler Fakültesi Dekanı Ramazan Altıntaş, düzenlenen törende, SÜ İslami İlimler fakültesinden mezun olmak bir ayrıcalık olduğunu söyledi.
“İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTELERİ BİRLİK VE BERABERLİĞİN GÜÇLENMESİNDE ÖNEMLİDİR”
İslami İlimler Fakültesi Dekanı Ramazan Altıntaş, İslami İlimler Fakültelerinin milletimizin dini ve kültürel hayatının şekillenmesinde büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak; “Din eğitimi tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan İslami İlimler Fakülteleri, ülkemizde din eğitimini ve din hizmetlerini yürütecek kadroları yetiştirmekte, aynı zamanda araştırma faaliyetleri yürütmekte, toplumda sahih bir İslam anlayışının oluşmasında önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle İlahiyat/İslami İlimler Fakültelerinin milletimizin dini ve kültürel hayatının şekillenmesinde, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesinde çok önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Bizler de bu güzide kurumlara hizmet etmeyi şeref addeden hocalarız, talebeleriz ”dedi.
ASBU İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ’NDEN SÜ İSLAMİ İLİMLER SONRA 2. SIRADA YER ALIYOR
Türkiye’nin ve Konya’nın geleceği parlak genç bir fakültesi olduğuna değinen Ramazan Altıntaş; “Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi 27 Ağustos 2015 tarihinde kurulmuş olup 2017 tarihinden itibaren de öğrenci almaya başlamıştır. Hızlı bir gelişme kaydeden fakültemiz dört yıllıktır. An itibariyle 50 Öğretim üyesi, 750 öğrencisiyle Türkiye’mizin ve Konya’mızın geleceği parlak genç bir fakültesidir. Öğrenci tercihleri bakımından ASBU İslami İlimler Fakültesi’nden sonra 2. Sırada yer almamız bizim için gurur kaynağıdır. İnşallah 1. Sırada yer almak için gayret ediyoruz. Yeni İslami İlimler Fakültesi inşaat binamız da hızla yükselmeye devam etmektedir”diye konuştu.
“4 YILDIR EKİLEN TOHUMLAR BUGÜN BAŞAĞA DURMUŞTUR”
Mezuniyet törenleri hasat mevsimi gibidir diyerek hem hüzünlerini hem de gururlandıklarını anlatan Altıntaş; “Pandemiden dolayı geçen yıllarda yüz yüze ders yapamamıştık. Bu sene rahat bir şekilde yüz yüze sınıflarımızda derslerimizi işledik. Hamdolsun, bugüne kadar öğrencilerimizden bir kayıp da vermedik. Yakınları vefat eden öğrencilerimiz oldu. Bir defa daha onlara Yüce Rabbimden rahmet diliyor, sizlere de sağlıklı nice uzun ömürler niyaz ediyorum.
Bugün burada, sizleri uğurlamanın hem hüznünü; hem de haklı gururunu ve sevincini yaşıyoruz. Artık sizler de bizlerin meslektaşı oldunuz. Bundan sonra her birinizi eğitim ordusunun bir neferi olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görmek arzumuzdur. Geçen yıl mezun olan arkadaşlarınız çok iyi yerlere geldiler. Ülkemizin dini ve ilmi hayatına hizmet etmeye başladılar. Her bidayetin bir nihayeti vardır. Beklenen gün geldi. Mezuniyet törenleri hasat mevsimi gibidir. 4 yıldır ekilen tohumlar bugün başağa durmuştur. Burada bir emek, bir alın teri vardır. Bu emeği takdir etmek, erdemliliktir. Öğrencilerimizin yetiştirilmesinde emeği geçen başta rektörlüğümüze, kıymetli velilerimize, hocalarımıza ve çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum”ifadelerini kullandı.
“150 ÖĞRENCİMİZ MEZUN OLDU”
SÜ İslami İlimler fakültesinden mezun olmak bir ayrıcalık olduğunu ifade eden Altıntaş; “ Bugün mezun ettiğimiz öğrencilerimiz meslek hayatlarında bu farklılığı daha iyi anlayacaklardır. Şu anda İslami İlimler Fakültemiz uluslararası bir hüviyet kazanma yolundadır. Fakültemizde; Kosova, İran, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Suriye, Afganistan, Çin Tayvan, Kamerun, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Batı Trakya ve Irak’tan misafir öğrencilerimiz eğitim görmektedir. Bugün 150 öğrencimizi mezun ediyoruz. Ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olsun. Evlatlarınızı Fakültemize güvenip, tercih edip gönderdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. İnşallah sizlerin güvenine layık olmuşuzdur. Ayrıca, 4 yıl boyunca gençlerimizin eğitim ve öğretimi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan rektörlüğümüze, gece-gündüz onları bir dantel gibi ilmik ilmik ilimle, bilgiyle işleyen, onları ahlak ve faziletle donatan fakülte hocalarımıza çok teşekkür ediyorum"dedi.
Ramazan Altıntaş, İlahiyat mesleği, kutsal bir meslektir diyerek sözlerini şöyle noktaladı: “Sizler, peygamberlerin varislerisiniz. İslami İlimler Fakültesi diplomasını almanız, sorumluluğunuzu bir kat daha artırmıştır. Sizler sahih dini bilgiyi insanımıza ulaştıracaksınız. Sizlerin hizmet alanı, sadece 800 bin kilometre kare vatan toprağı değil, küresel ölçekte bütün bir yeryüzüdür. İlk emri “Oku” olan bir dinin mensupları olarak, ilim ve irfan meşalesini doğru bir şekilde ulaştıracaksınız. Sevgili öğrenciler, sizlerden, insanımızın beklentisi büyüktür. Sizler “öndersiniz”, her alanda içinde yaşadığınız toplumlara önderlik yapacaksınız. Doğrudan doğruya Kur’an’dan ve Hz. Peygamberin sünnetinden alıp ilhamı, asrın idrakine; mihraptan, kürsüden, minberden, televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden, ilmi ve akademik dergilerden, sosyal medya mecralarından söyleteceksiniz, İslam’ı. Metodunuz: “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” Nebevi kavli olacaktır. Sizler, bütün faaliyetlerinizde “biz ayırmaya değil, birleştirmeye geldik” diyen Hz. Mevlana’nın birleştirici gönül dilini kullanacaksınız.. Hayatınızın temel felsefesi; merhamet, adalet ve şefkat dini olan İslam’ı söz ve eylem planında yaşayarak örnek oluşturmaktır.İslami İlimler kimliğini taşıyan herkes, her yönüyle örnek alınması gereken bir şahsiyettir. Sizler, oturmanızdan kalkmanıza, giyiminizden kuşamınıza, yemenizden içmenize, tüm insani ilişkilerinizde toplum için aranan ve kendisine benzemeye çalışılan model kişiler olmalısınız. Vazifemiz, iyiliği yaymak ve kötülüklere firen olmaktır. “İki günü birbirine eşit geçen aldanmıştır” buyuran Resul-i Ekrem’in uyarısına kulak vermek suretiyle sürekli kendinizi yenilemelisiniz. Fakülte ile irtibatınızı kesmeyiniz. İlmiyle amil olan insanlar olunuz. Gündelik gelip geçici ham hayallere teslim olmayın, hakem kişiliğinizle, ilminizle, irfanınızla insanımızın gönlüne girmeye çalışınız.Bu uğurda izlemeniz gereken metot, nur sakallı M. Akif’imizin şu mısralarında dile getirdiği hakikat olsun:
Allah’a dayan sa’ye sarıl hükmüne ram ol
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.
Mezuniyet programımızı şereflendiren başta değerli Rektörümüze, evlatlarının mürüvvetini görmek için uzaktan ve yakından buraya teşrif eden fedakar velilerimize, mezuniyet programının düzenlenmesinde emeği geçen öğrencilerimize ve fakülte idaresine, bize bu imkanları hazırlayan Üniversitemizin saygıdeğer yetkililerine huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum.”

Bakmadan Geçme