İşverenler ve çalışanlar yeni asgari ücreti nasıl karşıladı?
Milyonlarca işçinin merakla beklediği asgari ücret miktarı dün belli oldu. Bakan Selçuk 2021 yılı için geçerli olacak asgari ücretin yüzde 21.56 artışla net 2 bin 825 TL olacağını açıkladı. Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren bu rakam 'yeterli mi?' sorusunu da beraberinde getirdi.
Milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret rakamı, aralık ayı boyunca süren görüşmelerin ardından tespit edildi. Asgari Ücret Tespit Komisyonunda hükümet ve işveren heyetlerinin oy çokluğuyla yeni rakam brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş, net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendi. Brüt asgari ücretin 500 lira 85 kuruşunu SGK primi, 187 lira 82 kuruşunu gelir vergisi, 27 lira 15 kuruşunu damga vergisi, 35 lira 78 kuruşunu işsizlik sigortası primi işçi payı oluşturacak. Yeni yılda asgari ücretin işverene toplam maliyeti bir işçi için 4 bin 203 lira 56 kuruş olacak. Bunun 3 bin 577 lira 50 kuruşu brüt asgari ücret, 554 lira 51 kuruşu sosyal güvenlik primi, 71 lira 55 kuruşu ise işsizlik sigorta primi işveren payından oluşacak.
AGİ RAKAMLARI DA ARTTI
Yeni asgari ücret rakamıyla birlikte Asgari Geçim İndirimi (AGİ) de artacak. Buna göre, net asgari ücret bekar çocuksuz işçi için 2 bin 825 lira 90 kuruş, evli eşi çalışmayan işçi için 2 bin 879 lira 57 kuruş, evli eşi çalışmayan ve 1 çocuklu işçi için 2 bin 919 lira 81 kuruş, evli eşi çalışmayan ve 2 çocuklu işçi için 2 bin 960 lira 6 kuruş ve evli eşi çalışmayan üç çocuklu işçi için 3 bin 13 lira 72 kuruş olacak.
YENİ RAKAM BİRÇOK KALEMİ ETKİLEYECEK
Asgari ücret yaklaşık 7 milyon çalışanın geçim ücreti olmasının yanında, mevzuattaki birçok düzenlemede ölçü olarak kabul edilmesi bakımından da her vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Başta işsizlik ödeneği olmak üzere, asgari geçim indirimi, kıdem ve ihbar tazminatları, genel sağlık sigortası primi, geçici iş göremezlik ödeneği, SGK prim borçlanmaları ve idari para cezalarının da aralarında olduğu birçok kalem yeni asgari ücretteki değişimden etkilenecek.
İŞVERENLER ASGARİ ÜCRETİ NASIL KARŞILADI?
Ekol Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Küçükhemek, “Ben bir patron olarak asgari ücretin daha yüksek olmasını beklerdim. Pandemi sürecinden sonra son bir yıl içerisinde ülkemizde gerek temel gıda ihtiyaçlarında gerekse insanların günlük ihtiyaçlarının karşılanması gereken ürünlerde gerçekten çok büyük zamlar oldu. Asgari ücret 2325 TL olmadan önce Ayçiçek yağının litresi 20 TL’yken şimdi 50 TL oldu. Her şey yüzde 100’ün üzerinde zamlanmasına rağmen gerçekten asgari ücrete beklenen zam uygulanmadı diye düşünüyorum. İnsanların alım gücü olmazsa bu ekonomiyi düzeltemeyiz. Ben buna inanan biriyim. Çünkü insanların geliri ne kadar yükselirse gideri de o kadar artacaktır. Ben bir işveren olarak personelime böyle bir zam yapamam bunun üstünde bir zam yapmam gerektiğini düşünüyorum. Şu an asgari ücretin en az 3000-3200 TL olması gerekmekteydi. Şu anda Konya’da en ücra köşeden 3-4 kişilik bir aile için kiralık ev tutacak olsanız en kötü ev kirası 1000 TL olacaktır. Biraz daha merkezi bir yerden kiralık ev tutmaya çalışsak 1500 TL olacaktır. Geriye kalan 1300 TL ile bu insanlar nasıl geçinsin? Geçinilmesi mümkün değil. Bu rakamla istihdamın çok fazla etkileneceğini düşünmüyorum. Çünkü büyüyen bir ülkeyiz. Yeni iş yerleri yeni organize bölgeleri kuruluyor” diye aktardı.

‘ASGARİ ÜCRET ARTSA DA GEÇİNME SEVİYESİ DÜŞÜYOR’
Asgari ücret arttıkça giderlerin de arttığının altını çizen Metalürji ve Malzeme Mühendisi Sıla Toprak, “Asgari ücretin yeterli olduğunu düşünmüyorum. 2020’de asgari ücret 2325 TL olmuştu 300 TL zam gelmişti. Fakat yine bizim geçinme seviyemiz düşmüştü. Şimdi de 500 TL oldu yani yüzde 20 oranında zam yapıldı. Fakat her şeyin tekrar zamlanacağını düşünüyorum. Aslında 2825 TL güzel bir para gibi görünebilir ama giderlerimiz de ona göre olacaktır. Ben tek başıma olmama rağmen bu ücretle zor geçinirim. Bir ailenin geçinmesi çok daha güç olacaktır. Böyle bir durumda evde en az iki kişinin çalışması gerekecektir. Tek başına ayakları üstünde duran bir insan olarak 2825 TL beni tatmin etmedi. Çünkü kira giderim, fatura giderim, aidat giderim zaten maaşın yüzde 70’ini kapsamaktadır. Geriye kalan yol, gıda giyim gibi ihtiyaçlara yeterli olacağını düşünmüyorum. Asgari ücrete belirlenen rakamın altında bir zam yapılsa bile enflasyonunun artmamasını isterdim. Elektriğe, doğalgaza, ulaşıma, yemeye içmeye zam gelmemesini isterdim. Asgari ücrete çok fazla zam gelmesinden yana değilim. Çünkü fiyatlarda asgari ücrete yapılan zamma göre artacaktır” şeklinde konuştu.

‘500 TL KÖTÜ BİR RAKAM DEĞİL’
İçinde bulunduğumuz süreçte 500 liralık gibi bir zammın kötü bir rakam olmadığını söyleyen Tekniker Adem Yıldız, “Herkes gibi ben de asgari ücretin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs Türkiye’de de ekonomik yönden olumsuzluklara neden oldu. Bu süreçte ülkemizin de ekonomik krizden geçtiğini düşünüyorum. Dolayısıyla böyle bir süreçte 500 TL gibi bir zam kötü bir rakam değil ancak ‘yeterli mi?’ sorusunu akıllara getiriyor. Bunun nedeni de yapılan zamlardır. Özellikle market reyonlarındaki fiyat artışları da insanları oldukça etkilemektedir. Çünkü gıda tüketimi ihtiyaçların başında gelmektedir. Aslında bu değerlendirmeyi birkaç ay sonraya bırakmanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü yeni yılla birlikte gelecek zamlar ve faturalara yansıtılacak zamlar asgari ücretin yeterli olup olmayacağını bize gösterecektir. Tabi bunda bakış açıları farklılık gösterebilir ama asgari ücretin en az 3 bin lira olması gerektiğini düşünüyorum. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücretin ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme