Kadim kültürün kapısı: Gevale Kalesi

'Konya'nın kilidi' olarak görülen, Gevale Kalesi'nde Selçuklu Belediyesi tarafından sürdürülen restorasyon çalışmaları devam ediyor. Gevale Kalesi Restorasyon çalışmalarında elde edilen önemli buluntular, Kadim Konya kültürünün geçmişine ışık tutacak.

“Konya’nın kilidi” olarak görülen, Roma’dan Selçuklu’ya uzun bir dönem önemini koruyan Gevale Kalesi’nde Selçuklu Belediyesi tarafından sürdürülen restorasyon çalışmaları devam ediyor. İkinci etap çalışmalarının geçtiğimiz ay tamamlanmasıyla büyük bir mesafe alınan çalışma ile Konya yeni bir sembole kavuşacak. Şehrin sembollerinden biri haline gelecek olan tarihi Gevale Kalesi’nden tüm Konya rahatlıkla izlenebilecek.

Selçuklu ilçesinde bulunan Gevale Kalesi, bulunduğu yer ve stratejik konumu nedeniyle tarihte “Konya’nın kilidi” olarak görülüyordu. Roma’dan Selçuklu’ya Konya’nın savunulmasında önemli bir rol oynayan kale, Selçuklu Belediyesi tarafından turizme kazandırılıyor. Selçuklu Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Konya Müzeler Genel Müdürlüğü ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin iş birliği ile Gevale Kalesi’nde 1700 metre rakımda devam eden çalışmalarda geçtiğimiz ay ikinci etap tamamlandı. Çalışmaların bitmesiyle Konya turizmine sembol bir tarihi mekân daha kazandırılmış olacak. Çalışmalar tamamlandığında kaleden tüm Konya rahatlıkla izlenebilecek.

‘ÜÇÜNCÜ ETAP ÇALIŞMALARINA BAŞLAYACAĞIZ’

İkinci etabın da tamamlanmasıyla büyük bir aşamayı geri bıraktıklarını vurgulayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı, “Gevale Kalesi çalışmalarına 2012 yılında yüzey araştırmasıyla başladık. Çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın nezdinde Selçuklu Belediyesi’nin ve Konya Müze Müdürlüğü’nün iş birliğiyle yürütüyoruz. Son birkaç yıldır ise toprak altında olan yapıları ortaya çıkarıyoruz ve onların tamamlanma, restore edilme çalışmalarını yürütüyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde daha çok sur duvarları ortaya çıktı. Gevale Kalesi hem Selçuklu hem Bizans hem de Karamanoğulları tarafından kullanılmıştır. 2022 yılı çalışmalarımızda bir taraftan kazı yaparken bir taraftan da tamamlamalar yapılıyor. İlk olarak birinci etabı tamamladık. Birinci etap içerisinde daha çok surlar ve burçlar üzerindeki kalan kısımlar projelendirildi onların tamamlamaları yapıldı. Bu yıl da daha önce açamadığımız ve daha önce çalışamadığımız kısımlarda yaptığımız kazı çalışmalarıyla birlikte 2. etap projemizi de tamamladık. Şu anda gerekli izinler alındı, üçüncü etap çalışmalarına da kısa sürede başlayacağız” diye aktardı.

‘BİRBİRİNDEN ÖNEMLİ ZENGİNLİKLER BARINDIRIYOR’

Gevale Kalesi Restorasyon çalışmaları kapsamında önemli buluntular elde ettiklerini aktaran Çaycı, “Tarihi kale 300-400’lü yıllardan başlayarak Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği sürece kadar yer alan buluntuları ortaya koyuyor. Yine bu kalenin Fatih tarafından Karamanoğulları’ndan alınarak Osmanlı’ya bağlandığını biliyoruz. Orada yaptığımız araştırmalar sırasında bu tarihi destekleyecek verilere rastladık. Fatih’in Osmanlı ordusunun Gedik Ahmet Paşa komutasında bu kaleyi muhasara ettiği ve onun neticesinde kaleyi teslim aldığına dair yazılı kaynaklarda yer alan bilgilere ait veriler yer alıyor. Oradaki savaşın cereyan ettiği güllelerden tutun da savaş araç ve gereçlerini bile bulduk. Bunun dışında bir mescit yapısı, iki tane hamam ortaya çıktı. Burada yaptığımız çalışmalarda 100’ün üzerinde sarnıç olduğunu tespit ettik. Sarnıçlar su yapılarıdır ve özellikle de bu tür yerden yüksek olarak yapılmış kalelerin en önemli temel ihtiyacı sudur. Bunların ebatları ve dönemleri birbirinden farklı ancak o dönemin en güzel su yapılarıdır ve bugüne kadar sapa sağlam bir şekilde gelebilmiştir. O günün şartlarında hamamın suyunun da bu sarnıçlardan temin edildiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Orta Çağ kalesi olarak baktığımızda bu sarnıçlar oraların can damarı ve hayat kaynağı olarak ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.

‘HAYVAN GÜCÜYLE ÇALIŞAN DEĞİRMEN TESPİT ETTİK’

Gevale Kalesi buluntularının arasında hayvan gücüyle çalışan değirmen tespit ettiklerinin bilgisini veren Çaycı, “Tarihi kalenin olduğu alan toplam 5 bin metrekaredir. Yaptığımız kazı çalışmalarında küçük bir ibadet mekanı da ortaya çıktı. Gevale Kalesi Bizans döneminde Aziz Phillip tepesi olarak da ifade ediliyor. Onların kullandığı küçük bir kilise varmış ve bu kilise daha sonraki yıllarda mescide dönüştürülmüş. Kalede mescidin mihrap kısmında alçı malzemeleri bulduk. Yaptığımız çalışmalar sonucunda yaklaşık 100 kişilik bir ekibin Gevale Kalesinde görev aldığını düşünüyoruz. Hal böyle olunca o 100 kişinin sürekli orada ihtiyacını karşılayan mekanlara ihtiyaç var. Bunların başında yiyecek ve içecek ihtiyacı geliyor. Ve biz bunlara ait buluntular da elde ettik. Kalenin tepedeki alanı dizdar yani kale sorumlularına ve olağanüstü durumlardaki Sultan’ın ziyaretleri için tahsis edildiğini düşünürsek kalenin eteklerinde özellikle ortaya çıkan mekânların mutfak ve depo olarak kullanılan mekanlar olduğunu gördük. Olağanüstü durumda kaleyle dış dünyanın irtibatını kesebiliyorsunuz. Hayvan gücüyle dönen değirmen de buluntularımız arasında yer alıyor. Yaptığımız restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla bunları teşhir edeceğiz” diye aktardı.

‘KONYA’YI KUŞATMAK İSTEYEN GEVALE’Yİ KUŞATIYORDU’

O dönemde Konya’yı kuşatmak isteyenlerin ilk önce Gevale Kalesi’ni kuşattığını belirten Çaycı, “İlk buluntular Hititler’e kadar gidiyor, sur duvarları üzerinden onu takip ediyoruz. Sonraki buluntular büyük oranda Frigler’den geliyor. Roma’yla ilgili sikkeler bulduk. Bizans’la ilgili objeler bulduk. Özellikle Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın Konya’yı kuşatmasında ilk aşamayı Gevale oluşturur. Konya ne zaman kuşatılsa evvelinde Gevale kuşatılıyordu. Çünkü Gevale’yi almadan Konya’ya hakimiyet kuramıyorsunuz. Bu kale Konya için oldukça önemli. Hatta bazı tarihçiler Gavale Kalesi’nden Konya’nın kilidi olarak bahseder. Yani Konya’nın kilidini açmak ve Konya’ya girmek istiyorsanız önce Gevale’yi fethedeceksiniz. Nitekim Selçuklu Sultanları da bunu ortaya koymuştur. Miryokefalon Savaşı Bizansla Selçuklular arasında gerçekleştirilmiştir. Son yapılan araştırmalar o savaşın Konya yakınlarındaki Bağırsak Boğazı’nda gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Artı o döneme ait kronikler de onu destekliyor. İkinci Kılıçarslan’ın Miryokefalon Savaşı’nda bile Gevale Kalesi’ni kullandığını, savaşı oradan sevk ve idare ettiğini de bu kronikteki bilgilerden anlayabiliyoruz” diye konuştu.

‘ÇALIŞMALAR KİTAP HALİNE GETİRİLECEK’

Gevale Kalesi’nde yapılan çalışmaları bir kitapta toplayacaklarını anlatan Çaycı, şunları söyledi: “Gevale Kalesi birinci derecede sultanların olağanüstü durumlarda sığındığı muhkem bir kaledir. Yaptığımız çalışmalarda, Türk kültüründe yaygın olan avcılığın yüksek oranda yapıldığı ve kalenin şikerhane olarak da kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Gevale Kalesi bölgesinde yoğun miktarda ok uçları bulduk. Aynı zamanda Orta Çağ’ın seramiklerini bulduk. O günkü elektrik sisteminin durumunu ortaya koyan bir kandil bulduk. Sarayda kullanılan selodon denilen kapları bulduk. Kazı döneminde ne bulduysak hepsini dönem sonu itibarıyla teslim ettik. Müzeler Müdürlüğü bu buluntuları müzelerde teşhir edeceklerini ifade ettiler. Kap kaçaklardan madeni unsurlara, sikkelerden kemiklere varıncaya kadar oldukça zengin buluntular elde ettik. En çok da ok uçları çıktı, hatta yığılı bir şekilde ok uçlarını bulduk. Kalede silah üretimi önem arz eder. Burada yaptığımız çalışmaları bir kitap halinde toplayacağız.”

‘KONYA VE SELÇUKLU TARİHİNE KATKI SAĞLAYACAK’

Gevale Kalesi’nin Konya’nın ve Selçuklu’nun tarihine katkı sağlayacağını belirten Çaycı, “Türkiye’de arkeoloji denilince daha çok erken dönem ve Yunan medeniyeti akla geliyor. Ama kazı denildiği zaman toprağın altındaki gizemli şeyleri keşfedersiniz. Onların ortaya çıkarılması icap ediyor. Oradan Konya için yeni bir alternatif ve tarihi nokta ortaya çıktı. Bütün bunların hepsi Konya’yı görmek için yeni bir alternatif yeni bir gezi güzergahıdır. Çoğu gitti azı kaldı, kısa sürede bitirmeyi hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

• SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme