1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz"
"Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz"

"Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz"

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "Şimdi, önümüzde kontrollü normalleşmeye odaklanmamız, salgının etkilerini hızla bertaraf etmemiz gereken bir süreç var. Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz" dedi.

A+A-

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, her yıl New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen, Kadının Statüsü Komisyonunun 65. Oturumu kapsamında Kadın ve Demokrasi Derneğinin (KADEM) düzenlediği "Pandemi Perspektifinden: Türkiye'de Kadının Yeni Normalleri" konulu panelde konuştu.

Salgının kadınların yaşamları üzerindeki etkisine dikkati çeken Selçuk, bu dönemde sokağa çıkma yasakları nedeniyle kadınların aile sorumluluklarının ve üzerlerindeki yüklerin önemli ölçüde arttığını söyledi.

Salgın süresince kadınların şiddete maruz kalma riskinin de arttığını belirten Selçuk, şunları kaydetti;

Her şeyden önce insanlık suçu olan kadına yönelik şiddetle dün olduğu gibi, bugün ve yarın da sıfır tolerans ilkesiyle mücadeleye devam edeceğiz.

Türkiye'de kadın haklarının teminatı, başta anayasada olmak üzere ulusal mevzuatta yer alan mevcut düzenlemelerdir. Ortaya çıkan ihtiyaçlara göre, yeni düzenlemeleri uygulamak için güçlü ve dinamik bir yasal zemine sahibiz. Bu nedenle milli ve manevi değerlerimiz çerçevesinde kadına yönelik şiddete sıfır tolerans ilkesiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri ve her ilde bulunan 148 kadın sığınma evi aracılığıyla mağdurlara hizmet veriyoruz. Şiddet mağdurlarının barınma ihtiyaçlarını karşılamak için 71 ek tesisi hizmete açtık.

Salgın döneminde "Sosyal Koruma Kalkanı Programı"nı da hayata geçirdik. Salgının başlangıcından bu yana, Sosyal Koruma Kalkanı Programının finansmanı için yaklaşık 56 milyar lira ayırdık.

Araştırmalar, kadınların kazançlarını, tasarruf ve çocukları için kullanmaya daha istekli olduklarını gösteriyor. Bir kadının ekonomik olarak güçlendirilmesi, sadece bir bireyin refahının artmasının çok ötesinde olup güçlü bir toplum inşa etmenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

"Sosyal yardımlardan faydalananların yaklaşık yüzde 65'i kadın"

Türkiye'de sosyal yardımlardan faydalananların yaklaşık yüzde 65'i kadın. Aile dostu yaklaşımların geliştirilmesine yönelik gerekli yasal düzenlemeler de yapıldı. Evde bakım desteği, doğum izni düzenlemeleri, kreş desteği, prim desteği ve yarı zamanlı çalışma uygulaması, bu alanda hayata geçirdiğimiz program ve teşviklerden bazılarıdır.

Aile ve iş hayatı arasındaki uyumun sağlanması ve kadınların kayıtlı istihdamının teşvik edilmesi bakımından çocuk bakım hizmetlerine özel önem atfediliyor. Ev Tabanlı Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi ile şimdiye kadar 25 binden fazla çalışan anne desteklendi.

Proje ile çalışan annelere, profesyonel çocuk bakımı için mali destek sunularak işgücü piyasasına geri dönme fırsatı sağlanıyor. Bu proje sayesinde 15 bin kadın ilk kez sosyal güvenlik sistemi kapsamına alındı.

Özellikle yeni normalleşme döneminde kadınların işgücü piyasasına katılımının önündeki engelleri kaldırmayı hedefledik. Bu sebeple, aktif işgücü piyasası programları ile kadınların sürdürülebilir istihdamlarını destekledik. 2002'den bu yana, 4 milyondan fazla kadın bu programlardan yararlandı.

Aktif işgücü hizmetlerinden faydalananların yarısını kadınların oluşturmasından gurur duyuyorum. Salgın döneminde "Uzaktan Çalışma Yönetmeliğini" de yürürlüğe koyduk.

"Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz"

Kadınların iş gücüne katılımını artırmak açısından kadın girişimciliğinin, kooperatiflerin itici gücü olduğuna inandığını vurgulayan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü;

Kadınları, kooperatifler aracılığıyla güçlendirmek amacıyla 700'den fazla çalıştay, eğitim ve bilgilendirme toplantısı düzenledik ve 452 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına destek verdik.

Şimdi, önümüzde kontrollü normalleşmeye odaklanmamız, salgının etkilerini hızla bertaraf etmemiz gereken bir süreç var. Kadınları hayatın her alanında desteklemeyi sürdüreceğiz. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde başlattığımız Mercan Kampanyası ile kadınlara kendi başarı hikayelerini yazmaları, karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almaları, aile-iş hayatı dengesini kolaylaştırmaları ve sosyo-ekonomik güçlenmelerini arttırmaları hususlarında fırsatlar sunmaya devam edeceğiz.

Covid-19 krizinden sonra daha ileriye gitmek için önceki yaşam şekline geri dönülemeyecek. Bu nedenle, yenilikçi yollar keşfetmemiz gerekiyor. Daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek için kadın liderliğinin gücünden tam olarak yararlanmanın zamanı geldi.

"İş ve yaşam dengesi, kadın ve erkeklerin birlikte çözmesi gereken bir sorun"

KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ise salgın süresince en dezavantajlı, yorgun, endişeli ve stresli olanların kadınlar olduğuna dikkati çekti.

Toplumsal cinsiyet adaletinin ailede, iş hayatında ve sosyal hayatın her alanında tesis edilmesinin önemine değinen Bayraktar, iş ve yaşam dengesinin ise kadın ve erkeklerin birlikte çözmesi gereken bir sorun olduğunu vurguladı.

Bayraktar, erkeklerin ev idaresi ve çocuk bakımı gibi sorumluluk ve rollerin paylaşımında adaletli davranması durumunda ise kadının iş ve yaşam dengesi yükümlülüklerinin hafifleyeceğini dile getirdi.

Panele, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Derya Yanık da katıldı. Panelin moderatörlüğünü KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Melek Cevahiroğlu Ömür yaptı.

HABERE YORUM KAT