- Haberler
- Kültür Sanat
- Kamerayı suikastlere çevirdim
Kamerayı suikastlere çevirdim
Zincirbozan ve Büyük Oyun gibi filmlerin senaryolarını yazan gazeteci yazar Avni Özgürel, Adnan Kahveci'nin hayatını konu alan 'Sıradışı bir Adam' filmini tamamladı. Özgürel 'Sırada Gaffar Okkan suikasti var' diyor.
Son birkaç yılda dönem dizilerine ve filmlerine olan ilginin arttığını gözlemliyoruz. Türk klasik romanlarının uyarlanmasının yanında bu tür tarihi olayları veya bu olayların perde arkasını gözler önüne seren yapımlar da büyük bir beğeni topluyor. Bu ilgiyle beraber yapılan işlerde de bir çeşitlilik göze çarpıyor. Gazeteci yazar Avni Özgürel yakın tarihimize ayna tutan projeleri hayata geçiren önemli bir isim. Zincirbozan ve Büyük Oyun gibi çarpıcı filmlerin senaryolarını yazan Özgürel son olarak Cengiz Dağcı'nın 'Korkunç Yıllar' romanının sinema projesini yürütüyor.
SIRA TANIKLAR'DA
Özgürel'in fazla dillendirilmeyen çok özel bir projesi daha var: 'Tanıklar'. Türkiye'nin yakın geçmişinde suikaste kurban gitmiş ya da ölümü hakkında henüz net bir yargıya ulaşılmamış kişilerin hayatlarını konu alan belgesel filmler çekiyor. TRT ekranlarında izleyiciyle buluşacak bu filmlerin ilki ise 20 yıl önce şüpheli bir trafik kazasında eşi ve çocuğu ile ölen Adnan Kahveci'nin hayatını anlatan 'Sıradışı Bir Adam' oluyor.
Dönem dizilerinin çok seviliyor, seyrediliyor olmasını 'Seviliyor çünkü gençler -giderek daha sık- 'ne oldu, neden hala demokrasi yolunda patinaj yapıyoruz vb.' sorularını sormaya başladılar. Üniversitelerin yaygınlaşması, yetersiz görsek de, özgürlük alanındaki genişleme, bize her defasında aynaları geçmişe yöneltmemizi gerektirdiğini düşündürdü' diyerek açıklayan Özgürel, bir sonraki filmde Gaffar Okkan suikastini ele alacağını söylüyor.
ALACAKARANLIK DEVAM EDİYOR
90'lı yıllar faili meçhullerin çok fazla olduğu yıllardı. O yıllara bakarak bugünkü Türkiye'yi 'Şimdilerde alaca karanlık kuşağından çıktığımızı söyleyebiliriz ama sözünü ettiğiniz yılların etkisi henüz tamamen ortadan kalkmış da değil. Faili meçhullerin neredeyse tamamı aydınlanmadı. Bir kısım cinayet kurbanının cesedinin nerede olduğu bile zaman zaman ortaya çıkan itirafçıların yer göstermesiyle bulunmaya çalışılıyor' diyerek yorumluyor Özgürel.
OLAYLARIN İÇ YÜZÜNÜ HALA BİLMİYORUZ
Sadece Cumhuriyet yıllarında değil imparatorluk asırlarında da kırılma noktası olarak tanımlanabilecek pek çok olayın gerçek mahiyetinin bilinmediğini, tartışılmadığını vurgulayan Özgürel, 'Yakın dönemin üzerine gitmemin sebebi bir kısmını hatırlayanların hala hayatta olması ve genç kuşaklara bu hadiselerin gerçekte nasıl meydana geldiğini öğrenerek demokrasi konusunda daha istekli ve kararlı olmaları gereğini düşündürmek' diyor.
DIŞ TÜRKLER SORUNUNU DAĞCI'DAN ÖĞRENDİK
Türk sinemasının dışarıdaki Türklerin yaşadıkları dramlar konusuna yeterince eğilmemesinin sebebini Türk edebiyatında bu dramları anlatan yazınların olmamasına bağlayan Özgürel, yayınevlerinin yeni yeni Türk dünyasının yazarlarını okura sunmaya başladığının altını çiziyor ve ekliyor, 'Türkiye'de milliyetçilik düşüncesi 1917 Sovyet devrimi öncesi ve sonrasında başlangıçta özgürlük ümidine kapılan ancak iktidar ele geçirildikten sonra sosyalist hareketin kendilerini tuzağa düşürmeye çalıştığını görüp direnmeyi deneseler de neticede bir kısmı öldürülen bir kısmı da Türkiye'ye gelen aydınlar kuşağıyla güç kazandı. Sonraki yıllarda da Kırım/ Kazan coğrafyası bizim için entelektüel pınar vasfını korudu. Nitekim bugünün Türkiyesinin övüncü İlber Ortaylı, Halil İnalcık, Kemal Karpat gibi tarihçilerden başlayarak pek çok bilim adamı o pınarın hayatımıza kattığı değerler. Öte yandan Tük okuru 'Dış Türkler' diye bir meselenin varlığını da Kırımlı bir yazar olan Cengiz Dağcı'nın romanlarının 1958'de Türkiye'de yayınlanmaya başlamasıyla öğrendi. Dağcı, benim çocukluk, delikanlılık yıllarımda ruh dünyamın şekillenmesinde etkisi olan bir isim.'
ALMANYA'DAN ÖZEL EKİP GELDİ
Avni Özgürel'in genel yönetmenliğinde gerçekleşen 'Sıradışı Bir Adam' filminde Adnan Kahveci'yi Fikret Kuşkan canlandırırken Kahveci'nin eşini Zeynep Gülmez, Turgut Özal'ı Sezai Aydın, Semra Özal'ı Ayşe Kökçü, Korkut Özal'ı Yüksel Güçlü canlandırdı. Filmin çekimleri Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde gerçekleştirildi. Kahveci'nin eşi ve 2 çocuğu ile birlikte Gerede'de can verdiği trafik kazası sahnesinin çekimleri için Kaynarca- Karasu arasındaki duble yol trafiğe kapatıldı. Yönetmenliğini Yasemin Türkmenli'nin yaptığı filmin kaza sahnesi için Almanya'dan özel ekip geldi ve olayın gerçeğe en yakın biçimde çekilmesi için büyük çaba gösterildi. 1 Makine mühendisi ve 2 tane de uzman dublörden oluşan Alman ekip çarpışma sahnesini Karasu ile Adapazarı arasındaki trafiğe kapalı yolda gerçekleştirdi. 2 otomobil ve bir de kamyonun çarpıştığı sahne değişik açılardan 3 kamerayla çekildi.