'Kanımızın son damlasına kadar Bayırbucağı terk etmeyeceğiz'
'Kanımızın son damlasına kadar Bayırbucağı terk etmeyeceğiz'
- Türkmen Dağı'ndaki bir köyde yaşayan 64 yaşındaki Cemal Muhammed:
- "Suriye'de Esed ailesi, yönetimin başına geçtikten sonra Türkmenler, 'çeşitli baskı, işkence ve zulme' maruz kaldı"
- "60 yaşında 40 gün boyunca rejimin işkencelerine maruz kaldım. Askerler ellerimden demir çubuklara astılar"
- "Atalarımızdan bize miras olarak kalan bu toprakları kimseye bırakmayız"
LAZKİYE (AA) - HALİT DEMİR / HALİT SÜLEYMAN - Suriye'de yoğun hava saldırılarına maruz kalan Lazkiye ili sınırları içerisindeki Bayırbucak (Türkmen Dağı) bölgesindeki Türkmenlerin, rejim güçlerinin "baskı, işkence ve zulmüne" rağmen bölgeyi terk etmedikleri bildirildi.
Orduya ait savaş uçaklarının yoğun saldırıları karşısında hastaneleri, okulları ve evleri yerle bir olan Türkmenler, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen "Ata Diyarı" Türkmen Dağı'nı terk etmiyor.
Türkmen Dağı'ndaki köylerden birinde yaşayan 64 yaşındaki Cemal Muhammed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkmenlerin asırlardan beri Türkmen Dağında güven ve huzur içerisinde yaşadığını ve bölgeyi kimseye terk etmediğini söyledi.
Suriye'de Esed ailesinin, yönetime geçmesinden sonra Türkmenlerin "çeşitli baskı, işkence ve zulme" maruz kaldığını ifade eden Muhammed, "Rejim güçlerinin kara ve hava saldırılarına rağmen Türkmenler Bayırbucak bölgesini terk etmedi. Orduya ait savaş uçakları köylerimize varil ve vakum bombasıyla saldırmasına rağmen çocuklarımız bölgeyi terk etmedi" dedi.
Bayırbucak bölgesindeki Türkmen evlatlarının şebbiha ve muhaberatın baskınlarından bıktığından yönetime baş kaldırdığını dile getiren Muhammed, kendisinin de rejimin işkence ve zulmüne maruz kaldığını vurguladı.
-"60 yaşında 40 gün boyunca rejimin işkencelerine maruz kaldım. Ellerimden demir çubuklara astılar"
Devlette şoförlük yaparak kazancını sağlamaya çalışan Muhammed şunları kaydetti:
"Şam'a mazot almaya gittiğim bir günde rejim güçleri beni Humus'ta kontrol noktasında durdurarak çok kötü dövdüler. Askerler beni Humus'ta dövdüler, daha sonra Şam'a gönderdiler. 60 yaşında 40 gün boyunca rejimin işkencelerine maruz kaldım. Askerler ellerimden demir çubuklara astılar. Bu yaştaki bir insan nasıl devrim yapabilir? Ben hayatım boyunca elime silah değil, bir çakı dahi almış değildim. Hapiste gece gündüzü bilmez olduk. Rejim ne ihanetimizi gördü de bu işkenceleri bize yaptı?"
Şimdiye kadar ülkede herhangi bir olaya karışmadığını ve karışmayacağını vurgulayan Muhammed, "Şam yönetimi bizden topraklarımızı bırakıp başka yerlere göç etmemizi istedi. Biz bu topraklarda doğduk bu topraklarda öleceğiz. 4 yıl boyunca kimseden görmediğimiz cefayı rejim güçlerinden gördük. Buna rağmen yerlerimizden olmadık. Kanımızın son damlasına kadar bu toprakları da terk etmeyeceğiz" diye konuştu.
-"Rejim bizi bir kuru ekmeğe muhtaç etmek istiyordu"
Hapishanede günlerce az susuz kaldığının altını çizen Muhammed, rejimin hapishanelerde insanlara "acımasızca işkence, zulüm ve baskı" uyguladığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şam yönetimi birçok bölgede halkı aç susuz bırakıyordu. Rejim Türkmen Dağı'nda yaşayan bizleri bir kuru ekmeğe muhtaç etmek istiyordu fakat biz tarlalarımızda çalışarak iaşemizi sağlıyorduk, Biz bu topraklara çocuklarımız gibi baktık, hizmet ettik. Bu topraklar atalarımızın mirasıdır. Biz nasıl ata diyarı toprakları bırakıp başka yerlere göç edebiliriz? Beni bu topraklardan ayırmak isteyenler ancak beni bu topraklarda gömerler başka yerlere de değil. Ben de bu ülkede hayatını yitirenlerden daha iyi değilim. Rejim eğer çocuk çoluğu öldürecekse de öldürsün, artık Allah'tan başka kimseden korkmuyoruz. Atalarımızdan bize miras olarak kalan bu toprakları kimseye bırakmayız. Bizim rejimle bir sorunumuz yok, rejimin halka bir sorunu vardır."