1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Kanser kalbi yoruyor
Kanser kalbi yoruyor

Kanser kalbi yoruyor

Kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ilaç ve radyolojik yöntemler kısa ve uzun vadede kalp sağlığını riske atıyor. İstanbul Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Cafer Zorkun, “Kanser tedavisinden önce, tedavi sırasında ve sonrasında kalbinizi mutlaka muayene ettirin” diyor.

A+A-

Kanser hastalığının tedavisinde çok önemli adımlar atılırken, uygulanan modern yöntemler kansere bağlı ölüm oranlarını büyük ölçüde azalttı. Ancak tedavi sürecinde uygulanan kemoterapi, radyoterapi ve immunoterapi tedavilerinin çok erken veya 30 yıla varan geç dönem yan etkileri hastaların ölüm oranları arasında önemli yer tutuyor. İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı KardiyoOnkoloji Birimi ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nde görev yapan Doç. Dr. Cafer Zorkun, “Kanserden kurtulan hastalarda bile kalp yetersizliği ortaya çıkma ihtimali çok yüksek. Bu sebeple kanser tedavisinden önce, tedavi sırasında ve tedaviden sonra mutlaka kalbinizi muayene ettirin” dedi. Kullanılan ilaç ya da radyasyonun kalp hastalığına yol açabildiğine işaret eden Zorkun, “Kardiyotoksisite adı verilen bu durum tedavilerden sonra görülen en önemli yan etkilerden biri ve maalesef kanser hastalarında en sık ölüm nedeni haline geldi” diye konuştu.

520 BİN CİVARINDA HASTA VAR

Ülkemizdeki tanısı konan tüm kanser hastalarının kayıt altında olduğunu belirten Zorkun şu bilgileri verdi: “Hasta sayısı her yıl bir önceki yıla göre yaklaşık olarak yüzde 2.2-3 oranında artıyor. 2016 yılında yayınlanan “Cancer Care in Countries and Societies in Transition” adlı kitapta da ülkemizde her yıl 175bin yeni vaka görüldüğü bildirildi. Bütün dünyada kanser kayıtçılığında yaygın olarak kullanılan hesaplama yöntemine göre yıllık yeni tanı değerinin yaklaşık 2.5 katı, o bölgedeki toplam vaka sayısını veriyor. Bu hesaba göre ülkemizdeki kanser hastaları içinde bulunduğumuz 2021 yılı itibarı ile yaklaşık olarak 520 bin civarında.”KANSER TEDAVİSİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Doç. Zorkun sözlerini şöyle sürdürdü: “Kanser kemoterapisinde kullanılan ilaçların en sık görülen yan etkisi kalp yetersizliğidir. Bu rahatsızlık uygulamadan hemen sonra ya da uzun yıllar içinde ortaya çıkabilir. Kanser kemoterapisi tümüyle, radyoterapi ise uygulama yaşı, yeri, süresi ve dozuna göre artan oranda kalpte hasara sebep olabilir. Ortaya çıkabilecek kardiyak hasara rağmen kanser tedavisinin tamamlanması ise hayati önem taşıyor. Kanser hastalarının bir bölümü kanserin türü, uygulanan tedavi yöntemi ve sahip oldukları kalp hastalığı riskine göre daha sık ve yoğun biçimde muayene, kan testleri ve ekokardiyografi gibi muayenelere ihtiyaç duyabilir. Yapılacak muayene ve kontroller, size daha kaliteli bir yaşamın kapısını aralar.”ERKEN DÖNEMDE TESPİT İMKANI

Kardiyotoksisitenin kalpte ritim bozukluğu, kalp kası fonksiyon bozukluğu, kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı gibi çok çeşitli sorunlara yol açabildiğini aktaran Doç. Zorkun, “Kardiyotoksisitenin engellenmesi için detaylı klinik bilgi ve deneyime ihtiyaç var. Bu nedenle ortaya çıkan KardiyoOnkoloji, kemoterapi, immunoterapi ve radyoterapinin mümkün olduğunca kesintiye uğramadan tamamlanması ya da yapılması gereken cerrahi müdahaleye daha hazırlıklı olunmasını sağlayarak onkoloji bilimine yardım ediyor. Yapılan tetkik ve incelemeler ortaya çıkabilecek kalp ve damar hastalıklarının çok erken dönemde tespitini sağlıyor” şeklinde konuştu.Doç Dr. Cafer Zorkun daha sağlıklı bir kalp için tavsiyelerde bulundu:

1-İlk fırsatta tansiyon, kan şekeri, kolesterol değerleri ile boy kilo ölçülerinizi öğrenerek bu değerlerin normal sınırlarda kalmasını sağlayın. Bu size kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinizi kolayca hesaplama ve kalp sağlığınızı koruyacak etkili bir plan yapma olanağı sağlar.2-Sağlıklı besinler tüketin. İşlenmiş gıdalar genellikle yüksek oranda tuz ve yağ içerirler. Uzak durun!

3-Aktif bir yaşam sürerek kalbinizi koruyun. Günde 30 dakikalık egzersiz yapmak bile sizi kalp krizi ve felç gibi hastalıklardan korur ve daha verimli çalışabilmenizi sağlar.

4-Tütün ve tütün ürünlerini kullanmayın. Bu sayede bir yıl içerisinde koroner arter hastalığı riskiniz yaklaşık olarak yarıya düşecek, zaman içerisinde de sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayan bireylerdeki gibi normal seviyelere kadar gerileyecek.

5-Uyku, kalp sağlığınızın ve bağışıklık sisteminizin temel öğelerinden biridir. Düzenli olarak havalandırılan, karanlık bir odada yeterince uyuyun.

6-İşyeri önceliğiniz sigarasız bir çalışma ortamı olmalı. Çevrenizdekilerin sigara yasağına uymalarını sağlayın. İşyerinizin

yüzde 100 dumansız hava solunabilen bir yer olduğundan emin olun.

7-Çalışırken düzenli aralıklarla egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin. Kantinlerde, işyeri yemekhanelerinde sağlıklı besin sunulmasını isteyin.

8-Mümkünse yemek molalarınızı iş ortamınızdan olabildiğince uzakta değerlendirerek temiz hava alın. İş arkadaşlarınızın da stresten uzak kalmasına yardım edin.

HABERE YORUM KAT