Kanserde en büyük yardımcı psikolojiniz

Kanser fiziksel, ruhsal, ekonomik ve sosyal açıdan zorlukları olan bir hastalık olarak öne çıkıyor.

Erken teşhisin kurtarıcı olduğu bilinen bu hastalık, kimi zaman ileri aşamadayken tespit edilir. Süreç genellikle şu şekilde ilerler: Yaşanan belirtilerle doktora başvuru yapan hasta, ihtimaller arasında kanserin de olduğunu öğrendiği ilk aşamada şok yaşar ve durumu kabullenemez. Kanser olmasına neden olabilecek etkenleri düşünüp, buna yönelik kızgınlık yaşar. Sigara içmesini, alkol kullanmasını, benzer birçok kanser etkenini düşünür ve içindeki mücadeleyi devam ettirir. Şaşkın bir şekilde tedavi arayışı içine girer.

Hasta; ameliyat, kemoterapi, radyoterapi gibi tedavilerin peş peşe gündeme gelmesi ve gelişen fiziksel değişikliklerle gerçeği daha net şekilde fark etmeye başlar. İçinde yürüttüğü mücadele ve hastalığın tedavisi için yürüttüğü mücadele birleşerek, hastanın fiziksel ve zihinsel açıdan yorulmasına ve depresyona girmesine yol açabilir.

Kaygı ve Korkular

Bazı hastalar ise ayrılık düşüncesi içine girip kaygılanmaya başlar. Geride bırakacaklarını, yarım bıraktıklarını, yakınlarını üzeceğini, onları bir daha göremeyebileceğini düşünür. Artan zihinsel meşguliyet ve üzüntü sonrası uyku bozulmaya başlar. Gece geç saatlere kadar hasta uyuyamaz, uykusu sık bölünür, sabah erken uyanır.

Hastanın bu süreçte kaygısı artarak, psikiyatrik açıdan bozukluk düzeyine ulaşır. Bu artan kaygı nedeniyle bir takım fiziksel belirtiler yaşar. Bu belirtiler çarpıntı, terleme, nefes almada güçlük, göğüste ağrı veya batma hissi, mide bağırsak şikayetleri, boğazda yumruk hissidir. Bu belirtilerin görüldüğü kanser hastaları psikiyatrik açıdan da destek almalıdır. Aynı belirtiler bu hastaların yakınlarında ve bakım verenlerde de görülebilir. Şikayetler artarak yaşam kalitesini bozabilir ve psikiyatrik açıdan daha ağır klinik durumlar oluşmasına neden olabilir.

Hasta yakınları hem tedavi sürecinin zorlukları hem de zihinlerinde çözemedikleri karmaşadan dolayı, ağrı kesiciye yanıt alamadıkları ağrılar yaşayabilir. Cilt döküntüsü, saç dökülmesi de sık rastlanan belirtilerdir.

Bağışıklık Sistemi Güçlü Olmalı

Kanser tedavisinde moral desteği önemli role sahiptir. Moralin bozuk olduğu durumlarda, bağışıklık sistemi yeterince güçlü çalışamaz. Vücudun askerleri olan hücreler azaldığında kendi başına çoğalmaya başlamış olan kanser hücreleri başıboş kalır ve hastalık ilerleyebilir.

Psikolojik çöküntünün bağışıklık sistemini zayıflattığına en belirgin örnek, virüslerin ortaya çıkardığı uçuk ve zona hastalıklarıdır. Gerek bu tür viral hastalıklarda gerekse kanserde bağışıklık sistemine daha çok ihtiyaç duyulur. Moral bozan etkenlerden uzaklaşmak, eskiden beri keyif alınan şeyleri tekrar yapmak gibi davranışsal değişiklikler ilk aşamada yapılması gerekenlerdir. Bunun dışında, bireysel mücadele yolları da geliştirilmeli, profesyonel destek almak için geç kalınmamalıdır.

Bakmadan Geçme