Çapraz bağları koptu, futbol hayatı bitti. Yılmadı. Antrenör oldu... Hocalığının 3.yılında zalim kanserle tanıştı. Hayatının en zor maçına çıkacaktı Ömer Ayçiçek. Kazanmasına imkan yoktu. Zor görünüyordu ama uzatma dakikalarında başardı. Maçı bu sefer çevirmiş, ölümü yenmişti. Futbol aşkı onu yeniden hayata döndürmüştü. Bugünlerde Konyaspor Alt yapısında teknik direktörlük yapan Ömer Ayçiçek, anlatsa roman olacak hayat hikayesini Sportmen Dergisiyle paylaştı
Hocam, öncelikle futbolculuk geçmişinizden başlayalım. Futbola nasıl başladınız?
Futbolla tanışmam 1980’lere dayanıyor. 11- 12 yaşında Konyaspor - İdmanyurdu dönemlerinde top toplayıcı olarak haşır neşir olmuştum futbolla. 2 sene top toplayıcılık yaptım. Futbolcuların, antrenörlerin, başkanların yaşadıkları duyguları bire bir çocuk aklıyla yaşadım. Futbol aşkım o zaman başladı işte. İlk Derbentspor Amatör takımında 13 yaşında futbol oynadım. Daha sonra siyah- beyaz İhsaniye Gençlerbirliği kuruldu. İhsaniye Gençlerbirliği alt ve genç takımında oynadım. O dönemde Konyaspor’un alt yapısındaki hocalar çok beğendiler ve 5 oyuncu istediler. Fakat İhsaniye Gençlerbirliği beni Konyaspor’a değil Şekerspor’a verdi. Çünkü Şekerspor da çok istiyordu beni. Hatta Konya’da ilk genç takımdan ücretli transfer yapan oyuncu olarak Konya tarihine geçtim. Şekerspor o zaman 150 bin lira para vermişti. Şekerspor’un genç ve A Takımında oynadım. Bir de Muğlaspor maceram var. 2. ligde Muğlaspor’a genç ama şampiyon bir kadroya transfer oldum. Orada 1 Sene kaldım. 1 senenin sonunda sakatlandım. Bir de Fethiyespor’a kiralık dönemim var. Daha sonra tekrar Konya’ya döndüm çünkü oranın şartları çok zordu.
- Ne gibi?
Bir kere çok genç olduğum için hem maddi hem de takıma uyum anlamında zorlanıyordum. Şampiyonluğa oynayan bir ekip olduğu için hoca gençten ziyade daha tecrübelilere önem veriyordu. Çünkü hedefi vardı takımın. Benim de tam kendimi göstereceğim dönemler…
-Kaç yaşındaydınız?
18-19 civarındaydım. Hatta o zaman Recep Abi (Çınar) büyük manşetle ‘Mum dibine karanlık’ diye Konya yönetimini eleştiren bir yazı yazmıştı. ‘Elimizdeki değerleri kaybediyoruz’ diye. Konyaspor, o zaman 2.Lig’de şampiyonluğa oynuyor, Konya’da ne amatör takımı ne de genç takımdaki oyuncuları izliyorlardı. Gözler sürekli dışarıdaydı. Sürekli transfer ve her sene yeni takım ve her sene hüsran… Maalesef öyle bir süreç yaşadık. Daha sonra Şekerspor Bal Ligine girdi. O zaman ki antrenör ‘ Gel 1 sene daha oyna burada. Tekrar bir sıçrama yap. Konya’ya tekrar dön’ dedi ama daha sonra sakatlık yaşadım. Askerlik girdi araya. Daha sonra dönüşte Şekerspor’a devam ettim. ( 18 yaşında bağlamalarım da kopma olmuştu. Evlendikten sonra tekrar nüksetti. )
-Tedavide sıkıntı mı oldu? Yeterli imkân yok muydu?
O zaman bir menüsküs ameliyatı yapılıyordu, sahalardan 3 ay uzak kalıyordu. Şimdiyse ameliyat olduktan 10 gün sonra sahaya çıkıyorsun. Şimdi her anlamda ilerledik. Futbolu bıraktıktan sonra kursa gittim.
-Kaç yaşında futbolu bıraktınız?
Futbolu 28 yaşında bırakmak zorunda kaldım. En sonda Çatalhöyük Belediyespor’da 1 sezon geçirdim. 2. sezonda gitmiyordu artık. Bıraktım daha sonra antrenör kursuna gittim. 29 yaşında Şekerspor’da genç takımda göreve başladım. Daha sonra Mobellaspor’da takım çalıştırdım. Ve tekrar Şekerspor’a döndüm. Şekerspor Süper Amatör kümedeydi. Burada A takımını çalıştırmaya başladım ilk sezon. Önceki yönetim Şekerspor’un 2.lige çıkması için epey para harcamış baya zorladılar ama başaramadılar. ‘ Biz biraz soluklanalım. Kendi özümüzden bir antrenör olsun. Seninle çalışacağız’ dediler. Ben de o sene Mobella’da oynayan yetenekli ama ortada kalmış 18 yaşında mevcut takımdakilerle birlikte lige başladım. Her maç final, Her maç çekişmeli ve güzel bir lig. Son 6 haftaya kadar biz 4. sıradayız. En alt ve üstteki takım arasında 7 puan var. Arka arkaya maç alan kafa yapar, arka arkaya maç kaybeden dibe düşer. Ereğli’de mağlup olduk. Ve Seydişehir de maçımız var. Kaybedersek düşmemeye oynayacağız. Kalan 6 maç var. Ve tüm maçları aldık. Konya Şampiyon olduk ve gruplara gittik. İlk maçta Kırşehir’de 6 tane attık. Soyunma odasının önünde bütün menajerler, antrenörler hepsi geldi. O takımdan 6 oyuncumuz profesyonel oldu. Konya’da bir profesyonel yokken Eskişehir’e gibi yerlere profesyonel oldu. Biz o grupla elendik. 2. Sene biz yine 3. Olduk. 1 puan farkla grubu kaybettik. Daha sonra Şekerspor’da İsmet Hocamla çalıştım.
34 KİLOYA DÜŞMÜŞ
O sene devre arasında biraz rahatsızlandım. Bırakmak zorunda kaldım. Ve 2 yıl futbola ara verdim. Hacettepe Üniversite’sinde uzun bir tedavi sürecim oldu. Lenf kanseriydim. Erken teşhis olmuştu benimki. Belirti olarak yutkunmam da sıkıntı vardı. Yutkunmam da sıkıntı olunca bizde KBB’ ye yöneldik. Ama daha sonra bademciğin altında tümör yakalandı. Konya da bu hastalıkla ilgili yeterli olmadığı için araştırmaya başladım. Doktor geç kaldığımı söyledi çünkü oraya gittiğimde 34 kiloydum. Bir deri bir kemiktim. Allah tan ümit kesilmez birer daha tahlil yaptırdık ilaç tedavisi, kemoterapi, ışın tedavisi derken vücudum tedaviye cevap verdi.
-Sporun etkisi var mı peki?
Doktorla İlk konuşmamızda ‘ümitsizim ama Allah’tan ümit kesilmez’ dedi. Tabi ben ümitsizim karıma ‘çocuklarımı kimseye muhtaç etme’ gibi bir konuşma yapıyorum. Tahliller geldi ve doktor bana ne iş yaptığımı sordu ben de ‘antrenörüm’ dedim. ‘Takımı nasıl hazırlarsın’ dedi? ‘Motive ederim’ dedim. ‘Nasıl motive edersin’ dedi? ‘Bundan sonra iyi bir antrenörsen senin maçın hayatla başlıyor’ dedi. ‘Yüzde 20 şansın var. Hastalığı yenmen için kendini motive edeceksin’ dedi. Kendini hayata bağlanman düzenli beslenmen lazım dedi. Bunları yapabilir misin diye sordu. Ben de ‘bana yüzde 5 bile yeterli siz yüzde 20 şans verdiniz’ dedim. Kemoterapiye başladım ve saçlarım dökülmeye başladı. Bense o dönemi atlatmak için kendimi brandayla kapattım. Ağabey, bu kez boğazımdaki problem kalktı ortadan. Çok iyi yemeye başladım ve 85 kilo oldum. 1 ayda 34 kilodan 85’e çıktım.
‘ALİ BİNGÖL’E MİNETTARIM’
6 kemoterapi aldım ve 20 gün ışın aldım. 3 aylık kontrollerim 6 aya, 6 aylık kontrollerim 1 yıla çıktı. Şimdi tam 10 sene oldu. Tabii o dönemde hayat mücadelesinden dolayı spordan uzaksın. Şekerspor, Ali Bingöl ile anlaştı. Bingöl yönetime 2 şart sunuyor; ben iki antrenör isterim biri sizden biri benden. Ben dışarıdan Abdurrahman Baysangur’u içerden Ömer Ayçiçek’i istiyorum diyor. Tedavi gördüğümü söyleseler de beni istediğini söylemiş. Ali ağabeye bu konuda minnettarım. Camia Ali ağabeyi farklı görüyor ama Ali ağabey çok insancıldır. Bir kez daha teşekkür ediyorum. Onun sayesinde döndüm ve kaldığım yerden devam ettim. Ayrıca bir fabrikada kimya bölümünde çalışıyorum. Oradan emekli oldum. Hastalığımdan dolayı 2 yılda raporluydum. Bu konu da şeker Fabrikası yönetimine de teşekkür ederim. Maddi manevi hiçbir desteği esirgemediler.
Röportaj: Veli Özkan - Hüseyin Koyuncuoğlu / SPORTMEN DERGİSİ