'Kazanan Türkiye olmalı'

'Kazanan Türkiye olmalı'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye'de 7 Haziran seçimlerine hazırlıklar sürdürülürken, en çok konuşulan konuların başında siyasi partilerin ekonomik vaatleri geliyor. Astronomik vaatlere tepkili olan Konya iş dünyası ayakları yere basan, sadece kısa vadeli değil uzun vadeli düşünülmüş vaat ve icraat bekliyor.

 

TBMM'de grubu bulunan 4 partinin de asgari ücretten sosyal yardımlara ve makroekonomik hedeflere kadar birçok başlıkta ekonomik vaadi bulunuyor . Türkiye'de 7 Haziran seçimlerine hazırlıklar sürdürülürken, en çok konuşulan konuların başında siyasi partilerin ekonomik vaatleri geliyor.

 

“SEÇİMSİZ GEÇECEK BİR 4 YILA ODAKLANMALIYIZ”

KSO Başkanı Memiş Kütükçü genel seçimlere kısa bir süre kala seçim ekonomisini değerlendirdi. Seçimlerden sonraki 4 yıla dikkat çeken Başkan Kütükçü, Başkan Kütükçü, “Kesinlikle ekonominin gerçeklerinden uzaklaşılamamalıdır. Seçim ekonomisi uygulanmamalıdır. Seçim sonrası ülke ekonomisini zora girecek adımlar atılamamalıdır. Popülist yaklaşımlardan uzak durularak, Türkiye’nin geleceği, iktidarı ve muhalefetiyle, iş dünyasıyla, çalışanlarıyla toplumun tüm kesiminin ortak sorumluluğundadır. Ülkenin selameti için herkes hem bu bir aylık süreçte ve sonrasında bu sorumlulukla hareket etmelidir. Ülke olarak süreç sonrası seçimsiz geçecek bir 4 yıla odaklanmalıyız” diye konuştu.

 

 “BÜTÇE AÇIĞINI KÖRÜKLEYECEK HER YÜK ENFLASYONUN DA ARTMASINA NEDEN OLACAKTIR”

KTO Başkanı Selçuk Öztürk, “Ülkemiz yeni bir seçim dönemine girmiş bulunmaktadır. Şu ana kadar gergin siyasi ortamın oluşmamasını son derece olumlu karşılamaktayız. Fakat geçmişte yaşadığımız popülist vaat tuzağına bu seçimde de düşüldüğünü, iş dünyası olarak üzüntü ile izlemekteyiz. Seçim sürecinin bir vaat yarışına döndüğünü görmekteyiz. Hatırlanacağı üzere; 90’lı yıllarda seçimlerden önce verilen popülist vaatler Türkiye'nin 1994 ve 2001 krizlerini yaşamasına neden oldu. 2001 yılında ülkemizin bütçe açığı yüzde 16.91 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranına ulaştı. 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri öncesinde partiler birbiri ardına seçim vaatlerini açıkladılar. Cumhuriyet Halk Partisi tarafından açıklanan ekonomik vaatlerin reel ekonomiyle bağdaşmadığını görmekteyiz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun vaatlerinin maliyetleri hesaplandığında Türkiye ekonomisine 150 milyar TL gibi bir yük getireceği görülmektedir. Kaynağı belli olmayan bu yük,  şu an yüzde 0,7 olan bütçe açığını 2001 öncesi rakamlara döndürme anlamına gelmektedir. Bütçe açığını körükleyecek her yük enflasyonun da artmasına neden olacaktır. Artan enflasyon da faizlerin daha hızlı yükselmesi anlamına gelmektedir ki iş dünyası olarak yeniden böyle bir tabloyu kabul edemeyiz” dedi.

 

“KAZANAN TÜRKİYE OLMALI”

7 Haziran’da yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimleri sürecini değerlendiren MÜSİAD Konya Şube Başkanı Dr. Lütfi Şimşek, “Ülkemizin 2023 Yılı hedeflerine ulaşması için Tüm siyasi partilerin Kısa, orta ve uzun vadede gerçekleşecek hedeflere yer vermesi gerekmektedir.” dedi.Başkan şimşek, “Tüm siyasi partilerin; söylemlerinde popülist politikalardan uzak, ayağı yere basan, Ülkemizin refahı ve nesillerin geleceklerini teminat altına alınması adına gerekenleri yaparak seçime girmelerinin gerektiğini ifade eden Şimşek, seçimin sonucunda kazançlı çıkanın Türkiye’nin ve onun büyük hedeflerinin olacağı bir sürecin yönetilmesinin çok önemli olduğunu belirtti.Başkan Şimşek, İş dünyasının temsilcileri olarak, ülkemizin her alanda yakaladığı ivmenin devam etmesi ve elde edilen kazanımların kaybedilmemesi adına milletçe daha fazla gayret sarf etmemiz gerekirken, Siyasi aktörlerin bu çabaya destek vermeleri önem arz etmektedir dedi. Seçim sathı mahallinde siyaset yapıcılarımızın vaadleriyle birbiriyle yarışmak yerine, siyasi istikrarın, güven ortamının ve Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine odaklanmalarının kamuoyu nezdinde çok daha önem arz ettiğini ifade etti.MÜSİAD Konya Şubesi olarak şunu özellikle belirtmek isteriz ki, genel seçimleri gerçekleştireceğimiz bugünlerde millet olarak birliğe ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Gün birlik olma, beraber olma günüdür. Bizler, her alanda istikrarı yakalayan ülkemizin orta gelir tuzağından bir an önce kurtularak vakit kaybetmeden sıçrama yapması gerektiğine inanıyoruz.”dedi.

 

“EKONOMİK AÇIDAN ETKİLERİ VAR”

Partilerin ekonomik politikalarını değerlendiren Ekonomist, Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal  “Ülkemiz siyasetinde realite şu: İktidarıyla, muhalefetiyle, herkesin hangi konu olursa olsun, olaylara yaklaşım tarzları tam bir fanatizm derecesinde. Tüm bu gelişmelerden neden bahsettik diye sorulacak olursa, partilerin kendi politikalarını, düşüncelerini, projelerini anlatmaya çalışmaları, halkı bilgilendirmeleri gerekirken, mahalle kabadayıları misali birbirlerine efelenmeleri. Seçim sürecine girdiğimiz ülkemizde bu tür tartışmaların boyutunun seçimle sınırlı kalması, ekonomik açıdan derin etkiler bırakmaması temel dileğimiz ama işin aslı öyle değil. Partilerin en temel konularda bile anlaşamamaları, ülkemizin dışarıdan adeta kaos şeklinde görülmesine neden olmakta ve film burada başlamakta. Kendi gelirimizle giderleri karşılayamadığımız, yani dış kaynağa, dış borca ihtiyacımız olduğu uzun lafın kısası GSYH’ya oranı azalmasına rağmen cari açık vermeye devam eden bir ekonomiye sahip olduğumuz için, bu kaos görünümünün halka yansımasının üzerinde durmak lazım”diye konuştu.

 

MERVE ATEŞ / YENİ HABER

Bakmadan Geçme