''Kirli oyun bozulacak''

17 Aralık operasyonunun Türkiye üzerinde oynanan bir oyun olduğunu ifade eden Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Latif Selvi, ''Türkiye'nin önüne set çekmek isteyen odaklar, kirli tuzağın işbirlikçileri bir araya gelerek ülkemize zarar vermeye çalışma

Yaşanan olayların ülkemiz üzerinde geçmiş zamanlarda da yaşandığını dile getiren Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Latif Selvi, bu olayların siyaset üzerinde vesayet oluşturmanın aracı olduğunu ifade etti. Selvi, ‘‘Ülkemizde seçim mahalli sathına girildiği bu süreçlerde birtakım olağanüstü durumlar yaşanmıştır. Bu hem seçimleri etkilemeye dönük bir girişim olmuş, Hemde siyaset üzerinde vesayet oluşturmanın aracı haline gelmiştir. 2013 yılında gerçekleşen olayları arka arkaya sıraladığımız zaman hem bölgemizde, Hemde ülkemizde çok önemli olaylar gerçekleşmiştir. Biz bu olayların hiçbirisinin diğerinden bağımsız olmadığının kanaatindeyiz. Bunların bazıları yerel ve belli kesimleri ilgilendiren hususlar olarak karşımıza çıkıyor. Diğer kısmı da dünyayı ilgilendiren olaylar olarak karşımıza çıkıyor. Dünyayı idare eden odaklar sonsuza kadar böyle bir sistemi yönetebilecekleri düşüncesine kapılarak zaman zaman bir takım dizaynlar, olaylar oluşturduklarını biliyoruz. Son döneme gelecek olursak Türkiye yaklaşık 10 yıldır aktör bir ülke konumunu korumuştur. Dünyayı yönetmek iddiasında olanlar bu aktör ülkeyi birçok boyutuyla, sınırlandırmaya ve etkilemeye çalışmaktadırlar. Bugünde büyüyen ve gelişen Türkiye’nin önüne set çekmek isteyen odaklar, kirli tuzağın işbirlikçileri bir araya gelerek ülkemize zarar vermeye çalışmaktadırlar. Bu süreçte itidalli ve sabırlı davranmalıyız.’’ ifadelerini kullandı

‘GİZLİ YAPILANMA KAFALARI KARIŞTIRIYOR’

Bu yaşanan operasyonun darbe girişiminden daha tehlikeli olduğunu dile getiren Selvi, ‘‘Ak Parti iktidarının 2002 yılından bu yana gelen süreçte değerlendirdiğimizde hem bölgemizde hemde dünyada değişen dış politika dengelerine baktığımızda birtakım girişimler olmuştur. Bu girişimlerin olumlu karşılandığı olmuş ama yolunun kesilmesi içinde bir takım eylemler gerçekleşmiştir. 2013 yılında gerçekleşen fiili olaylar, 2003-2004 yıllarındaki darbe girişimlerinden daha mühim olaylardır. Gezi olaylarının ardından şimdide bir operasyon dalgası Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Son operasyona değinecek olursak, Hukukun ve emniyetin içerisinde bir yapılanma çok gizli bir çalışma yapıyor ve bunu üst mercilerine bildirmiyorlar. Üst mercilerdeki insanlara güven problemi mi yaşanıyor. Bu şekilde yapılan bir operasyon için içerisinde başka odakların olduğu izlenimi oluşturuyor ve kafaları karıştırıyor.’’ şeklinde konuştu

‘CEMAAT YALANLIYOR, YAYIN ORGANI DOĞRULUYOR’

Cemaatin bu olayların içinde bulunmadığını söylemesinin kendi yayın organları tarafından yalanlandığını söyleyen Selvi, ‘‘Cemaat gerçekten bu işlerin içerisinde değil ise o zaman cemaatin bu işin içerisinde olduğu intibasını veren yayın organlarına hakkında gerekli değerlendirmeleri yaparak, ya onları kontrol etmek yada yayın organlarındaki görüşlerinin kendilerine ait olmadığını deklare eden bir açıklamayla bu yayınlara son vermesi gerekiyor. Cemaat kendi yayın organlarını yalanlayıp bu işin içinden sıyrılamaz.’’ diye konuştu

‘3 DAVA NEDEN AYNI GÜNDE BİRLEŞTİRİLDİ’

Sorgulamaların şeffaf şekilde yapılması ve suç işleyenin cezasını çekmesi gerektiğini ifade eden Selvi, ‘‘Tutuklanan insanlar ceza alıncaya kadar masumdur. Ama kendileri ile ilgili bir suç isnat edilmiştir. Bu sorgulamalarda adilce yapılmalı, suçu olanlar cezalandırılmalıdır. Sonucu itibariyle bu işten millet zarar görecekse cezalandırılacak olursa bu hepimizi üzer. Çünkü şöyle bir rahatsızlık söz konusu, bu davada birbiriyle bağlantısı olmayan 3 tane farklı işlemesi gereken davanın aynı günde birlikte operasyona tabi tutuluyor olması Türkiye genelinde farklı yorumlara yol açmıştır. Bu davanın ana damarını oluşturan Halkbank olayının başka davalarla kamufle edilmek suretiyle farklı alanlara dikkat çekilerek ve bağlantılandırılarak Halkbank davasının kamufle edildiği intibası veriliyor. Bunun üzerinden de hem borsamızda Hemde Türkiye’de ki finans hareketliliğinde ülke olarak 20 Milyar Dolar kaybımızın olduğu söz konusu. Eğer bu kayıp vatandaşın kaybı ise kimsenin bu kaybı telafi etmesi mümkün değildir. O zaman faturanın sahibi biz olmamalıyız.’’ dedi.

ÖZTÜRK; MESELE 2. KURTULUŞ SAVAŞIDIR

Her Yerde Adalet Platformu Başkanı Avukat Özkan Öztürk ise, 17 Aralık’ta gerçekleştirilen yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna tepki göstererek, meselenin ikinci kurtuluş savaşı olduğunu savundu. Platform Başkanı Özkan Öztürk, makamı, mevkisi, statüsü ne olursa olsun yoksulun, yetimin, tüyü bitmemişlerin lokmasına ahlak ve hukuk dışı el koyulmuş ise bu ahlaksızlığı yapanlara haklarını helal etmediklerini söyleyerek, yürütülen soruşturmanın etkin ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılarak rüşvet ve yolsuzluk noktasında hukuk dışına çıkılmış ise çıkanların da en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini kaydetti. Ceza yargılamalarında masumiyet karinesinin temel ilke olduğuna da dikkat çeken Öztürk, “Hukuki süreç sonuçlanmadan ve hüküm kesinleşmeden hiç kimsenin peşin hükümle şüphelileri vicdanlarda ve kamuoyu önünde mahkûm edilmemesi gerektiğini kaydetti. Operasyonla ilgili cevap bekleyen sorular olduğunu dile getiren Öztürk, bu sorulardan bazılarını şöyle sıraladı:  “Söz konusu teknik, takip ve dinlemeler neticesinde şüpheliler yaklaşık olarak bir buçuk yıldır izlenmiş ve dinlenmiş olmasına rağmen işlendiği iddia edilen suçların gerçekleşme tarihinde neden müdahalede bulunulmadı? Yürütülen 3 farklı soruşturma neden tek bir soruşturmaymış gibi kamuoyuna sunuldu? Operasyonda gözaltı işlemlerinde 17 Aralık tarihi özellikle mi seçilmiştir. Bir buçuk yıl beklenilmiş olmasına rağmen bir gün daha neden beklenilemedi? 17 Aralık tarihi seçilerek İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret mi engellenmek istenmiştir? Operasyonun şüphelilerinin avukatları bile soruşturma dosyası içeriğindeki tapeler ve görüntüler hakkında bilgi sahibi değilken bazı medya kuruluşlarınca bunların servisi nasıl gerçekleşti? Olay mahallinde işlendiği iddia edilen suça konu delilleri, görüntüleri birkaç saat içerisinde sosyal medyada kim ya da kimler tarafından sızdırıldı ve paylaşıldı?" SAMİ GEDİZ

Bakmadan Geçme