Konya basını aşı tecrübelerini paylaştı: Aşı yaptırın!
Basın kartına sahip olanlara öncelik tanınmasıyla birlikte aşı olmaya başlayan Konyalı gazeteciler, Koronavirüs süreci ve aşı olduktan sonraki tecrübeleri hakkında bilgi vererek hangi aşıyı neden tercih ettiklerini anlattılar. Gazeteciler, aşı hakkının tüm meslektaşlarına tanınması gerektiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı'nın basın kartı olanlara aşı olma önceliği vermesinin ardından gazetecilerin aşılanma süreci başladı. Uzun süredir aşı olmayı bekleyen gazeteciler, hastanede uygulanan prosedürü, hangi aşıyı neden seçtiklerini anlatırken, “Basın kartı olmayan arkadaşlarımıza da aşı olma imkanı tanınsaydı daha mutlu olurduk” ifadelerini kullandılar.
“EN İYİ AŞI, BİR AN ÖNCE ERİŞEBİLDİĞİNİZ AŞIDIR”
Sahada en çok mesai harcayan grupların başında gazetecilerin geldiğini ifade eden Yeni Haber Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Seyfullah Koyuncu, gazetecilere aşıda öncelik verilmesinin önemli bir karar olduğunu ifade etti. Biontech aşısını tercih ettiğini söyleyen Koyuncu, “Aşı karşıtı değilim, aşı karşıtı olanlara da karşı değilim. Fakat sürecin bize öğrettiği bazı üzücü hadiseler oldu. Bilime güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Biontech aşısını Türk doktorlar ürettiği için tercih ettim. Bir an için aşılarla ilgili ortaya atılan komplo teorilerinin gerçek olduğunu düşünsek bile, Biontech kullanan ülkelerin başında, İsrail, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler var. Özellikle İngiltere, Almanya, Fransa ve İsrail’in kendi vatandaşlarını da bu komplo teorilerine malzeme yapacağını sanmıyorum. Bir de sonuçta Türk bilim adamlarının Biontech’te imzası var. Bu da tercihimde etkili oldu. Aşıyı yaptırdıktan sonra iki gün boyunca kolumda ağrı hissettim. Başka da bir yan etkisi olmadı. Ne olursa olsun aşılamayı yaygınlaştırmamız gerekiyor. Basın olarak bu konuda bizlere de büyük işler düşüyor” dedi.
‘BAZI MESLEK GRUPLARINA AŞIDA ÖNCELİK TANINMALI’
Toplum için risk taşıyan bazı meslek gruplarını icra edenlere de aşıda öncelik tanınması gerektiğini vurgulayan Anadoluda Bugün Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Erhan Dargeçit, “Bazı meslek dallarını icra edenler, insanlarla devamlı yüz yüze ve devamlı halkın arasında oluyorlar. Dolayısıyla hem o insanların korunması hem de toplumun korunması açısından bu tür insanlara öncelikli olarak aşı yapılması doğru bir karardır. Buna sadece gazetecilerin değil polislerimizin de dâhil edilmesi gerekmektedir. Bunun gibi halkla yüz yüze olan tüm çalışma birimlerini aşıda öncelikli gruba almalılar. Bu yönüyle basın mensuplarına öncelik verdikleri için tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi. Dargeçit sözlerine şöyle devam etti: “Ben Sinovac aşısını tercih ettim. Çünkü kulaktan duyduğum bilgilere dayanarak onun daha doğal olduğunu düşünüyorum. Bir de çevremden Biontech aşısının daha fazla yan etkisi olduğunu duydum. O nedenle Sinovac aşısını tercih ettim. Aşıdan sonra hiçbir etkisini görmedim. Tüm insanların da aşıya özellikle ilgi göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu kendimize olduğu kadar aynı zamanda toplumun diğer kesiminde yaşayan insanlar da bir saygı gereğidir.”
‘YAPTIĞIMIZ HABERLERLE AŞIYI TEŞVİK ETMELİYİZ’
Gazetecilerin toplumu yönlendirme anlamında bir gücünün olduğunu belirten Merhaba Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İbrahim Büyükeken, “Koronavirüs süreci benim için çok zor geçti. Çünkü ben bu süreçte Koronavirüs nedeniyle annemi kaybettim. Başından beri ben bu hastalığı ciddiye alan bir insanım. Daha önce de domuz gribi aşısı olmuştum. Bu süreç tüm toplum için ciddiye alınması gereken bir şey ancak toplumumuz bunu ciddiye almıyor. Özellikle de yaşlılarımız çok büyük risk taşıyor. Gazeteciler olarak biz yaptığımız haberlerle bu konuya dikkat çekmeye çalıştık. Gazetecilerin bu tür konularda engel değil teşvik edici olması lazım. Aşı karşıtı olan insanlar var ama aşı eğer kötü bir şey olsa Avrupalılar kendi insanına neden aşı yaptırsın? Burada Sağlık Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına teşekkür ediyorum. Çünkü biz gazetecilere de aşıda öncelik verdiler. Biz bu süreçte hep sahadaydık. Hep risk altındaydık. Gazetecilerden de hayatını kaybedenler oldu. Bu nedenle de gazetecilerin de öncelikli gruba alınması çok güzel oldu” diye konuştu.
‘SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BIONTECH TERCİH ETTİM’
Diğer meslek gruplarına da aşı yapılması gerektiğinin önemine dikkat çeken Büyükeken, “Öğretmenlerimize de aşı konusunda öncelik verilmesi lazım. Gazeteciler olarak insanları aşıya teşvik edici haberler yapmamız lazım. Ben Biontech aşısını tercih ettim. Çünkü ailevi gerekçelerle yurt dışına çok çıkan bir insanım. Bu sene de yurt dışına çıkma durumum olabilir. Avrupa Birliği ülkeleri Çin aşısını kabul etmiyor. O nedenle Biontech aşısını tercih ettim. Diğer aşı da mutlaka iyidir ama benim Biontech’i tercih etmemin nedeni seyahat özgürlüğümün kısıtlanmaması içindi. Yoksa diğer aşıyı da yaptırabilirdim. Aşıyı yaptırdıktan sonra sol kolumda biraz ağrı oldu. Onun dışında bir yan etkisini görmedim. Bunu herkesin yaptırması gerekiyor. Aşı toplumsal bir sorumluluktur. Aşıyla birlikte insanlara çip takılacağı şeklinde şehir efsaneleri söyleniyordu. Nihayetinde cep telefonları da bir çiptir. Nereye gitsek her şey kayıt altında. O nedenle bu tür şeylere itibar etmemek lazım” dedi.
‘VAKALAR ARTIYOR, HERKES AŞI OLMALI’
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Konya Şube Başkanı Murat Dönmez, “BioNTech aşısı yaptırdım. Tanıdığım, bildiğim birkaç tane hocaya danıştım. İlla ki aşı olmamı söylediler. Bir profesör hocamız dedi ki, ‘Siz gazetecisiniz. Yakın zamanda Avrupa’ya gitme ihtimaliniz doğuya gitme ihtimalinizden daha yüksek. Bundan dolayı BioNTech aşısı olmalısınız’ şeklinde yorum yaptı. Avrupa Birliği’nin büyük ihtimalle BioNTech’i şart koşacağını söyledi. Bir de bir tık daha iyi olduğunu söyledi. Ancak hangisi olduğundan ziyade illa ki aşı olmamız gerektiğini dile getirdi. Vurunduktan sonra olumsuz bir şey hissetmedim. Eşim de aşı oldu. Onun omzunda biraz kasılma oldu fakat belki korkudan kaynaklı olmuş olabilir. Arkasından zaten kalp grafiği çektiler, daha sonra da normale döndü. Yani aşının bir sorunu olmadı. İnsanların aşı olmasını tavsiye ediyorum. Her gün vaka sayıları giderek artıyor. Şunu olun gibi söylemde bulunamayız, buna da yetkimiz yok ama herkes sağlığı için koronavirüs aşısı vurdurmalıdır. Örneğin ben aşı öncesi 2’si profesör 1’i normal doktor olan 3 hocayla görüştüm. Hepsinin ortak görüşü aşı olmamdan yanaydı. Hatta üçüncü bir aşı varsa onu da ol dediler. Böylelikle ben de vurunmuş oldum” şeklinde konuştu.
‘HİÇBİR YAN ETKİSİNİ GÖRMEDİM’
Gazetecilerin sadece masa başında çalışan ya da sadece ekrana çıkan kişilerden oluşmadığına dikkat çeken KONTV Haber Spikeri İbrahim Arıcı, “Gazetecilerin büyük bir çoğunluğu kamuoyunun içerisinde vatandaşla iç içe olan insanlardır. Röportaj yapan gazetecilerimiz, olay yerine giden muhabir ve kameraman arkadaşlarımız oluyor. Bunlar hem kendileri için hem de toplum için bir risk oluşturuyorlar. Koronavirüslü bir gazetecinin onlarca toplantıya katıldığını, onlarca insanla röportaj yaptığını düşünün. Koronavirüs olduğundan haberi olmadığı takdirde ciddi manada risk taşıyor ve dolayısıyla kamuoyu içerisinde yer aldıkları için onların öncelikli grupta yer almasını doğru buluyorum. Birkaç doktor arkadaşımla yaptığım istişareler sonucu Sinovac aşısını tercih ettim. Virüs Çin’de çıktığı için klinik çalışmaların ve deney aşamalarının daha eski olduğunu düşündüm. Bir de Türkiye’ye gelen ilk Kovid-19 aşısı olduğu için birçok insana yapıldı. Dolayısıyla burada ciddi bir sıkıntının olmadığını görerek Çin aşısını tercih ettim. Aşıyı olmamın üstünden 24 saat geçmesine rağmen en ufak bir yan etkisini görmedim” diyerek sözlerine son verdi.
‘BÜTÜN GAZETECİLERİN AŞILANMASI GEREKİYOR’
Sahada olan bütün gazetecilerin aşılanması gerektiğine vurgu yapan Demirören Haber Ajansı Muhabiri Hasan Dönmez, “Koronavirüs süreciyle ilgili bir yılı geride bıraktık. Hastanede sağlıkçılarla birlikte biz de çalıştık. Gazeteciler olarak biz de her zaman riskle karşı karşıyaydık. Yoğun bakımlara, Kovid-19 polikliniklerine, acil servislere girdik. Sağlıkçılardan sonra bu süreci en yoğun yaşayanlarız. Bu aşılamayı da çok mantıklı ve yerinde buluyorum. Ben Biontech aşısını tercih ettim. Tercih etmemin nedeni Avrupa’da ve bilim dünyasında çok takdir edilen bir aşı olmasıydı. Aşı olduktan yarım saat sonra baş dönmesi yaşadım. Zaman zaman bir baş dönmesi yine oldu ve kolumda da hafif bir ağrı oldu. Onun dışında bir yan etkisini görmedim. Sadece basın kartı sahibi olan insanların aşı olması yanlış. Basın sigortası olsun olmasın sahada kim çalışıyorsa bütün gazetecilerin aşılanması gerekiyor. Basın sigortası olmayan, basın kartı olmayan sahada bir sürü meslektaşım var. Aynı ortamda çalışıyoruz, aynı işi yapıyoruz ne farkımız var? O nedenle onların da bu programa dahil olmasını isteriz” dedi.
‘MESAFEYİ HER ZAMAN KORUYAMAYABİLİYORUZ’
Gazetecilerin risk anlamında başı çeken kişiler arasında yer aldığını dile getiren gazeteci Ebru Mut ise, “Koronovirüs süreci her vatandaş gibi biz gazeteciler için de çok zor geçiyor. Bir taraftan işin sağlık boyutu var. Bir taraftan ekonomik, psikolojik ve sosyal boyutu var. Bunların hepsini düşündüğünüz zaman zor geçen bir süreç hala da devam ediyor. Sahada olanlar, çeşitli toplantılara katılanlar, sokak röportajları yapanlar gazetecilerdir. Bu nedenle gazeteciler Kovid-19 ile elbette karşı karşıyaydılar. Sonuçta mesafe konusu var ama mesafeyi her zaman koruyamayabiliyoruz. O nedenle gazetecilerin de Kovid-19 kapma riski çok fazla. İnsanlarla birebir irtibat kurmamız gereken zamanlarda tabi ki bizler de risk altındayız. O nedenle de gazetecilerin ve basın çalışanlarının bu aşıda öncelikli gruplar kapmasına alınması gayet iyi oldu. Ben Biontech aşısını tercih ettim. Çünkü koruyuculuğunun daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Aşının çok belirgin bir yan etkileri olmadı. Sadece vurulan yerde çok hafif bir ağrı oldu. Onun dışında bir yan etki yaşamadım. Herkesin araştırarak içlerine sinen aşıyı vurulmalarını tavsiye ederim ama mutlaka aşı olmak şart” ifadelerini kullandı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme