Konya'da Ramazan 17. gün: Toplumun direği aile
İçinde bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir gecesini barındıran rahmet ayı, 11 ayın sultanı Ramazan tüm ihtişamıyla geldi. Bu gece Ramazan ayının on yedinci sahuru. Ramazan ayınız mübarek olsun.
Rahmet iklimi Ramazan'ın manevi havası tüm İslam alemini sardı. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar rahmet ayı Ramazan'ı en iyi şekilde geçirmek için büyük bir heyecan içinde. Sahurunuz hayırlı, Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.
KONYA SAHUR VAKTİ 7 MART
Konya'da on yedinci günün sahuru 7 Mart’ta, saat 05:46’da yapılacak ve gün doğumundan önce niyetler edilerek oruç ibadeti başlayacak.
TOPLUMUN DİREĞİ AİLE
Peygamberimiz (s.a.s), Veda Haccında, “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız.” buyurarak bize köklü bir aileye mensup olduğumuzu hatırlattı. Evet, her birimiz insanlık ailesinin birer halkasıyız. Hepimiz yeni halkaların var olması için çaba sarf etmekle yükümlüyüz. Çünkü bizler, bir ailede hayat bulduk. Gelecek nesiller de yeni ailelerde var olacaklar. Bu değişmez düzenin sahibi Âlemlerin Rabbidir ve O, Kerim Kitabımızda, insanlığa, bizlere örnek aileler takdim etmiştir: Âdem (a.s) ile eşi Havva validemizin türlü meşakkatle dolu hayat yolculuğunu birlikte adımladıklarını anlatmıştır. Peygamberlerin atası İbrahim (a.s)’in sadakat ve teslimiyet misali eşi ve çocuklarını tanıtmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)’nın tertemiz ailesinden övgüyle söz etmiştir. Unutulmamalıdır ki, bizler ailemize sahip çıkarsak ailemizde bize sahip çıkar. Ailemiz, bize emanettir ve emaneti korumak müminlerin bir niteliğidir. Öyleyse sorumluluklarımızı hiçbir zaman unutmayalım. Dualarla kurduğumuz yuvalarımız için şu duayı dilimizden düşürmeyelim: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”
ORUÇ FİDYESİNİ KİMLERE VERMEK UYGUNDUR?
Oruç fidyesi, tıpkı fıtır sadakasında olduğu gibi onları verecek kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural ge¬çerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtı¬nı, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl (üst soy) ve fürûuna (alt soy) veremez. Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürû ise, ço¬cukları, torunları ve onların çocukla¬rıdır. Yine, bir kimse hanımına zekât, fitre ve fidyesini veremeyeceği gibi, hanımı da kocasına bunları veremez. Çünkü aralarında menfaat ilişkisi var¬dır. Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınva¬lide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verile¬bilir (Zeylaî, Tebyîn, I, 301).
NASR SURESİ
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1, 2, 3. Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
Bakmadan Geçme

