• Haberler
  • Konya
  • Konya'da Ramazan 23. gün: Zekat malınızı temizler

Konya'da Ramazan 23. gün: Zekat malınızı temizler

İçinde bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir gecesini barındıran rahmet ayı, 11 ayın sultanı Ramazan tüm ihtişamıyla geldi. Bu gece Ramazan ayının yirmi üçüncü sahuru. Ramazan ayınız mübarek olsun.

Rahmet iklimi Ramazan'ın manevi havası tüm İslam alemini sardı. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar rahmet ayı Ramazan'ı en iyi şekilde geçirmek için büyük bir heyecan içinde. Sahurunuz hayırlı, Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.

KONYA SAHUR VAKTİ 13 MART

Konya'da yirmi üçüncü günün sahuru 13 Mart’ta, saat 05:37’de yapılacak ve gün doğumundan önce niyetler edilerek oruç ibadeti başlayacak.

ZEKAT BEREKET VERİR

Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Namazı kılın zekâtı verin. Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önden gönderdiğiniz her iyiliği Allah katında daha iyi ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”  Zekâtın sözlük anlamı; artma, çoğalma ve temizliktir. Dindeki anlamı ise, Müslüman zenginlerin seneden seneye mallarının bir bölümünü yoksullara vermeleridir. Zekât bir temizliktir. Hem malı temizler, hem de mal sahibinin gönlünü arıtır, ahlakını yükseltir. Çünkü zekât, malın kiridir. Mal bu kirden ancak onu çıkarıp yoksula vermekle temizlenmiş olur. Bunun gibi hasislik ve cimrilik de gönülde bir Iekedir. Zekât insanın bu sevilmeyen huydan kurtulmasını ve ahlâken yükselmesini sağlar. Zekat malı bereketlendirir ve çoğalmasını sağlar. Mallarının zekâtını verenlerin ve yoksullara yardım edenlerin mallarının arttığı bilinen bir gerçektir. Bunda sevindirilen yoksul gönlünün büyük rolü olduğunda şüphe yoktur. Zekât, Allah’ın verdiği servete bir teşekkürdür. İnsan, küçük bir ikramını gördüğü kimseye karşılık vermek için vesile ararken, sayılamayacak kadar nimetlerine eriştiği yaratıcısına şükretmek istemez mi? Elbette ister.

Konya'da Ramazan 23. gün: Zekat malınızı temizler

ORUÇLARINI KAZA ETMEDEN ORUÇ TUTAMAYACAK HALE GELEN KİMSE NE YAPMALIDIR?

Fakihlerin çoğunluğu, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu kadar fidye öder.” (Bakara, 2/184) ayetinden hareketle, mazeretli veya mazeretsiz oruç tutmamış ve kaza etmeden ölüm döşeğine düşmüş kimselerin oruç borçları için fidye ödenmesi vasiyetinde bulunmalarının müstehap olacağını söylemişlerdir. Eğer vasiyet etmişse mirasçıları malının üçte biri oranında bu vasiyeti yerine getirirler (Merğinani, el-Hidaye, I, 127; bkz. Serahsi, el-Mebsut, III, 100; İbn Kudame, Muğni, III, 82). Fidye, ölenin bıraktığı maldan techiz, tekfin masrafları ve borçları çıkarıldıktan sonra, kalan malın üçte birinden verilir. Şayet fidye üçte birden çok tutarsa, fazla olan kısım ancak varislerinin rızası ile ödenebilir (İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, II, 424). Şafii mezhebine göre bir kimse imkanı olduğu halde fidyeyi vermeden ölürse vasiyete gerek olmaksızın bıraktığı mirastan ödenir. Zira onun fidye ödemesi, hasta ve yolcunun orucu kaza etmesi gibidir (Nevevi, el-Mecmu, VI, 259).

KADİR SÛRESİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1.Biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesinde indirdik.
2.Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3.Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5.O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

 

Özel Haber

Bakmadan Geçme