• Haberler
  • Konya
  • Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

Yabancı kaynakların dikkat çektiği Konya Havzası'ndaki 'damlama' iddiası bilim dünyasında tartışmaya yol açtı. Başkan Şükrü Arslan, ortaya atılan 'damlama' iddiasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yabancı kaynaklarda yer alan ifadelere göre, gezegenin bazı bölgelerinde yer kabuğunun son derece yavaş bir şekilde çöktüğü, bu hareketin insan duyularıyla fark edilemediği; ancak modern bilimsel ölçüm aletleriyle gözlemlenebildiği söylendi. 

Uydu verilerine dayanan çalışmalarda, Türkiye’nin Orta Anadolu Platosu’nun altında yer alan Konya Havzası’nda dikkat çekici bir jeolojik sürecin tespit edildiği ifade edildi. Araştırmalarda, Dünya kabuğunun Türkiye’nin altında adeta “damla gibi sarktığının” belirlendiği, bu gizli jeolojik yapının uzun süredir bilim insanlarının ilgisini çektiği ve nedenlerinin daha ayrıntılı şekilde araştırıldığı aktarıldı. Gündem olan konuyla ilgili Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.  

Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

‘ÇOK DÜŞÜK BİR İHTİMAL’ 

Şükrü Arslan’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı; “Ortaya teorem olarak böyle bir iddia atıldı ama net bir bulguları ve kaynakları yok. Bunun çok düşük bir ihtimal olacağını düşünüyorum. Çünkü litosfer dediğimiz; kalınlığı yaklaşık 5 kilometre ile 70 kilometreye ulaşan bir tabaka. Dünyanın üstünü kaplayan bir taş küre. Bunun altında da 2970 kilometre kalınlığında manto. Bu mantoda alt ve üst manto olarak ikiye ayrılır. Üst manto; derinlere doğru gidildikçe yumuşayan bir yapıya sahip. 

Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

Alt manto ise daha sıvı yapıda. Magma dediğimiz volkanik lavlarda bu yapının içinde burada damlama olayının olabilmesi için litosferin içinde akışkan bir magma yapısının olması gerekiyor. Magmanın erittiği litosferdeki malzeme damlama olarak astenosfere karışsa bile bunun topoğrafya yüzeyine yansımasını görme imkanımız çok yok. 

Çünkü litosfer dediğimiz taş kürenin kalınlığı çok fazla ve obruklar bu kadar da derin değil. Havza bazlı çökmeler ise Konya Kapalı Havzası’nın kuzeyinde Karaömerler Fayı doğusunda Divanlar ve Göçü Fayı, batısında Konya Fay Zonu ile çevrili çöküntü havzasıdır. Aktif tektonik hareketliliğin yanı sıra yeraltı suyunun aşırı ve kontrolsüz kullanımı sonucunda yeraltı suyu seviyesindeki aşırı düşümler sonucunda çökmeler gözlemleniyor.”

‘NET BİR BİLGİ VE BİLİMSEL ÇALIŞMAYA RASTLANMADI’

Arslan, iddia hakkında net bir bilgi ve bilimsel çalışmaya rastlanmadığını vurgulayarak; “Bölgemizde yapılan bilimsel çalışmalarda gözlemlediğimiz ve bilimsel olarak ortaya konulan veriler şunu çok net bir şekilde gösteriyor; Günümüzde oluşan ve örtü çökmesi dediğimiz obruklar bundan 800-1000 yıl önce oluşan Kızören, Çıralı, Timraş obrukları gibi ana kaya çökmesi dediğimiz kalıntı obruklarından tamamen farklı bir mekanizmayla oluşuyorlar.

Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

Üst tabakada bulunan yeraltı suyunun akış hızından ve su kimyasından kaynaklı kırık sistemlerinde örtü tabakası içerisinde kalsiyum karbonatça zengin mineral ve kayaçları eritmek suretiyle onları çözüp, bir kısmını eritip, bir kısmını da akış yönüyle taşımasıyla yağışlı ve kurak dönemde  yeraltı suyu statik seviyedeki aşağı ve yukarı yönlü hareketiyle oluşturmuş olduğu boşlukların zaman içerisinde büyümesi, büyüyen boşlukların birbirleriyle bağlantılı hale geçip, daha büyük boşluklar oluşturması ve bu büyük boşlukların da süreç içerisinde üzerindeki örtü kalınlığının çökmesiyle meydana geliyor. Bunun dışında net bir bulguya ve bilimsel çalışmaya rastlanmamıştır.” ifadelerine yer verdi.

Konya, dünya gündeminde! Başkan son noktayı koydu

‘KONYA OBRUKLARININ OLUŞUM MEKANİZMASI ÇOK NET’

Konya’daki obrukların oluşum mekanizmasından bahseden Arslan, şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı; “Konya’da oluşan obrukların, oluşum mekanizması çok net. Konya Havzası zaten çöküntü havzasıdır. Bu çöküntü havzasında zaten aktif tektonik hareketler devam ediyor. Uydu görüntüleriyle de bunu tespit edebiliyoruz. Özellikle kumlu seviyelerdeki yeraltı suyunun çekilmesi sonucu kum taneleri arasında oluşan boşlukların, üstteki basınçla birlikte çökmeler meydana gelmesidir. Damlama yoluyla iddia edilen oluşumun net bir bilimsel kanıtı yoktur.” 
 

Özel Haber

Bakmadan Geçme