KONYA İL ÖZEL İDARESİ’NİN KAPISI
İl Özel İdareleri Batılılaşma çabalarının bir ürünü olarak ve yönetimde reform düşüncesi ile Osmanlı’nın son döneminde ihdas edildi. Bu yıl kuruluşunun 150. yılı kutlanıyor. Kuruldukları zamandan beri türlü badireler atlatan idareler büyükşehir belediyesi olan 30 ilde, geçtiğimiz yerel yönetim seçimleriyle tüzel kişiliklerini kaybettiler. 2012 Aralık ayında kabul edilen 6360 sayılı kanunla getirilen yeni dönem, maalesef hem kamuoyunda hem de büyükşehirlerde yeteri kadar tartışılamadı. Bu nedenle de 30 Mart’tan beri pek çok büyükşehir belediyesi ‘yeni döneme’, yani Yeni Türkiye’ye uygun bir görüntü ve performans ortaya koyamadı.
İl Özel İdaresi kapatılalı, yani 30 Mart seçimlerinden beri Konya Büyükşehir Belediyesini gözlemliyorum. Diğer belediyelere de bakıyorum ama dikkatim özellikle bu belediye üzerinde. ‘Yeterli’, yani ‘bugün olması gereken’ performans henüz ortada yok. Tesis edilen daire başkanlıklarına atama bile yapamadılar. Konya BŞB ‘içten yanmalı’, dizel motorlar gibi sahada duruma tam olarak hâkim değil. Isınamadı. Yavaş kalıyor. Oysa yasa çıktıktan sonra önünde bir buçuk yıllık bir ‘hazırlık’ dönemi vardı. Ama değerlendiremedi. Aynı personel, aynı fiziksel kaynaklar ve aynı yaklaşımla hizmet alanı, nüfus ve gelirlerindeki artışa uygun değişim sergilemesi zaten mümkün değildi. Mantık değişmeden, yöntem; yöntem değişmeden de performans değişmez. Bu nedenle de performansı eleştiriliyor.
Buraya nereden geldik?
YSE, Köy Hizmetleri ve nihayet Konya İÖİ’ne hizmet veren, İstanbul yolu üzerinde bulunan tesislerde 30 Mart sonrası hummalı bir çalışma başladı. İl Genel Meclisi olarak planlanan alan, BŞB Fen İşleri Dairesi’ne verildi. Burada yapılan ilk iş bahçe duvarlarının yıkılması oldu. Çevre düzenlemesi yapıldı. Çok güzel. Ama başka bir şey daha yapıldı: Kapıyı tahkim etmek. Yenilemek. Nasrettin Hoca’nın türbesi gibi: Duvar yok ama üzerinde kilidi de olan bir kapı var orada.
Aylardır düşünüyorum. Buradan acaba anlamlı bir sonuç çıkarmak mümkün mü? Özel İdareleri ve belediyelerin ‘iş yapış’ yöntemleri ile alakalı bir değerlendirme yapılabilir mi? Bu yerel yönetim birimlerini yakından tanıyan bir akademisyen olarak, ‘anlamlı’ bir ilişki bulunduğu sonucuna vardım.
Konya İÖİ’si ve İl Genel Meclisi muttali olduğum son on yıllık dönemde ‘kılı kırk yaran’, değil ‘liranın’, ‘kuruşun’ bile hesabını yapan ‘Amatör ruhla ama profesyonel yaklaşımla’ hizmet veren bir anlayışı benimsedi. Buna ben şahidim. Bu nedenle harcamaları konusunda son derece dikkatli davrandı. Buna tüm meclis üyeleri dâhil. İdare bürokratları dâhil. Valiler dâhil. Kamuoyu bilmez ama İl Genel Meclisi önceki valilerimizden birinin taleplerine ‘direndi’. ‘Hayır’ diyebildi. Harcama talebine ‘geçit’ vermedi.
Peki, belediye öyle mi? Faaliyetlerini takip ediyoruz: ‘Abartılı’ törenler, ‘şişirilmiş’ harcamalar, ‘gereksiz’ masraflar. Aynen kapının, ‘allanıp-pullanması’ gibi hizmetler de ‘cilalanıyor’. Daha mütevazı davranılsa ne olur? Kaynaklar bu kadar fazla mı? Sosyal, kültürel belediyecilik uygulamalarında, mesela daha ucuza daha iyisi yapılamaz mı? Sempozyumları takip ediyoruz, yapılan harcamaları görüyoruz. Sosyal, kültürel belediyecilik eyvallah. Ama hemşehrilere maliyetler konusunda bilgi veriliyor mu? Hayır. Yapılacak faaliyetler konusunda danışılıyor mu? Hayır. Tamamen muamma, tamamen gizlilik. Böyle olunca da sonuç başarısız oluyor. ‘Dostlar alışverişte görsün’.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
Bakmadan Geçme
Nijerya'nın yeni stratejisinde Türkiye imzası: Bu hat üzerinden şekillenecek
Konya'da operasyon! 6 kişi tutuklandı
Barışma teklifi dehşete dönüştü: Eski kayınvalidesini öldürüp intihar etti
İnşaatta can pazarı: İş makinesi ile duvar arasında sıkışan işçi öldü
Konya'daki firmadan dev iş birliği
Konya'daki şehit polis davasında tır şoförü konuştu