Konya İl Uzman Vaizi Mehmet Toker: Ramazan'ı dayanışma mevsimine çevirelim
Bu yıl virüs sebebiyle buruk geçecek Ramazan ayını, yardımları artırarak dayanışma mevsimine çevirmek gerektiğini vurgulayan Konya İl Uzman Vaizi Mehmet Toker, 'Her yıl ramazan sofraları için yapmış olduğumuz harcamaları bu yıl, bu kardeşlerimizle paylaşarak Ramazan'ı bir dayanışma mevsimine de çevirebiliriz' dedi.
Konya İl Uzman Vaizi Mehmet Toker, Ramazan ayını nasıl anlamak ve anlamlandırmak gerektiğiyle alakalı açıklamalarda bulundu.
Kur'an-ı Kerim'de adı geçen ve değerine vurgu yapılan tek ayın Ramazan ayı olduğunu dile getiren Mehmet Toker, “Orucun farz kılınmış olduğu Bakara suresi 183. ve 184. Ayeti Kerimelerin devamında yani Bakara Sûresi 185. ayette: "Ramazan Ayı, insanlara hidayet rehberi, yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." buyurulmuştur” ” ifadelerini kullandı.
‘RAMAZAN’DA CENNET KAPILARI AÇILIR’
Ramazan ayında cennet kapılarının açıldığını vurgulayan Mehmet Toker, “Peygamber Efendimiz (SAV); Ramazan-ı mübarek bir ay olarak nitelendirilmiş ve Ramazan girdiğinde cennet kapılarının açılıp, cehennem kapılarının kapandığını, şeytanların bağlandığını, inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan Mü'minlerin günahlarının bağışlanacağını, sahih hadis-i şeriflerde haber vermektedir. Ayrıca sahih rivayetlerde biz şunu görmekteyiz. Ramazan geldiği zaman, Allah Rasulü (SAV)'in yaşantısında fark edilecek derecede, manevi açıdan bir değişiklik meydana gelmektedir. Bu ayda, Cebrail ile buluşup karşılıklı Kur'an okuduklarını (mukabelede bulunduklarını) ve özellikle Ramazan'da Allah Rasulü'nün cömertliğinin zirve noktasına ulaştığını rivayetler haber vermektedir. Allah Rasulü, zaten cömert bir insandır. Ama ramazanda O'nun cömertliğinin katlandığını, güvenilir kaynaklardan anlamaktayız” dedi.
RAMAZAN’IN MANEVİ ANLAMI
On bir ayın sultanı Ramazan’ın manevi değerini maddeleyerek anlatan Mehmet Toker, “Ramazan'ın manevi değerini, manevi anlamını şu şekilde ifade edebiliriz: 1- İslam'ın beş temel esasından birisi olan oruç, Ramazan ayında tutulur. Dolayısıyla oruç ibadetinin ifa vaktidir. 2- Kur'an-ı Kerim Ramazan ayının içerisinde olan, Kadir Gecesi'nde indirilmeye başlanmış ve bunun şerefine; Kur'an-ı Kerim'de, Kadir gecesi bin aydan daha hayırlı bir zaman dilimi olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla Ramazan, Kur'an ayıdır. Allah Rasûlü (SAV)'in, Cebrail (AS) ile beraber karşılıklı mukabelede bulunduğu, mukabele ayıdır. Mü'minler Ramazan boyunca bol bol Kur'an tilavet etmelidir. 3- Mali bir ibadet olan fitre, "fıtır sadakası" bu ayın sonuna doğru, bayramdan önce ödenmesi gerekir. Dolayısıyla yardımlaşmanın da emredilmiş olduğu, diğer aylarda nafile olan sadakanın, yardımlaşmanın vacip olduğu bir aydır” şeklinde konuştu.
‘BİRE KARŞI 700 MİSLİ İLE MÜJDELENMİŞTİR’
Ramazan ayında yapılan ibadetlerin bire karşı 700 misli ile müjdelendiğine dikkat çeken Mehmet Toker, “1400 yıllık İslam geleneği içerisinde Müslümanlar zekâtlarını; hem takibi kolay olsun diye, hem de Ramazan'da yapılan ibadetlerin bire karşı, en az 700 misli ile mükafatlandırılacağı müjdesine nail olmak için, Ramazan ayında vermeyi gelenek, kültür haline getirmişlerdir. Dolayısıyla Müslümanlar için kültürel olarak, bir zekât ayı gibi de kabul edilmiştir. Bu açıdan da bereketli bir aydır.4- Allah Rasûlü (SAV)'in, "Kim inanarak ve sadece Allah rızası için sevabını Allah'tan bekleyerek kılarsa, geçmiş günahların affı olunacağını" ifade ettiği, teravih namazı bu ay boyunca geceleri ifa edilen bir namazdır. Sünnettir. Dolayısıyla teravih ayıdır da diyebiliriz.5- Bu ayın son 10 gününde itikafa girmek, yine Allah Rasûlü (SAV)'in vefatına kadar uygulamış olduğu ve ümmetine de tavsiye etmiş olduğu bir sünnettir. Bu yönleriyle baktığımız zaman Ramazan Müslüman için bir şarj olma ayı, manevi açıdan dolma, yenilenme ayıdır” dedi.
‘RAMAZAN AYI EĞİTİM VERİR’
Ramazan ayının insanlara eğitim veren bir okul olduğunu dile getiren Mehmet Toker, “Aynı zamanda Ramazan bir okuldur. İnsana sabır eğitimi veren, nefsini idare etmeyi öğreten, iradesine sahip olmayı öğreten bir zaman dilimidir. Tabii bu yıl Müslümanlar için buruk bir Ramazan. Coronavirüs salgınından dolayı, Ramazan geldiğinde görmeye alışık olduğumuz o coşku yok. Ancak Ramazan bu yıl yardımlaşma ve infak yönüyle öne çıkmalı diye düşünüyorum. Zira salgından dolayı işini kaybeden, işi küçülen, daralan, kardeşlerimiz oldu. İşe gidemeyen, bundan dolayı maddi anlamda sıkıntıya düşen kardeşlerimiz var. Bunu biliyoruz. Her yıl ramazan sofraları için yapmış olduğumuz harcamaları bu yıl, bu kardeşlerimizle paylaşarak Ramazan'ı bir dayanışma mevsimine de çevirebiliriz. Zekât, fitre ve oruç tutamayanların vereceği fidye konusunda, Ramazan'ı da fırsat bilerek özellikle işini kaybeden kardeşlerimize daha fazla yardımcı olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘RIZKIMIZI PAYLAŞALIM’
‘Allah'ın bize emanet olarak vermiş olduğu nimetleri, rızkı paylaşmamız; bu bilinç bu şuur içerisinde hareket etmemiz, yaşamamız gerekiyor’ diyen Mehmet Toker, “Bu Ramazan'ı paylaşmanın, dayanışmanın üst düzeye çıktığı, paylaştığımızın sevincini, coşkusunu, iç dünyamızda, manevi alemimizde yaşadığımız bir kutsi iklime çevirebiliriz. Çünkü yaşadığımız pandemi süreci bize gösterdi ki sahip olduğumuz evlerimiz, arsalarımız, lüks arabalarımız, bankalardaki paralarımız, diğer yatırımlarımız bizi kurtarmaya, korkumuzu izale etmeye yetmedi, yetmiyor. Neticede hepimiz er veya geç öleceğiz. Ama asıl meselenin, insanı yaşatmak ve insanımızla beraber yaşayabilmek meselesi olduğunu daha iyi anlamış olduğumuzu düşünüyorum. Bugün dünyanın süper gücü diye kabul edilen, bütün güçlerini başka insanları öldürmek üzerine kurgulayan, bütün zenginliklerini diğer insanların haklarını gasb ederek kazanan, bütün teknik teknolojilerini başka insanları, öteki insanları öldürme üzerine inşa eden devletlerin güçlerinin, kendi insanını yaşatabilmekten aciz duruma düştüğünü görüyoruz. Öyleyse, Ramazan'da yapmış olduğumuz her bir maddi paylaşımın en az 700 misli ile katlanarak amel defterimize yazılacağını unutmayarak, Allah'ın bize emanet olarak vermiş olduğu nimetleri, rızkı paylaşmamız; bu bilinç bu şuur içerisinde hareket etmemiz, yaşamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘RAMAZAN’DA İNFAK ÖN PLANA ÇIKMALI’
Ramazan ayında infakın ön plana çıkması gerektiğini söyleyen ve infakın ne olduğunu açıklayan Mehmet Toker, “İnfak; Kur'an-ı Kerim'de, insana emanet olarak verilen dünya nimetinin, servet'in, Allah rızasını gözeterek paylaşılması ifadesidir. Hüküm açısından infak üç başlık altında değerlendirilebilir. Farz olan infak zekâttır. Vacip olan infak, Ramazan'a özgü olan sadakayı fıtır'dır. Mendup/nafile olan infak ise, bunun dışındaki insanın paylaştığı, ailesi için çocukları için harcadığı, veya diğer insanlara yardım olarak vermiş olduğu bütün hayır hasenat, maddi yardımlar olarak değerlendirilebilir. İnfak, riya ve gösterişten uzak, sadece Allah rızası için yapılmalı. İnfakta bulunan kişi onu alıp kabul edenin onurunu zedeleyecek, maneviyatını kıracak tavırlardan, sözlerden kaçınmalı. Hatta şunu ifade edebiliriz: "Yardımda alan değil, yardımda eden kimse minnet eylemeli minnet duymalı ki; yardımda bulunduğu kardeşi sayesinde, Allah'ın farz, vacip veya sünnet olan, nafile olan bir emrini yerine getirebiliyor” dedi.
‘YARDIM YAPARKEN DİKKAT EDELİM’
Yardım yaparken dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çeken Mehmet Toker, “Müslümanlar, infak ve yardımda bulunurken; hani bir tabir vardır. "Zekât keçisi derler" kendisine verildiği zaman kabul etmeyeceği, edemeyeceği malları değil, kendisine verildiği zamanda gönül rahatlığı ile alıp kullanabileceği türde yardımlar yapmalıdır. İnfakı, yardımı yerine ulaştırma noktasında da hassas davranmalıdır. Ya kendisi bizzat yerine getirmeli veya güvenilen, kurumsallığı kanıtlanmış, şeffaf kurumlar aracılığıyla yardımı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalıdır. Zira geçtiğimiz yıllarda FETÖ gibi yapılar ciddi anlamda suistimal ettiler. Müslümanların zekâtlarıyla ABD'de senatör finanse ettikleri ortaya çıktı. Bu konuda Müslüman kardeşlerimiz uyanık olmalıdır. Kur'an-ı Kerim infakta bulunmamayı, kendi elimizle kendimizi tehlikeye atmak olarak ilan ediyor. Akıllı bir insan, akıllı bir Müslüman, kendi eliyle kendisini tehlikeye atmamak için infak ve yardım konusu üzerinde hassas olmalıdır” diye konuştu.
‘ÜZÜLMEK ÇÖZÜM DEĞİL’
“Bu yıl camilere mukabeleye, teravihe gidemiyoruz, iftar sofralarımızı paylaşamıyoruz diye üzülmek, kahrolmak çözüm değil” diyen Mehmet Toker, “Zorunlu olarak evlerimizde kaldığımız bu dönemde, evlerimizi itikaf mahalline dönüştürüp, kendi iç dünyamıza yolculuk yapmayı da bu Ramazan'da sağlayabiliriz. Tüm okuyucularımıza hayırlı, bereketli, paylaşmanın ve dayanışmanın zirve yaptığı bir Ramazan diliyorum” ifadelerini kullandı.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme