Konya ne ise Kerkük odur!
Yrd. Doç. Dr. Erdal Arslan, 'Sınır güvenliğimizden vazgeçemeyiz. Bizim için Konya'nın Türklüğü ne ise Kerkük'ün ki de odur.' dedi. Türkiye, Kerkük'ü çok yakın izliyor...
Türkmen şehri olan Kerkük’te yaşananları Türkiye çok yakından izliyor. Misakı Milli sınırları içinde bulunan bu topraklarda Türkiye’nin tavrınet; “Bir gece aniden inebiliriz.” şeklinde. Yabancı ülkeler de bu inişin ne zaman olacağını kestirmeye çalışıyor. Selçuk Üniversitesi Güvenlik ve Savunma Stratejileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd.Doç.Dr. Erdal Arslan Kuzey Irak ve Suriye konuları ile ilgili önemli değerlendirmeler yaptı.
“SINIR GÜVENLİĞİMİZDEN VAZGEÇEMEYİZ”
Arslan, “Ortadoğu’da sınırlar yeniden şekillendirilmek istenirken bizim buna duyarsız kalmamız asla beklenemez. 25 Eylül referandumu Sevr’i canlandırma ve Türkmeneli’ni bütün tarihsel geçmişe ve kimliğine rağmen yok sayma girişimidir. Buna burada müsaade edersek aynı senaryoyu yarın Suriye’de karşımıza getireceklerdir. Devletimiz buna asla izin vermeyecektir. Irak ve Suriye bizim sınır komşumuzdur. Her iki ülkedeki Türkmenlerden de vazgeçemeyiz. Sınır güvenliğimizden de vazgeçemeyiz. Bizim için Konya’nın Türklüğü ne ise Kerkük’ün ki de odur.” dedi.
BİR GECE ANİDEN İNER MİYİZ?
Türkiye’nin her an Kuzey Irak’a operasyon yapabileceğinin de işaretini veren Yrd. Doç. Dr. Erdal Arslan, “Her an Kuzey Irak’ta dâhil olmak üzere tüm güney sınırlarımızdan daha güneye gidebilir ve ”bir gece aniden” inebiliriz. Aslında bölgeyi tanıyan ve takip eden sözde müttefiklerimiz ve o bölgelerdeki terörist unsurlar bu inişin ne zaman olacağını kestirmeye çalışıyorlar. Çünkü biz sözde referandum öncesi Devlet olarak MGK’da “Türkiye, ikili ve uluslararası antlaşmalardan doğan haklarını mahfuz tutar” cümlesi ile konuya bakış açımızı net olarak ortaya koymuştuk. Buradaki ikili antlaşmadan kasıt ise Türkiye ve Irak arasında 1926 ve 1946 yılında imzalanmış olan anlaşmalardır.Antlaşmalarla kast edilen şey Türkiye ve Irak arasında 1926 ve 1946 yıllarında imzalanmış anlaşmalardır.” diye konuştu.
“YARIN AFRİN ERTESİ GÜN KERKÜK”
Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan müdahale hakkının bulunduğunu aktaran Arslan, “Asıl olan ise bizim yani devletimizin buradan ne anladığı ve ne kast ettiğidir. MGK bildirisinden de anlaşılacağı üzere referandum yapılırsa dedik ki yapıldı; “O zaman bizim de kendi ulusal güvenliğimiz için bölgede her daim var olan terör odakları ve diğer tehdit unsurlarından dolayı uluslararası hukuktan doğan müdahale hakkımızı kullanırız. Şimdi beklenen ise bu haklı kazanımımızı ve hakkımızı ne zaman kullanacağımız. Ben çok yakında kullanacağımız kanaatindeyim. Kullanacağız.İdlip Harekâtı, Fırat Kalkanı Harekâtı hep bir şeylerin başlangıcının ve bir tohumun ekilmesinin habercisi idi. Bu tohumların ağaca ve ormana dönüşme vakti gelmiştir. Devletimiz bu konuda çok kararlıdır. Yarın Afrin’de, ertesi gün Kerkük’te olabiliriz.” şeklinde konuştu.
Salih KÖPRÜLÜ / YENİ HABER GAZETESİ