Konya STK'larının Gazetemize yanıtı

Konya STK'larının Gazetemize yanıtı
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Basın Mensuplarının davet edilmediği “Basın Toplantısı” yazımızla ilgili olarak Konya STK’ları adına Mehmet Kanmaz'ın verdiği yanıtı aynen yayınlıyoruz.  Metne herhangi bir şekilde müdahale edilmemiştir aynen yayınlanmıştır.

Not; Bu bir tekzip değil, sorumlu gazetecilik örneğidir.

 

*AH ŞU G erçekleri A raştırmadan yazan Z evatlar.

 

1-Konya STK.lar ismi ile taçlandırılan konya gönüllü kuruluşlar birlikteliği,1999 yılından bu yana kardeşane devam edip 2001 yılından bu yanada düzenli toplantılar yapıp konya halkının nabzını tutan çıkarsız-reklamsız-minnetsiz sırf halkın duası ve hakkın rızası için bu kutlu yola çıkan fedakar ve cefakar  insanımızdan meydana gelen bir huzur platformudur.

2-Konyanın ve ülkemizin gündemi ile ilgilide zaman zaman basın toplantıları,paneller,konferanslar, sempezyumlar,ulsal bazda "ufuk turu" çalışmaları yapmaktayız,ve yapmayada devam ederken bu faaliyetlerimiz geneldede kendi iç istişarelerimiz,sohbetlerimiz şeklinde olurken şehrin ileri gelen yönetici pozisyonundaki büyüklerimizlede basına kapalı ve çok önemli istişareler yapıp bunları raporlaştırıp ilgililerlede paylaşıyoruz ve paylaşmayada devam ediyoruz.

3-07 Hazirandan bu yanada siyaset ve yerel yöneticilerimizlede önemli gördüğümüz konuları basına kapalı olarak istişare için bir araya zaman zaman geldik ve gelmeyede devam ediyoruz.

konya stk.larının değeri halkımızın gönlünde yeteri kadar var olduğu gibi siyaset ve entellektüel kesimdende bilen bizi biliyor ve konya için olsun ülke için olsun bizden bir proğram dahilinde zaten değerlendirme raporları gidiyor ve gitmeyede devam ediyor,şuandada yeni bir RAPOR üzerinde istişareler yapıyoruz ve bitmek üzeredir.

4-Bizim basın toplantılarımız basını davetle başlar ve sadec icra heyetinden 7 ile 10 kişi arasında o basın toplantı yerinde olur bu davetlilerde bir plan dahilinde bir gün önceden telefonla haber verilerk davet edilir o kardeşlerimizde davate icap ederler son 06 ağustosda Öğretmenevinde yaptığımız toplantıdada 14 kişi vardı(basında çıkan resmebakabilrsiniz)toplantı sonundada çok zamanharcamadan kısa sohbetimiz olur o sohbetlerimizde çay-sigara molası şeklinde olmaz hele gıybet hiç olmaz.

4-Bizim basın toplantısında AA.danda arkadaşımız vardı ve bu toplantımız başbakanlığa ve ilgilikuruluşlarada kendi istekleri üzereni ulaştırıldı, geri dönüş olarakda bize ankaradan ve istanbul TGTV'DENDE TEBRİK  ANLAMINDA ARAMALAR yapıldı.

5-Yine bilginiz olsun yaptığımız istişare gereğiKONYA BİRLİKTELİĞİ içiniki gün önce odalar iki gün sonra biz STK.lar iki gün sonrada Konya MÜSİAD AÇIKLAMA YAPTILAR VE ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDEDE DİĞER KURULUŞLARIMIZ AÇIKLAMA yapmaya devamedecekler.

6-Bizim her bir faaliyetimiz millet alışverişte görsün misali olmaz ve olmamıştır,baştada ifade ettiğim gibi her konuyu bir mesuliyet duygusu ile istaşere eder  ve uygularız,neticesi bize ait değil biz vazifemizi yaparız ama vazife-i ilahiyeye karışmayız.onun toplumda etkisi ne olur bizden basın veya insanımız nekadar bahseder o iş bize ait değil,kaldıki bizkırıpdökmeden meşru dairede hareket ederiz bizi dünya duysun diye bizim değerlerimize uymayan hiç bir etkinlik yapmadık ve yapmayız.

7-Bu zamana kadar yaptığımız hiç bir faaliyetten dolayı hamdoldun kırıcı eleştiri almadık ve gündemimize aldığımız hiç bir faaliyetdede becerememe olmadığı gibi hep DUA aldık.

8.YİNE bilginiz olsun yakında balkan stk.lar buluşmasını konyada yapacağız,ekimde balkanlarda olacağız aralıkta konyada sempezyum hazırlığımız var ve şimdiden 2016 ufukturu için proje çalışmasınıbaşlattık.

HAYRETİN BEY YAZINIZLA BİZE BÖYLE BİRAÇIKLAMACEVABI İMKANI VERDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDER SAYGILAR SUNAR KAMUOYUİLEPAYLAŞMANIZI TEMENNİ EDERİM. 

...

 

GAZETEMİZİN YAZIYA YANITI ;

Sayın Mehmet Bey

Yazımıza yanıt verecek kadar değer vermiş olmanızdan dolayı teşekkür ederiz. Ancak yazımızın "anafikrinin" hakkıyla anlaşılamamış olmasından dolayı da esef duyduk. Ben, siz ve kuruluşlarınız hiçbir şey yapmıyor anlamında bir cümle kurmadık ki yazımızda, icraatlarınızı sıralıyorsunuz... Allah'tan korkarım söyleyemeyiz de... Hak rızası taşımadığınızı iddia etmekten haya ederiz... Yapıyorsunuzdur muhakkak bu millete hizmetler... Ancak,  Gazeteci olarak bizim haberimiz olmuyor... "Siz duymuyorsunuz diye biz bir şeyler yapmamış mı oluyoruz" diye sorarsanız yanıtımız; "Evet" olur...   Benim göreve geldiğim günden bu yana yaşanan bu ikinci yada üçüncü vakıa bu. “Adında sivil olan, yani halk olan yani millet olan yani biz ve ben olan kurumların bazılarını ötekileştirmeye hakkı yoktur” diye düşündüğüm için yazdım o yazıyı ben. Siz ne kadar çalışmalarınız da Allah rızasını gözetiyorsanız ben ve ekibim yaptığımız her haberde, yazdığımız her yazıda "O" rızayı sizin kadar göz etmeye çalışıyoruz. Bundan emin olun. Ben o yazıyı, birilerini karalamak birilerinin yaptığı hizmete çomak sokmak için yazmadık. Birilerinin hizmetlerini yok saymak için de... "Birileriyle uğraşıp prim yapma gayesi" bizi tanıyanlar bilirler ki hiçbir zaman aklımızdan ve gönlümüzden geçmemiştir. Geçirmesin de Yaradan... Bilakis yapılan hizmetlerin, kişisel ihtiraslara kurban gittiğini düşünüyoruz. "Abdulmuttalip tavrı" olarak nitelendirdiğim, "ben develerimden sorumluyum, Kabeyi Allah koruyacaktır" anlayışını benimsenmesine karşı olmamıza rağmen, bu noktada bu düşüncenin haklılığına inanıyor benim toplantının yapılacağından haberimin bile olmamasının bir ayıp olduğunu ve benim birincil meselem olduğunu düşünüyorum. Değil 14, 114 muhabir gelse benim haberim olmayacaktı zaten... Gazetelere yansımasını da bu bağlamda yetersiz bulduğum için söyledik biz o sözleri.... Ben okuyucumun hakkını savunmak durumundayım. "STK'ların bir araya gelerek oluşturdukları gücün sesi bu kadar cılız çıkmamalı hatta yeri göğü inletmeliydi"  demek suç olmamalı. Ben diyorum ki sizin sesiniz bana çok kısık geldi. Siz daha çok haykırmak yerine bana "git kulaklarını doktora göster" diyorsanız ortada zaten tartışacak bir durum yok demektir... "Kulaklarım sağlıklı ve ben sizi az duyuyorum" diyorsam, bu sizi eleştirdiğimiz için değil, sizin bir öz eleştiri yapıp daha çok ses vermenizi istediğimiz içindir.

Ayrıca kulaklarım az duyuyor diye "zevatlar" kelimesini de hak etmiyorum. Zevatlar kelime anlamı itibariyle bir hakaret içermese de argoda pek iyi niyetle kullanılmaz. Yazının tamamındaki Beyefendi üslubun başlangıcına hiç yakışmamış o kelime. Ayrıca Zevat kelimesi zaten çoğul bir kelimedir sonuna "lar" eki gelmez.

Teşekkür ederim ilginiz için.

Çalışmalarınızın hem başarıyla sonuçlanmasını hem de karşılığını bulmasını dilerim...  

Yazınız da soruma yanıt bulamadım ama bir gün İnşaallah tanışıp yanıtı yüz yüze alabilmek ümidiyle. Hoşçakalın...  

AÇIKLAMA YAPILMASINA NEDEN OLAN YAZI İÇİN TIKLAYINIZ 

Bakmadan Geçme