Konya, turizmde hedef büyüttü

Hz. Mevlana'nın tüm insanlığa 'Gel, gel, ne olursan ol yine gel' çağrısı tüm dünyada karşılığını bularak son zamanlarda Konya'ya yerli ve yabancı turist akın etti.

Konya’ya gelen yerli ve yabancı misafirlere güzel hitap ederek Konya’yı güzel temsil etmek gerektiğini vurgulayan Hekimbey Şekerleme Satış Elemanı Okan Acar, “Yerli ve yabancı misafirlerimize güzel hitap ederek Konya’mızı güzel tanıtmamız gerekir. Çünkü gelen misafirlerimiz bir kere gelmeyecek. Gittiği yerdeki ilk tarihine, kültürüne, doğal zenginliklerine ve insanlarına bakarak kendisinde o şehre ait bir izlenim oluşur. Bunu doğru sağladığımızda hem yerli hem yabancı misafirler, sürekli olarak gelir. Benim 2 yıldır sürekli gelen yabancı dostlarım var. İnsanlara ne kadar ilgi gösterip gönderirseniz o kadar sizden memnun kalıyor” diye konuştu.

okan-acar-(1).png

“FAHİŞ FİYAT ÇEKMEYİN”

Gelen yerli ve yabancı misafirlerin yoğun bir talebi olduğunun altını çizen Acar, “Genellikle semazen figürlü hediyelik eşyalarımız ve Konya şekerlerimiz rağbet görüyor. Zaman zaman talepleri karşılamakta zorluk çekiyoruz. Hatta şuan dükkânımızı biraz daha büyütüyoruz. Birkaç yer daha alarak gelen misafirlerimize hizmet vermeyi amaçlıyoruz. Mevlana Meydanı’nın tam karşısında olmamızdan dolayı da satışlarımız gayet güzel oluyor. Diğer esnaf arkadaşlarımızdan ricam gelen misafirlerimize fahiş fiyatlar çekmemeleridir. Bazen misafirlerimizden şikâyetler alıyoruz. 10 TL’lik ürüne 20 TL fiyat çekerek gelen misafirlerimize olumsuz bir imaj çiziyorlar. Gelen yerli turistlerimizde biz yabancı turist diyerek önlem almaya çalışıyorlar. Buda Konya’mızı etkiliyor. 3 kuruş fazla kazanacağım diye tüm Konya’yı kötü temsil edebiliyorlar” şeklinde konuştu.

“SİZİ İÇİNE HAPSEDİYOR”

Konya’ya ikinci kez geldiğini aktaran Bangladeşli turist Shahin Uddin, “Bende Müslüman bir ülkeden geliyorum. Konya, dini ve İslami değerleri bir arada barındıran nadir şehirlerden. Tarihi ve kültürel yapısı İslami değerler ile birleşince ortaya bu harika şehir çıkmış. İlk geldiğim zaman yoğun bir İslami duygulara kapıldım. Mevlana Türbesi ve Müzesi, adeta sizi içine hapsediyor. Yaklaşık 8 asır önce yaşayan Mevlana’nın kadim şehri Konya’da insanlarda çok sıcakkanlı ve samimi. Türkiye’ye geldiğim zamanlarda Konya’ya kesin uğrayacağım” ifadelerini kullandı.

shahin-uddin-(3).png

“İSLAMİ YAPILAR İYİ KORUNUYOR”

Bangladeş’in de Müslüman bir ülke olduğuna dikkat çeken Uddin, “Bizim ülkemizle Türkiye arasında ortak noktalar bulunuyor. Özellikle İslam konusunda çok benzerliklerimiz var. Bangladeş nüfusunun yüzde 89’u Müslüman ve resmi dini İslam. Genellikle yurtdışı seyahatlerimi Müslüman ülkelerine yapmaya çalışıyorum. Kültürel değerleri ile birlikte ülkeyi tanımaya çalışarak benimsiyorum. Özellikle Türkiye, beni resmen kendine âşık etti. Asırlardır İslami düşünürleri bünyesinde barındıran Türkiye, Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Selimiye Camii, Ulu Camii, Balıklı Göl, Şems ve Mevlana Türbesi gibi İslami yapılarını da korumayı başarmış. Konya’da Mevlana Türbesi’nin benim için yeri ayrı. Türbe yakınına müze açarak Mevlana’nın eşyaları sergileniyor. İnsanlar buraya gelerek 8 asır önce İslamiyet’e yön veren Mevlana’ya dua etme fırsatı buluyor” dedi.

“ANADOLU RUHUNU HİSSEDEBİLİYORSUNUZ”

Konya’ya hep gelmek istediğini vurgulayan Amerikalı Turist Skye Gilbert, “Bu, Konya’ya ilk gelişim. Fakat birkaç yıl önce Türkiye’de yaşamışlığım oldu. Şehre geldiğim ilk iki saat içinde, sokakta yürürken şehrin ruhunu hissettim. Türk insanını beğeniyorum. Yüzleri hep yüzünüze gülümsüyor. Ağızlarından hep ‘Buraya hoş geldiniz’ lafını duyabilirsiniz. Konya gerçekten çok güzel bir mimariye sahip. Şehirde muhafazakâr esintiler de mevcut. Türkiye’nin diğer şehirleri batı tarzına göre organize edilmiş fakat bu şehirde gerçekten Anadolu ruhunu hissedebiliyorsunuz. İslami kültürü de hissetmek mümkün. Konya, Türkiye’yi daha iyi tanımak adına herkese önerebileceğim bir şehir” diye konuştu.

skye-gilbert-(14).png

“BATI TÜRKİYE’YE ÖN YARGILI”

Batı’nın Türkiye’ye ve İslam’a karşı ön yargıları olduğunu belirten Gilbert, “Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda turizmin bazı sıkıntılar yaşadığını biliyorum. Dışarda anlatılanlar çok utanç verici bir şey. Çünkü Türkiye’de önerilebilecek çok güzel yerler mevcut. Türkiye’de yemekler efsane. Dünya mutfağında benim en favori yemeklerim Türk yemekleridir. Türkiye sadece Marmaris ve Kuşadası’ndan ibaret değil. Türkiye’ye sadece deniz için değil, kültür turizmi için de gelinir. Yabancılar, Türk insanını ve kültürünü daha yakından tanımalılar. Bu, batı ile Türkiye arasında yeni bir köprü kurmak adına güzel bir neden olacaktır. Buraya gelip, gerçekleri görmeleri, Türk kültürünü ve insanını tanımaları yanlış anlaşılmaların önüne geçecektir” dedi.

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme