'Konya 'Yeni Marmara'ya aday'
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER
AK Parti Konya Milletvekili Aday Adayı Ahmet Şan gazetemizi ziyaret ederek çalışmaları ve Milletvekili olması durumunda yapacağı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Konya’nın ‘Yeni Marmara’ için en uygun bölge olduğunu dile getiren Şan, “Hedeflerimiz için büyük gayretler sarf etmemiz gerekiyor, bu nedenle bu yola çıktık” şeklinde konuştu.
Öncellikle Konya’nın dinamiklerinden bir tanesisiniz. Siyaseti tercih etmenizin arkasında ne var, siyasete ne katmayı planlıyorsunuz? Kısacası Ahmet Şan kimdir tanıyalım.
1963 yılında Konya’nın Derebucak ilçesinde doğdum. İlköğretimimi Derebucak’ta tamamladım. Liseyi de İzmir Atatürk lisesinde bitirdikten sonra üniversite eğitimi için ailemin yanına Almanya’ya gittim. Berlin Teknik Üniversitesi’nde işletme bölümünü bitirdikten sonra Siemens’e başladım. 10 yıl Siemens’in değişik hizmetlerinde görev aldım. Hatta son 3 senesinde de Türkiye’de Bursa şubesinde çalıştım. İlk siyasetle tanışıklığım da o dönemde oldu. Bursa teşkilatında önemli çalışmalarım oldu. Refah Partisi’nde de belediye meclisi adaylığım vardı. Ondan önce Avrupa’da da milli görüş teşkilatındaki Ayasofya derneğinde faaliyetlerimiz olmuştu. Recep Tayyip Erdoğan’nn Belediye Başkanlığından sonra onunla ilk kez Bursa’da karşılaşmıştık. Daha sonra 1996’da Konya’ya geldim. 1996’da Kompen genel müdürlüğüne başladım. 1998’de Ladik Kompenspor’u kurduk. İkinci amatörde başladıktan sonra 3. lige çıktık. Hatta o dönemde Kayseri’de kazandığımız maç sonunda sahada şükür namazı kılmıştık. 28 Şubat sürecinde olduğumuz için bu olay acayip şekilde karşılanmıştı. Fakat şimdi gülerek geçiyoruz. Türkiye nereden nereye geldi görüyoruz. 2001’de ilk kez Konyaspor başkanlığına geldim. Kombassan’daki gelişmeler 2007’ye kadar çok sıkıntılı bir süreçti. Orada profesyonel yöneticiliğe başladık ve yönetim kuruluna girdik. 2007’de yönetimi değiştirdik ve kurumsallaşma ve borsa sürecini başlattık. 2007’den sonra önemli bir gelişme kaydettik ve iyi bir noktadayız şuanda. İş ve spor hayatımız böyle. Kombasssan’da şuanda başkan yardımcılığı görevini yapıyorum ama daha önemlisi birçok sanayi şirketinin yönetim kurulu başkanlığını da yürütüyorum. Dolayısıyla Konya sanayisinin problemlerini biliyorum. Bizzat yaşadığım olaylar olduğu için biliyorum. Birisinin teori anlatmasına gerek yok. Meseleleri yakınen tanıyorum. Yani işin özü bu.
Türkiye 2002’den 2015’e kadar ciddi bir büyüme içinde oldu. Özellikle Anadolu şehirlerinde bir hareketlilik yaşandı. Bu noktada sizin de söylediğiniz gibi Konya’nın sanayi şehri olarak bir atılım yapması gerekmez mi?
Bugüne kadar görev yapan tüm ilgili kişilere teşekkür ediyorum. Gerçekten Türkiye’de çok güzel işler başardılar. Ulaşımda, sağlıkta, eğitimde her yönüyle şehircilik adına çok güzel şeyler yaptılar. Yalnız bazı merkezi yatırımlarda Konya olarak biraz geri kaldığımızı düşünüyorum. Mesela ulaşım. Her ne kadar hızlı tren gelse de karayolları noktasında biraz gecikmeler oldu. Ama bundan sonrası için zaten projeler var. Ben Konya için biraz daha yeni bir heyecan, yeni bir soluk oluşsun istiyorum. Özellikle sanayi yatırımlarının belli kollarını Konya’ya yönlendirmek, devlet teşvikiyle Konya’da yatırımı daha da kolaylaştırmak lazım. Ben özellikle savunma, makine sanayi sektörüyle ilgili yatırımların Konya’ya yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bunların biraz daha teşvik edilmesi lazım. Bu noktada daha köklü çalışmalar gerektiğini düşünüyorum. Hükümetimiz zaten tarımla, enerjiyle ilgili düşünceleri var. Yani bir güneş enerjisiyle, termik santralle ilgili yatırımlar düşünülüyor, projelendiriliyor. Tarım sektöründe de endüstriyel tarımla ilgili düşünceleri var. Ancak benim yatırım düşüncelerim biraz daha farklı. Otomobil yan sanayide Konya’mız Türkiye’de önemli söz sahibi. Yalnız bizim sanayicilerimiz sadece küçük ve orta ölçekli çalışıyor. Bunların güç birliğini yaparak OEM dediğimiz tedarikçi zincirine dahil olması gerekiyor. Çünkü o biraz daha kurumsallaşmayı, belli standartlarda çalışmayı gerektiriyor. Uluslararası markaların yan sanayisi değil de direk tedarikçisi olmayı gerektiriyor. Buradan yola çıkarak Konya’mızda bu makine ve savunma sanayi sektörüne ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun da zaten şuanda sinyalleri görülüyor. Bunu güçlendirmek lazım. Bir defa Konya’nın biraz daha teşvik edilmesi lazım. Konya stratejik olarak önemli bir konumda önemli bir merkezde yer alıyor. Yetişmiş iş gücünde bir sıkıntımız yok. Bu noktada Konya’nın bir cazibe merkezi olması gerekiyor. Bunun realize edilmesi noktasında yeni bir heyecan olacağını düşünüyorum.
Konya hem sanayi, hem stratejik anlamda “Yeni Marmara”ya en uygun bölge. Devletin teşvikleriyle Konya çok daha iyi yerlere gelebilir. Bunun yanında kültür ve turizm gelirleri de var. Ama sizin asıl uzmanlık alanınız spor. Spor ile turizmde biraz daha çekici hale geldik. Konya stadı dünya genelinde 5. seçildi. Bu ne getirebilir şehre? Şehre kazandırdıklarını sorarsak neler söylersiniz?
İnşallah yeni dönemde de yine Konyalı başbakanımız başımızda olacak. Kendisi sevdiğimiz, içimizden birisi. Yıllardan beri de Konya için koşturan bir Konya evladı. Konya eğer yeni bir Marmara olacaksa bu ekipte biz de olmak isitiyoruz. Zaten siyasete girme amacımız da bu. Bugüne kadar Konya’mıza değişik alanlarda hizmet ediyoruz. Seçilmezsek yine hizmete devam edeceğiz. Bizim başka bir seçeneğimiz yok. Biz Konyalıyız ve Konya’ya hizmetten başka şansımız da yok. Konya daha da gelişecek. Madem şehrimiz için 2023’te 15 milyar gibi bir ihracat hedefliyoruz o zaman bu yönde çalışmalıyız. Şuanda bunun sadece 10’da biri kadar ihracat yapıyoruz. Epey bir mesafe kat etmemiz lazım. Diğer alanlar yani spor ve kültürel faaliyetler de güçlü bir ekonominin, sanayinin olduğu bir yerde beraberinde gelişir. Konya’da para kazanmak çok kolay değil. Harcaması da ona göre zor oluyor. Biz Konya’ya hizmetin başka bir mecrasında bulunmak için yola çıktık. Eğer görev verilmezse zaten biz mevcut yerimizde işimize devam ederiz. Spora gelince spor özellikle de şimdi futbol çok popüler. Sadece İspanya’da meşhur takımlardan Barcelona, Real Madrid şimdi bir de Arda’dan dolayı Atletico Madrid’i takip eder duruma geldik. İspanya Devleti’nin naklen yayın haklarından dolayı 4 milyar dolar bir geliri olduğu söyleniyor. La Liga’nın dünyaya sattığı, böyle bir geliri olduğu dile geliyor. Demek ki bir endüstri haline geldi. Geçen haftakulüpler birliği toplantısı vardı ve sadece bu konu gündeme geldi. Belli standartlar oluşturulması gerektiğini konuştuk. Türk futbolunun izlenebilirliği, takibi artması gerektiğini konuştuk. Eğer bunu sağlarsak iyi olur. Son yıllarda Televizyon dizilerinin Arap dünyasında, Balkanlarda çok takip edildiğini duyuyoruz. Bu yapılabiliyor demek ki. Onun için futbolu dünyada belli kulüplerin hegemonyasından kurtarmak lazım. Eşit şartlarda imkan tanılıyorsa her kulüp yarışsın. Anadolu kulüplerinden bir Bursa şampiyon oldu bitti. Trabzon yıllardan beridir şampiyon olamıyor. Dolayısıyla Anadolu kulüplerinin de böyle bir imkana kavuşması gerekir. Ama ben sporun sadece futbol olarak anlaşılmasından da rahatsızım. Günümüzde bu durumdan hep taraftar kitleleri etkileniyor. Spor yapan gençliğe ihtiyacımız var bizim. Bu nedenle bizim geçen yıl başlattığımız bir “Konya Spor Projesi” vardı. Sadece Konyaspor’a gelir kaynağı sağlamak için değildi. Bu Konyalı gençlerimize spor yaptırma amacıydı. Şuanda belediyelerimiz spor salonları falan yapıyor. Bunların biraz profesyonelleşmesi lazımdı. Biz Konyalı gençlerimizi biraz daha profesyonelce spor çekme projesi gerçekleştirdik. Bunun uygulanması için de hep takipçisi olacağız.
Bakmadan Geçme