- Haberler
- Konya
- Konya'da çığır açan teknoloji! Bu makineyle meyvenin raf ömrü 4 günden 2 yıla çıkarıldı!
Konya'da çığır açan teknoloji! Bu makineyle meyvenin raf ömrü 4 günden 2 yıla çıkarıldı!
Genç girişimciler Ali Atlıoğlu ile Said Adil Atlıoğlu, dünyada popüler olmaya başlayan teknolojiyi Konya'da üretmeyi başardı. Mühendis kuzenler, dondurarak kurutma makinesini tasarladı. Freeze dry yöntemiyle meyveleri kuruttuklarını söyleyen Girişimci Ali Atlıoğlu, 'Bu teknoloji sayesinde meyvelerimizin lezzeti ve hacimleri aynı kalıyor. İçindeki su süblimleştirilerek raf ömrü uzatılıyor. Böylelikle ortalama 4 gün olan meyvelerin raf ömrü 2 yıla kadar çıkmış oluyor.' ifadelerini kullandı.
Dünyanın teknolojisi Konya sanayisinde adım adım takip ediliyor. Şehirde yapılan dev projelere bir yenisi daha eklendi. Konya'da mühendis girişimciler, ürettikleri makineyle meyvelerin raf ömrünü dört günden iki yıla kadar uzatmayı başardı. Pard Mühendislik adı altında kurdukları firmalarında Deep Dryer markası ile ürettikleri makinelerinde Freeze dry yöntemiyle meyveleri dondurarak kuruttuklarını belirten firma kurucularından Ali Atlıoğlu, hikayelerini Yeni Haber okurlarıyla paylaştı.
‘GİRRİŞİMCİLİK HAYALİMİZ GERÇEK OLDU’
Üniversiteler için deney düzenekleri üreterek yola çıktıklarını belirten Ali Atlıoğlu, "Eğitim hayatım Konya'da geçti. Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Enerji üzerine de yüksek lisans yapıyorum. 2016 yılından beri üniversitelere kuzenimle birlikte makine imalatı yapıyorduk. Amcamızın şirketi olan Biosan Kimya içerisinde üniversiteler için deney düzenekleri hazırlıyorduk. Bunları yaparken de karşımıza başka bir iş çıktı. Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon sistemiyle karşılaştık. Konu çok günceldi. Dünyada da yeni yeni yapılıyordu. Biz de yüksek basınç sistemleriyle çalışıyorduk. Girişimcilik hayalimiz gerçek oldu." ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK DESTEĞİYLE ŞİRKETİ KURDULAR
TÜBİTAK desteğiyle kendi şirketlerini kurduklarını söyleyen Ali Atlıoğlu, "Üniversitenin son sınıfından itibaren Selçuk Teknokent ve Konya İnnoPark’ta TÜBİTAK 1512 eğitimleri aldık. Aklımızda birkaç fikir vardı. Onlardan birisi olan süperkritik karbondioksit ekstraksiyon cihazı üzerinden projeye başvurduk. 2017 yılında projemiz kabul gördü. TÜBİTAK'ın 1512 girişimcilik programı kapsamında şirketimizi kurduk. Pard Mühendislik ve Otomasyon ismimizle kuzenim Said Adil Atlıoğlu ile birlikte yola çıktık. Cihazımızın ilk prototiplerinin denemelerini yaptık. Türkiye'de ilk kez yapıyor olmamız sebebiyle bazı zorluklarla karşılaştık. Bu zorlukların üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz ve halihazırda SUPEREX markamızı tüm dünyada sektörde bilinir bir marka haline getirdik." dedi.
BİTKİNİN ÖZÜNÜ ÇIKARMAYI BAŞARDILAR
Ürettikleri cihazla bitkinin özünü çıkardıklarını dile getiren Ali Atlıoğlu, "Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon cihazları; başlıca ilaç sektöründe ve gıda sektöründe kullanılıyor. Bitkisel yağlar teknolojik olarak işlemlerden geçiyor ve bu cihazlarda yapılıyor. Bu teknoloji, karbondioksitin yüksek basınca çıkarılıp düşük sıcaklıklarda ekstraksiyon yapmasını ve bitkinin hücresinin içerisine nüfuz edip içindeki apolar veya yarı polar yapıları çözüp dışarı çıkarmasını sağlıyor. İnsanın vücudunun da ürettiği karbondioksidi doğrudan çözücü olarak kullanıyoruz. Sağlığa zararı olmayan bir ürünü çözücü olarak kullanıyoruz. Burada hekzan gibi birinci sınıf zehri kullanmak yerine karbondioksidi tercih ediyoruz. Özetle bu makinemiz için bitkilerin özünü çıkarmaya yarıyor diyebiliriz. " şeklinde konuştu.
PARÇALARI DA KENDİLERİ ÜRETTİLER
Makinenin çoğu parçalarını da kendileri ürettiklerini kaydeden Ali Atlıoğlu, "Zorlu bir sistem olduğu için bazı parçaları üretmek zorunda kaldık. Pompasından, otomasyon sisteminden, regülatörüne kadar bütün parçaları kendimiz ürettik. Yurt dışından aldığımız zaman ürün tedariklerinde problem yaşıyorduk. Daha sonra kendimiz üretmeye karar verdik. Bunu üretince hepsini adım adım 3-4 yıla yaydık ve makinemiz ortaya çıktı. Sistemin yüzde 90'ını kendimiz ürettik diyebiliriz." ifadelerini kullandı.
İHRACATA CİDDİ KATKI
Katma değeri yüksek olan makineler ürettikleri için ihracata da ciddi katkı sağladıklarını vurgulayan Ali Atlıoğlu, "Cihazı yaptık ve başarılı olduk. Türkiye'de şu anda 70 tane cihaz varsa bunun ortalama 55 tanesini biz verdik. Ülkemizdeki altyapıyı tamamladık. Üniversitelere cihaz gönderdik. Yurt dışından; Almanya, Sırbistan, İspanya, Cezayir ve Mısır'a cihazlarımızı gönderdik. Ülkemizin ortalama ihracat rakamı kilogram başına 1 buçuk dolar fakat cihazımızın kilogramı ortalama 80 dolara geliyor. Katma değeri yüksek bir ürün olduğu için ihracata ciddi katkı sağladık." dedi.
'MEYVE İŞLEME SİSTEMİ KURMAYA KARAR VERDİK'
Daha sonraki süreçte MÜSİAD'da yaptıkları istişareler sonucunda meyve işleme sistemi kurmaya karar verdiklerini söyleyen Ali Atlıoğlu, "Kurutma teknolojilerine de giderek merak saldık. Daha sonraki süreçte 2023 yılının Ocak ayında Genç MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi olmak nasip oldu. Sektör Kurulları Başkanlığı görevi tevdi edildi. Alt komisyon olarak da hizmet sektörü, sanayi sektörü, inşaat sektörü ve gıda, tarım ve hayvancılık sektörü oluştu. Üyelerimizle ciddi istişareler yaptık. Bunların sonunda Konya'da da tarım altyapısı olduğu için meyve işleme sistemi yapmaya karar verdik." şeklinde konuştu.
GENÇ MÜHENDİSLER KOLLARI SIVADI
Bünyelerinde bulunan mühendis ekibiyle kolları sıvadıklarını kaydeden Ali Atlıoğlu, "Türkiye'de birçok meyveyi yetiştirebiliyoruz. Örneğin çileğe hiçbir işlem yapmasak raf ömrü çok kısa 4 günde bozulabilir, çileği dondurarak yurtdışına gönderebiliriz fakat bunda da soğuk zincir maliyetleri devreye giriyor. Bu da çileklerimizin tarlada kalmasına sebep oluyor. Sadece Konya'nın değil Türkiye olarak genel eksikliğimiz bunları yurt dışına göndermekte zorluk yaşıyoruz. Bu problemi ortadan kaldırmak için kendi teknolojimizle birlikte en verimli şekilde freeze dry yöntemiyle meyveleri kurutmaya karar verdik. Mühendislik altyapımız yeterli olduğu için bu işe koyulduk. Bünyemizde 17 kişi istihdam ettik. Bunların yarısı da mühendislerden oluşuyordu. Bu işi yapabiliriz dedik." ifadelerini kullandı.
MEYVENİN LEZZETİ AYNI KALIYOR
Ürettikleri teknoloji sayesinde meyvenin kimyasında ve lezzetinde bozulma olmadığını vurgulayan Ali Atlıoğlu, "Detaylı çalışmalar sonucunda makinemizi üretmeyi başardık. Böylelikle meyvenin ömrünü de uzatmış olduk. Makinemizde işlemlerimiz şu şekilde gerçekleşiyor; Ürünlerimiz yıkanıyor. Daha sonra eksi 40 derecede şoklanıyor. Ardından freeze dry dediğimiz kurutma cihazımıza giriyor. Burada vakum altındayken tablalarda ısıtılarak meyvenin içindeki donmuş olan su sıvılaşmadan buharlaştırılıyor. Katıdan direkt gaza geçiyor. Böylelikle meyvenin şekli hiç bozulmadan içindeki suyu uçuruluyor. Meyve sıcaklık görmediği için aroması kalmaya devam ediyor, termal bir bozulmaya uğramıyor. Meyvenin vitamini, minerali yaklaşık yüzde 98 oranında içinde kalabiliyor. Bu işlem meyvesine göre değişmekte olup ortalama 16 ila 24 saat arasında gerçekleştiriliyor. " dedi.
'MEYVE CİPSLERİ ÇOCUKLAR DA ÇOK SEVECEK'
Makinelerinde üretilen kurutulmuş meyveleri çocukların da çok seveceğini belirten Ali Atlıoğlu, "Çocuklar, normal şartlarda paketlenmiş cips yiyeceklerine aynı hazla kurutulmuş meyve cipslerimizi yiyebileceklerini düşünebiliriz. Gitgide bu yaygınlaşacak. Aileler de bunu ister. Çocuklar için hem sağlıklı hem de cips gibi sağlıksız ürünlerden kurtarma yöntemi diyebiliriz. Çıkan ürün yurt dışında meyve cips diye geçiyor. Amerika'da şu anda çok yaygın. Hemen hemen her petrolde paketlenmiş olarak bulunabiliyor. Türkiye'de de üçüncü nesil kahve satışı olan kafelerde bulunuyor. Yavaş yavaş tüketilmeye başlandı. Fakat buradaki ürünlerin çoğu maalesef kaliteli ürünler değil. Kaliteli meyvelerden oluşan ürünler yurtdışına gönderiliyor. Ürettiğimiz cihaz yaygınlaştığında artık bizler de ülkemizde kaliteli meyveden üretilmiş olan kurutulmuş meyveleri tüketebileceğiz diyebiliriz." şeklinde konuştu.
'VAKUM ALTINDA KURUTMA İŞLEMİ YAPILIYOR'
Ali Atlıoğlu, "Vakum altında kurutma işlemi yapılıyor. Yüksek sıcaklıklara çıkmadan süblimleşme sağlanıyor. Meyve çıktıktan sonra paketlemeler yapılıyor. Bu işlemin de nem kontrollü alanda hızlıca yapılması gerekiyor. Ürün çok kuru olduğu için çevredeki nem ürüne yapışabilir. Bu sebeple uygun paketlemeler yapıldıktan sonra oda şartlarında raf ömrü dört gün olan çileğin ömrü 2 seneye çıkarılabiliyor. Hemen hemen tüm meyveler için de bu raf ömrü aynı oluyor. Hacmi aynı kalıyor, ağırlığı düşüyor. Böylelikle de aynı meyve, suyu alındığı için gramajı da düşmüş oluyor. Ayrıca bir tüm meyvede aldığımız hazzı bir dilimde almış oluyoruz. Çünkü suyu alındığı için ağza yoğun tat geliyor. Dünyada bu sistemle kurutulması mümkün olan en yaygın meyveleri çilek, mango, elma, muz, ananas, incir, ejder meyvesi olarak sıralayabiliriz." dedi.
HEM EV TİPİ HEM DE EDÜSTRİYEL ÜRETİLEBİLİYOR
Evlerinde kullanmak isteyenler için küçük boyda da makine üretimlerinin olduğunu dile getiren Ali Atlıoğlu, "Makinelerimiz; şu anda tüm dünyada hem ev tipi hem de endüstriyel olarak yapılabiliyor. Bizler yaş ürün kapasitesi olarak 3 kilogramdan 1 tona kadar yapabiliyoruz. Türkiye'deki en büyük tesis de 6 tonluk kapasiteye sahip. Bu makine de yurt dışında yapıldı. Bu lezzeti daha önce tatmamış olanlar normal kurutulmuş meyve diyorlar. Ön yargıları yıkmak için ziyaretimize gelip tatmalarını istiyoruz. www.deepdryer.com sitemizden bizlere ulaşabilirler. Pard Mühendislik ve Otomasyon şirketimiz altında farkı markalarımız var “Superex” ve “Deep Dryer” bu markaların başında geliyor. Meyve işlemeyle alakalı, yıkamadan, dilimlemeye makine için boylamasına kadar meyvenin işlenmesi, dondurulması ve kurutulması teknolojilerini yaparak anahtar teslim fabrika hizmeti veriyoruz." ifadelerini kullandı.
'MÜSİAD KONYA SAYESİNDE MAKİNELERİMİZİ TANITTIK'
Ürettikleri makineleri MÜSİAD Konya Şubesi sayesinde tanıtmayı sağladıklarını söyleyen Ali Atlıoğlu, "MÜSİAD Konya Şubemizin bu ürünümüzün tanıtımında ciddi katkısı oldu. Makinemizde ürettiğimiz kurutulmuş meyvelerimizden hasbihal programına götürdük. Orada bu makineden evleri için almak isteyenler oldu. Bu teknolojinin Türkiye'de yaygınlaşması gerektiğini söylediler. Amacımız bu makineleri Türkiye'de yaygınlaştırıp, ülkemizdeki meyve altyapısını ve lezzetini koruyarak kurutup dünyaya çok daha düşük maliyetlerle göndermektir. Ürünlerimizde herhangi bir kimyasal işlem olmadığı için kendi doğallığını koruyarak işlemleri yapıyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.
Bakmadan Geçme