Konyalı kitapseverler bilinçli

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Eğitimevi Organizasyonu'n düzenlediği Konya Kitap Günleri Fuarı ilk gün ki yoğunluk ile devam ediyor.

Kitapseverlerin yazarlar ile buluşma imkânı bulduğu fuarda yazar Mehmet Kamil Berse ve genç yazar Büşra Ateş okuyucular ile bir araya geldi.

Konya Kitap Günleri’nde, kitapseverler Mevlana Kültür Merkezi’nde yazarlarla buluşmaya devam ediyor. Doğuştan MSA hastası olan 19 yaşında ki yazar Büşra Ateş hastalığını anlatan kitabını tanıtırken İstanbul’dan gelen yazar Kamil Berse kültür ve medeniyet hakkında bilgiler verdi.

GENÇLERE UMUT IŞIĞI OLMAK İSTİYOR

Büşra Ateş 19 yaşında genç bir yazar. Onu diğer yazarlardan ayıran bir özelliği de doğuştan gelen MSA rahatsızlığı. Hastalığı nedeniyle okula gidemeyip evde eğitim alan Ateş, çıkardığı kitabı ile birçok hastaya umut ışığı olduğu gibi gençler için azmin teşkil ediyor. Kendisi ve kitabı hakkında bilgi veren Büşra Ateş; “Ben 1998 doğumluyum. SMA hastası olarak doğdum. Kitabımı da bu hastalığımdan yola çıkarak yazdım. Benim gibi arkadaşlarıma ışık olsun istedim. Evde eğitim aldım. Hayatım boyunca okula gidemedim. Evde eğitimim boyunca öğretmenlerimin de verdiği cesaret, destek ve emeği ile bu kitabı yazdım. Umarım kitabım insanlara cesaret verir. Konya Kitap Fuarı’nda ortam çok güzel. Okuyucularla buluşuyoruz, güzel bir etkileşim oluyor. Her zaman diyorum yazarlar okuyucuların kalplerine dokunmak için yazarlar. Bende onun için yazdım. Okuyucularda da bunu hissediyorum. Kitap Fuarı Organizasyonu’nu çok başarılı buldum sadece daha sık yapılması ve merkeze daha yakın bir yerde yapılması katılımı daha da artıracaktır diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Büşra Ateş

“HERKESİN KÜLTÜRE KATKISI OLMALI”

Konya Kitap Günleri Fuarı’na İstanbul’dan gelen Mehmet Kamil Berse yaptığı kültür çalışmaları hakkında bilgi verdi. Çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Berse; “Ben, İstanbul’dan geldim. Kültürümüzü devam ettirmeye gayret eden bir yazarım. Cumhurbaşkanımız bir özeleştiri yaptı. Biz 15 yılda çok şey yaptık ama kültür ve eğitim konusunda noksanız demişti. Bu noksanlığı bakanlar bir vazife bilerek üzerine gittiler. Şehircilik Bakanlığı ve Şehircilik Şurası hazırladık. Eğitim Şurası düzenlendi. Geçtiğimiz Mart ayında Milli Kültür Şurası düzenlendi. Cumhurbaşkanımız da bunların takipçisi olacağım demişti. Takip ettiğini biliyoruz. Bizde bu vatanın bir ferdi olarak gayretlerimizi sürdürüyoruz. Yapılan çalışmaların gayretlerin mutlaka faydası var. Yaptığımız çalışmalar tespit ve tavsiye makamında. Rapor hazırlayıp veriyoruz. Önemli olan uygulayıcının onu nasıl uygulayacağı ve ne yapacağıdır. Bizde bunun takipçisi olacağız. Bu ülkede yaşayan herkesin buna katkı sağlaması gerekiyor. Bu sadece yazarın çizerin görevi değil. Hiç ummadığınız insanlardan kültüre çok fazla katkılar buluyorsunuz. Yeter ki siz o insana dokunun. Şahsıma gelince ağırlıklı olarak kültür ve medeniyet üzerine yazılarım var. Birde dünyayı ve Türkiye’yi çok dolaştım. Gezdiğim ülkelerin kültürlerini yazmaya devam ediyorum. İstanbul’u çok sevdiğim için birçok seminer ve konferanslar veriyorum. İstanbullu olmayı anlatıyorum.” şeklinde konuştu.


Mehmet Kamil Berse

“KÜLTÜR AKTARAMADIĞIMIZ SÜRECE KÖTÜYE GİDİYOR”

Kültürü yaşatacak olanların bizler olduğunu ve herkesin üstüne düşeni yapması gerektiğini söyleyen Berse; “Geçmişten gelen kültürümüz ve medeniyetimiz var. Kültür tek bir şey değildir. Yeme içme, konuşma, günlük yaşam, aile kültürü vardır. Bunlar tamamlanınca medeniyeti temsil eder. Bizde bunlar zamanla nakız duruma düştü. Neden düştü? Bu toplumda eskiden üç kuşak aynı yerde yaşar ve büyürdü. Şimdi o kalkınca ortadan geçmişle bağı kopan bir nesil yetişiyor. Bu böyle gidince bazı kültürlerimiz kendiliğinden yok oluyor. Günlük gaileler var, anne baba çalışıyor bildiklerini bile çocuklarına aktarabilecek zamanı oluyor. Velev ki bir arada oturma alışkanlıkları bile telefon gibi alışkanlıklar ile eksi duruma geliyor. Ve maalesef konuşmanın bile zorlaştığı bir döneme giriyoruz. Dilimiz bunun için eksi duruma geçiyor. 200-300 kelime ile konuşuluyor diye şikâyet ediyoruz. Fakat konuşmaya konuşmaya bu durum oluşuyor. Kültür de aktaramadığımız sürece kötüye gidiyor. Bunu kurumların yaşatması lazım, anne babaların yaşatması lazım, medyaya çok görev düşüyor, medyanın bunu çok iyi yapması lazım. Bu işler biraz da gönül işidir. Siz yapmak isterseniz Allah bir şekilde yardım edecektir ve olacaktır. Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN SİYASET SÖZLÜĞÜ”

Recep Tayyip Erdoğan Siyaset Sözlüğü kitabı hakkında bilgi veren yazar Berse; “Bu çok ciddi bir kitaptır. Fakat son 10-15 yıldır Recep Tayyip Erdoğan adı verilen çok kitap çıktı. Recep Tayyip Erdoğan ismi prim yaptığı için ve kitabın satması için bu kullanıyorlar. Kimseyi yargılamak istemiyorum ama maalesef çıkan kitapların çoğu böyle. Burada Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili herhangi bir yorum yok. Bu kitabın bütün sayfaları, bütün cümleleri Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Recep Tayyip Erdoğan’ın Ak Parti’nin kuruluşundan itibaren yaptığı bütün konuşmaları taradık. Bu konuşmalardan kavramlar çıkardık. Ve bu kavramlar hakkında Recep Tayyip Erdoğan ne söylemiş ekledik. Mesela demokrasi kavramı, 2004’te ne demiş, 2008’de ne demiş. Alfabetik bir sıra ile yaptık. Kitap ilk yayınladığında kendisine takdim ettik ‘bakacağız bakalım’ dedi. Dedim ki bu kitabın yazarı sizsiniz. En çok önümüze çıkan kavram demokrasi oldu. Her şehirle ilgili sözleri vardır. Konya’da var bunların içerisinde. Özgürlük var. Din ve siyaset ilişkisi. Bu kitapta birde siyaset içerisinde nasıl ilkeli bir tutum içerisinde olduğunu, fikirlerinin nasıl bir ilke olduğunu, 2002’de ne söylediyse 2012’de de aynısını söylediğini görebilirsiniz. Bu çalışmayı devam ettireceğiz. Yayınlamasak bile kaynak olarak kalması gerekir. Bunun gayreti içerisinde olacağız.” dedi.

MİLLİ EĞİTİM’İN FUARA KATKISI ÇOK ÖNEMLİ

Konya Kitap Günleri Fuarı’ndan ve Konyalı kitapseverlerin ilgisinden çok memnun olduğunu belirten Mehmet Kamil Berse; “Konya’yı seviyoruz. Burada bir sıcaklık hissediyorsunuz. Kitap fuarına çok güzel bir ilgi var. Özellikle Milli Eğitim’in çocukları kitap fuarına taşıması çok önemli. Çocukların küçük yaşta kitapla tanışması bu kokuyu hissetmesi çok değerli. Bunlar hayat boyu unutulmayacak şeyler. Bütün şehirlerde bu şekilde yapılmalı. Kitapseverler çok bilinçli. Gelip sorgulamalarından anlayabiliyorsunuz. Kitap çok önemli. Artık elimizde teknoloji var, bunlar kitabın yerini alır tartışmaları yaşanıyor. Ben buna katılmıyorum. Elimizde ki teknoloji anında başvuruda olacak işlemlerde yararlanılır, kitabın yeri her zaman ayrı olur.” ifadelerini kullandı.

BÜŞRA AKSAKBAĞI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme