Konya’nın bir tarım şehri olduğunu ve Türkiye için de çok önemli olduğunu ifade eden Lusna Makine sahibi Mehmet Genç, tarım arazilerinin verimli kullanılması, çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve yeni teknolojilerin takip edilmesi durumunda Konya’nın Türkiye’ye yetebileceğini söyledi.
Lusna Makine San. ve Tic. Şirketi kendi bünyesinde ilaçlama makinası, süt sağma makinası, yem kırma makinası ve sap parçalama makinası gibi ürünleri ürettiklerini söyleyen Mehmet Genç, ‘’Ağırlıklı olarak çiftçilerimizin kullandığı tarım makinaları üretmekteyiz. Buna ilave olarak bir dış ticaret firması olduğumuz için, hem Konya’dan hem de Türkiye’den toparladığımız ürün veya projeleri yurt dışında gerçekleştirerek çalışmaktayız. 12 bin metrekare kapalı alan olmak üzere toplam 20 bin metre kare alanda üretim yapıyoruz. Mesela yurt dışında bir soğuk hava deposu kurabiliyoruz. Bize gelen projeyi yurt dışında tatbik edip, anahtar teslim işler de yapıyoruz. Ürünlerimizi ülkemizin birçok yerine gönderebiliyoruz. Türkiye’de tanınan bir markayız. Yaklaşık 25 ülkeye de ihracat yapıyoruz. Çeşidimizin çok olmasının getirdiği de bir avantajımız var. 70 çeşit ürünümüz var. Teknolojiyi takip edip Ar-Ge çalışmalarına önem veriyoruz. Yurt dışında fuarlara katılarak gelişmeleri takip etmeye çalışıyoruz. Bazen çiftçilerimizin yönlendirmeleri de bize katkı sağlıyor. ‘’dedi.
ÜLKE TARIMI İÇİN KONYA ÇOK ÖNEMLİ
Konya’nın bir tarım şehri olduğunu ve Türkiye için de çok önemli olduğunu ifade eden Genç ‘’ Konya bir tarım şehri ve Konya için tarım çok önemli. Tarım makinaları sektöründe de Konya bir kale konumunda. Bu alanda Türkiye için çok önemli bir şehir. Şunu da gururla söyleyebilirim ki yurt içinde ve yurt dışındaki fuarlarda Konyalı firmalar hep ağırlıkta olurlar. Bir tarım fuarı düzenlenecekse ve orda Konyalı bir firma yoksa o fuara fuar denilmez. Diğer illerden 5-10 firma varsa Konya’dan 20 tane olur. Bu da Konya’nın tarımda ileri bir şehir olduğunu göstermektedir. Eksikliklerimiz de yok değil. Tarım makinalarının kaba olması bizim sektörümüz için bir dezavantaj oluşturuyor. Bizim ürünlerimizin kilogramı 2 dolarsa, başka bir teknolojik ürün olursa daha fazla katma değer sağlıyor. Biz de hem çiftçimizin işlerini kolaylaştırmak için hem de kendi kar marjımızı artırmak için teknolojiye daha fazla yatırım yapıyoruz. ‘’ ifadelerini kullandı.
KONYA’NIN BÜYÜK POTANSİYELİ VAR
Konya’nın tarım konusunda büyük bir potansiyelinin olduğunu ancak bazı eksikliklerin giderilmesi gerektiğini aktaran Genç, ‘’Çiftçilerimiz Tarım İl Müdürlükleriyle, Ziraat Odalarıyla irtibat içinde olmaları gerekiyor. 20 bin çiftçi varsa bunun 10 bin tanesi Ziraat Odasına üye oluyor. Topraklarını tahlil dahi yaptırmayan çiftçilerimiz var. Mesela yağış yok biz halen buğday ekmeye çalışıyoruz. Hangi bitkiyi nerde nasıl ekeceğimizi bilmiyoruz. Bu konuda köylerde toplulaştırma yapılıyor. Bunun çok büyük faydaları oluyor. Tarım İlçe Müdürlüklerimiz çiftçilerimizi yönlendiriyor. Gelecekten ümitliyim. Hollanda’ya baktığımız zaman Konya kadar bir ülke ama sadece gül ihracatı Konya’nın ihracatından kat kat fazla. Toprağıyla, suyuyla Konya arazisi daha verimli kullanılırsa sadece Konya Türkiye’ye yeter. Yurt dışına gittiğimizde 100 dönümlük araziyi ve 100 tane hayvanı sadece 3-4 kişi idare ediyor. Her şey makineleşmiş durunda. Bu işleri yapanların hepsi de üniversite mezunu. Yaptıkları işleri severek yapıyorlar. Çiftçilerimiz de makine kullanmazsa 100 dönümlük yeri 100 kişi idare ederse para kazanamaz. Bunun için daha fazla bilinçlenmemiz lazım, yeni teknolojileri takip etmemiz lazım ve ar-ge çalışmalarınıza önem vermemiz gerekiyor.’’ dedi.
AR –GE ÇALIŞMALARINA YATIRIM YAPMALIYIZ
Konya tarımının daha fazla gelişmesi için herkese görevler düştüğünü belirten Genç, ‘’Konya tarımının gelişmesi için, hem bizlere, hem çiftçimize, hem de basınımıza büyük görevler düşmektedir. Öncelikle biz teknolojiyi takip ederek, Ar-ge’ye yatırım yapma konusunda biraz daha gayretli olmamız gerekiyor. Çiftçilerimize hesaplı, kullanılabilir, sağlam makinalar yapmamız gerekiyor. Yeni gelen nesiller bazı şeyleri de kırmaya başladı. Önceden bir model getirilir aynısı kopyalanırdı. Demirin özelliklerine bakılmaz, tahlilleri yaptırılmazdı. Çeliğin hangi çelikten yapıldığına bakılmazdı. Bir ay sonra da makinalar kırılır, parçalanır, dağılırdı. Nerden kırıldıysa da oraya parça yapılır, ya da biraz daha kalın parça kullanılarak sorun çözülmeye çalışılırdı. Bu eksiklikleri Konyalı sanayicimiz görmeye başladı. Bu ada çiftçiye yansıdı. Bunun yanında çiftçilerimiz de bilinçli olmalı. Çiftçimiz ürün alırken daha çok fiyatına bakıyor. Kalitesine pek dikkat etmiyor. Bu konuda çiftçilerimiz merdiven altı diye tabir ettiğimiz ürünlerden almamalı. Markası olan, belgeleri olan, bilinen firmalardan standartlara uygun ürünleri tercih etmeleri lazım. Konya’da bu konu ile ilgili Kon-Tar-Küm adında bir yapılanma var. Bu dernek Konya tarımı ile ilgili çalışmalar yapıyor. Bu da kaliteyi beraberinde getiriyor. Yurt dışı fuarlarına gidip gezdiğimizde daha çok eksiğimizin olduğunu görüyoruz. Gelişmeler olumlu ancak kat edecek daha çok mesafemiz var.’’ şeklinde konuştu.
2016’DAN UMUTLUYUZ
2015 yılını değerlendirerek, 2016 yılı beklentileri hakkında konuşan Genç. ‘’2015 bizim sektörümüz için gerçekten yoğun geçti. Hükümetimizin tarıma vermiş olduğu desteklerden dolayı tarım sektörü ya da tarım makinacılığı sektörü çok iyi geçti. Ben tarım makinaları işiyle uğraşıp da geçen sene kötü geçti diyeni duymadım. Tarım sektörü özellikle de Konya’da son 3-4 yılda büyüme yönünde ivme kazanmıştır. Üstelik yatay değil, dikey büyüme şeklinde olmuştur. 2016’dan da inşallah ümitliyiz. Tabi maalesef bu sene biraz kuraklık var. Yağışlar iyi olursa, çiftçinin morali yerinde olursa, çiftçilerimiz yatırım yapıyor. Elindeki değiştiriyor ya da daha yenisini alıyor. Yağışlar kötü olursa da morali bozuk oluyor. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönemde olduğu gibi bir karamsarlık oluyor. O dönemde de siyasi istikrarın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Çiftçi içinde yağışlar çok önemli. Çiftçinin cebinde para olursa harcar. Biraz daha morali yerinde olursa borda dahi giriyor. ‘’ dedi.
HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ