Konya'ya gelen depremzede yaşadıklarını tek tek anlattı
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Gaziantep'ten Konya'ya gelen Sinan Taşdemir isimli bir depremzede Konya'da yaşadığı anları tek tek sosyal medyada yayınladı. Konya'da hemen hemen herkesin kendisine yardım etmeye çalıştığını söyleyen Depremzede Taşdemir, 'Ben bu kadar iyiliğe ve hürmete nasıl vefa gösterebilirim' dedi.
Gaziantep’ten Konya’ya gelen depremzede vatandaş Sinan Taşdemir, Konyalıların her alanda depremzedelere yardım için yarıştıkları anları bir bir anlatarak vefa gösterdi. Konya hakkında diye yazısına başlayan Taşdemir, “Bunu da yazmazsam duramam; lütfen sabır ve güleryüzle okuyun!
Kadir isminde ziraat mühendisi bir abimiz bana mesaj atıp: "annemin oturduğu bir dairem var, gelin ücretsiz oturun" dedi. Fakat, yaşlı annem artık apartmanda oturmak istemediği için olmadı. Ve de evlerinde misafir olduk, çeşitli Konya ev yemeği yedik, çok beğendik ve şimdi Kadir Bey'le arkadaş olduk. Ayrıca, kuzeni Fatih Bey'de bir kurumda iş için bana referans oldu, cevap bekliyorum.
Küçük yeğenlerim için kebap alalım dedik ve Selçuklu Belediyesine varmadan sağda... Hacızade Restaurant'a girdik, ismini şu an hatırlayamadığım sahibi, personeline talimat verip ücret almayın demiş. Meblağ yüksekti, ısrar ettik ama bizden para almadılar.
Selçuklu Mahallede bir halk kafesinde Birol isminde emekli bir astsubayla tanıştım. Astsubay abi, bugün hanımına çeşitli yemekler yaptırıp tencerelerle yurda getirdi. İkinci kez güzel bir ev yemeği yedik. Konya mutfağı, Antep mutfağını arattırmadı, yine hayran kaldık.
Ve şimdi, emekli bir Astsubay abim daha oldu.
Kampüste Şemsi Tebrizi yurdundan çıkıp dolmuşa bindim, kaptan bana: "depremzede misin?" dedi. "Evet" dedim. Kaptan abi yiğit duruşuyla bana: "koy parayı cebine" dedi. Birşey diyemedim.
İş başvurusu için CV'min ve projelerimin çıktılarını alacaktım. Çarşıda sorarak denk geldiğim bir fotokopici sıkılmadan yardımcı oldu, biraz muhabbetten sonra ödeme yaparken, bana: "koy parayı cebine, eğer o parayı bırakırsan bu dükkana giremezsin" dedi. Yine birşey diyemedim.
Yolda "etli ekmek nerede yenmeli?" diye sorduğum bir abi, tarif etti ve benimle beraber bir lokantaya geldi, beraber yedik ve zorla ödeyip çıktı. Kim olduğunu arada konuşarak öğrendim, ismi Süleyman ve Verenel Derneği'nde görevliymiş, o gün Hatay'a yardım götüreceklerini söyledi.
Kültür parkında giderken bir şeye sitem etmiştim, tanıştığım temiz yüzlü iki genç, Antepli olduğumu öğrenince, "Hocam Kafem de bir çay içelim mi?" dedi. Ve iki gençten birisi olan Mustafa kardeş, Selçuk Üniversitesinde öğrenciymiş, diğer kardeş ise yüksek lisans yapıyormuş. Buradaki çoğu insan gibi bir isteğimi sordular ve şimdi iki arkadaşım daha oldu. Konya'ya geleli üç hafta oldu ve bunun gibi birçok insanla karşılaştım ve üstelik buradan bana mesaj yazıp iyilik yapmak isteyen arkadaşları yazamadım henüz. Kimine cevap yazamadım, kimini ekleyemedim, karıştırdım kim kimdir diye? İnanın kendimi vefasız hissettim. Buradaki kardeşlerime bir katkım olsun veya nasıl faydalı olabilirim diye bazı kurumlara gidip müracaat ettim, nasipse olur. Fakat, benim için şu an önemli olan, ben bu kadar iyiliğe ve hürmete nasıl vefa gösterebilirim? Sizinle birşeyler paylaşmak ve burada muhabbet etmek hoşuma gidiyor. Rabbim, sizi korusun, evlerinize ve işlerinize bereket versin”
Bakmadan Geçme