Koronavirüs sirkeye yaradı!

Bağışıklığı artırmada etkili olduğu bilinen sirke, Koronavirüs sürecinde en çok tercih edilen ürünler arasında yer almaya devam ediyor.

Koronavirüs sirkeye yaradı!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Yaklaşık 6 yıldır sirke yapım işiyle uğraşan Kadir Çakır, 35 çeşit sirke üreterek dünyaya açıldı. ‘Yöreden Mutfağa’ adlı sosyal medya hesabından da yoğun ilgi gören Çakır, ürettikleri sirkeleri 6 ülkeye ihraç ediyor. Her sirkenin sağlığa iyi gelen özelliklerinin olduğunu söyleyen Çakır, sirkelerin nasıl tüketilmesi gerektiği hakkında da bilgi verdi.

35-cesit-sirke-uretti-4.jpg

Yöreden Mutfağa Firma Yetkilisi Kadir Çakır, ürettiği 35 çeşit yüzde 100 doğal sirkeyle her derde deva oluyor. Özellikle bağışıklığı artırmada etkili olan sirkeler Koronavirüs sürecinde en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Sirke yapmaya nasıl başladığını anlatan Çakır, “Herkesin bildiği sirke çeşitleri var ve biz bunu biraz daha çığırından çıkaralım dedik. Artık böğürtlen, incir, kiraz, ceviz derken 35 çeşit sirke yaptık. Şu anda 8 tane sirkemiz organik sertifikalıdır.  Türkiye’de yaklaşık bin 500, 2 bin civarı aktarla çalışıyoruz. Ayrıyeten 70 tane şarküterimiz var. Ürünlerimiz doğal fermantasyon sirkelerdir. Yani meyveler ve meyvelerin suyuyla yapıyoruz. Diğer fermantasyon sirkelerle farkımız, onlar saatler içinde oluşurken biz en az bir yıl bekletmeli sirkeler yapıyoruz” dedi.

35-cesit-sirke-uretti-2.jpg

‘ÜRÜNLER İLAÇ DEĞİL ŞİFA KAYNAĞIDIR’

Sirkelerin hepsinin bağışıklık artırmada etkili olduğunu belirten Çakır, “Bu arada ürünler ilaç değil, doğadan gelen şifa kaynağıdır. Bir meyve veya sebze düşünün faydası sirke olunca bin kat daha faydalı ve şifalıdır. Çünkü probiyotik ihtiyacımızın hepsi bağırsak sağlımızdan geçiyor. Bağırsak sağlığı için de sirke tüketmelerini öneriyoruz. Mide problemleri olanlar sirkeleri tok karnına tüketiyorlar veya öğünlerle beraber tüketiyorlar. Mide problemleri olmayanlar, sabahları aç karnına bir bardak suya iki-üç yemek kaşığı ekleyebilirler. Oda sıcaklığındaki suyla tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bizim ürünlerimizde ISO belgemiz, kalite sertifikalarımız, helal sertifikalarımızın hepsi mevcuttur. Topraktan başlayıp son kullanıcıya kadar ulaşan bir organikliğe sahibiz” şeklinde konuştu.

35-cesit-sirke-uretti-1.jpg

‘SİRKE BAĞIRSAK SAĞLIĞINI GÜÇLENDİRİYOR’

Sirkenin bağırsak sağlığını güçlendirdiğini vurgulayan Çakır, şunları aktardı: “Alıç sirkesini kalp damar şikayetlerinden dolayı kullanan müşterilerimiz çok fazlaydı. Genelde bilinen sirke elma, üzüm ve alıçtır. Alıç meyvesi direk kana karıştığı için damar açıcı özelliği çok güçlüdür. Biz zaten bu şekilde başladık ama pandemi dönemi çok kötü geçiyor. Herkeste bir bağışıklık düşüklüğü var, çünkü doğal beslenmiyoruz. Bağırsak sağlığımız güçlü olursa sağlıklı bir şekilde beslenebiliriz. Sirkeler zararlı bakterileri yok ediyorlar. Bizim şu anda 4 hırsız sirkemiz de var. 17’inci yüzyılda Marsilya’da meydana gelen bir veba olayında 4 tane hırsız türüyor. Herkes öldükten sonra zenginlerin para ve mücevherlerini çalıyorlar. En sonunda da yakalanıyorlar. O 4 hırsıza vebadan nasıl kurtulduklarını sorduklarında, elma sirkesinin içerisine lavantayı, eğri otunu, karabiberi ve sarımsağı 15 gün güneşte yatırdıklarını söylüyorlar. Sonra elimize yüzümüze sürdük dezenfekte ettik diyorlar. 4 hırsız sirkesi Fransa’da gıda kodeksinde var.”

35-cesit-sirke-uretti-7.jpg

‘DOĞAL SİRKELER BUZDOLABINDA SAKLANMAMALIDIR’

İnsanların sirke alırken nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Çakır, “Sirke alırken, sirkenin dip tortularına, nerede yapıldığına, üretim tesislerine, işletme kayıp numarasına bakmaları gerekmektedir. Çünkü sirkeler alkol fermantasyonu geçiriyor. Türk Gıda Kodeksine uygun olan, alkol fermantasyonunu tamamlamış ve oluşmuş sirkedir. Yani şarap halinde satılmayacak.  Doğal sirkeler buzdolabında saklanmamalıdır. Renklerinde kararma yapar. Çünkü bunlar canlı bakteridir. Diyet listelerinde genellikle elma sirkeleri var. Bu aralar sandaloz sakızlı bir elma sirkesi yaptık. Sadaloz sakızı Afrika’da ağaç içerisinde yetişen bir reçinedir. Tadı tuzu olmayan bir ürün ama diyetisyenlerimiz elma sirkesiyle tavsiye ediyorlar. Biz de sandaloz sakızıyla elma sirkesini beraber kurduk. Bu şekilde metabolizma hızlandırmak, yağ yaktırmak için tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘SİRKEDEN VAZGEÇMEYİN’

Konyalı vatandaşlara doğal sirke türlerini tatmaları tavsiyesinde bulunan Çakır, “ Buğday çimi suyu sirkesi, ananas sirkesi ve sandaloz sakızlı elma sirkesi en çok tavsiye edilen gruptur. Balzamik sirkemiz de çok fazla tavsiye edilir. Onun içinde de üzüm ve üzüm pekmezi var. Salatalarda nar ekşisi yerine kullanabilir bu ürünler. Tadı ve kokusu harikadır. Özellikle tavuk ve suşi restoranları için yaptığımız pirinç sirkemiz var. Pirinç sirkemizi de genellikle güzellik merkezlerimiz kullanıyor. 1 kaşık su ile bir kaşık sirkeyi birleştirip sonrasında tonik olarak kullanmalarını tavsiye ederiz. Pirinç sirkemizi Çin restoranları çok alıyor. Yüzde yüz pirinçten elde ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘BALZAMİK, SİRKELERİN PADİŞAHIDIR’

“Balzamik sirkemiz salataların kahramanı, sirkelerin padişahı olarak geçer” diyen Çakır, “ Buğday çimi suyu sirkemiz bizim patentli ürünümüzdür. Vücuda B17 desteği ve kemoterapi sonrası hücre yenileyici özelliği çok güçlüdür. Portakaldan 60 kat daha fazla C vitamini bulundurmaktadır. Oda sıcaklığındaki suya 2-3 yemek kaşığı ekliyoruz. Tadını sizler belirliyorsunuz. Gebeler mutlaka hekimine danışmadan kullanmasınlar. 4 yaş üstü çocuklar da sirke tüketebilir.  Eğer çocuklar tadını beğenmezlerse içine doğal bal ekleyip de tüketebilirler. Onlar da 1 çay bardağına bir tatlı kaşığı bal ekleyip tüketebilirler” diye öneride bulundu.

SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ

Bakmadan Geçme