Küçükbaş hayvana yoğun talep var
Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, geçtiğimiz yıl daha önce hayvancılıkla uğraşısı olmayan 17 bin üniversite mezunu girişimcinin sektöre dahil olduğunu söyledi.
Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, geçtiğimiz yıl daha önce hayvancılıkla uğraşısı olmayan 17 bin üniversite mezunu girişimcinin sektöre dahil olduğunu söyledi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fettah Öztürk, Konya’da da geçen yıl küçükbaş hayvancılığa talep patlaması yaşandığını söyleyerek salgında küçükbaş hayvancılığın altın çağını yaşadığını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl altın çağını yaşayan küçükbaş hayvancılık bu yıl kuraklıktan etkilenen sektörler arasında yer alıyor. Türkiye genelinde küçükbaş hayvan sayısının yüzde 12 oranında arttığının bilgisini veren Başkan Fettah Öztürk, “Geçtiğimiz sene artış gösteren küçükbaş hayvancılığın bu yıl ki oranları henüz belli değil. 50 yıldır küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Biz bu aylarda koyuna yem saman vermezdik ama şu an veriliyor. Bu durum Konya’nın tamamında geçerlidir. Küçükbaş hayvancılığın ilerlemesinin, hızlı gitmesinin önünü kuraklık kesiyor. Kuraklık bizim için bir tehdittir. Konya’da Damızlık Koyun ve Keçi Birliğine Bağlı toplam 10 bin üyemiz bulunmaktadır. Geçen yıl birliğimize üye olmak için sanayici, iş adamı gibi birçok arayan oluyordu. Geçen yıl küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine başlamak isteyenlerin hiçbiri bu yıl ortada yok” dedi.
KÜÇÜKBAŞ’A İLGİ NEDEN ARTTI?
Geçen yıl küçükbaş hayvancılığa olan ilginin neden arttığını kaydeden Öztürk, “Konya’da geçen yıl 165 bin hayvan sürü büyütmeye geç katıldı. Bunun desteği alındı ancak bu yılın nasıl gideceğini ancak önümüzdeki yılda görebiliriz. Şu anda ben hiç kimsenin küçükbaşa gideceğini yatırım yapacağını zannetmiyorum. Çünkü kuraklık büyük bir tehdit. Saman fiyatı, yonca fiyatı, arpa fiyatı belli. Kuraklık yem fiyatlarını oldukça etkiliyor. Hal böyle olunca da insanlar küçükbaş hayvancılığa yönelmekten geri kaçıyor. Geçen sene küçükbaş hayvancılığa yönelik müthiş bir algı vardı. Herkes koyun yetişticiliğine konuşuyordu. Çünkü pandemi döneminde insanların birçoğu evde kaldı. Sıkıldı ve başka işlere yönelmeye başladı. İnsanların normalleşmeyle birlikte yeniden rahatlığa, serbestliğe ermesiyle birlikte gezmeler arttı. Hal böyle olunca da küçükbaş hayvancılık unutuldu. Bu işi yapan insanları kuraklık da etkilemez ancak bu işi atamızdan beri yapıyorsak, bu bizim mesleğimizse üreticiler bunu yapmaya devam edecek. Konya’daki 10 bin üreticinin 9’binin başka yapacakları bir işleri yok. O bin kişi ise sektöre girer, çıkar, kalıcılığı olmaz” şeklinde konuştu.
‘ÖNÜMÜZDEKİ KIŞIN ZOR GEÇECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ’
Küçükbaş hayvancılıkta önümüzdeki kışın zor geçeceğine değinen Öztürk, şunları belirtti: “Geçen yıl Konya’da büyükbaş hayvancılığa girmek isteyen sanayiciler, iş insanları ve öğrenciler, öğretim üyeleri oldu. Geçen yıl müthiş bir arz talep vardı ama şu anda o artış yok. Ama önümüzdeki yıllarda artış olup olmadığına bakacağız. Konya’daki küçükbaş hayvancılık üretimini ne kuraklık etkiler ne başka işler etkiler. Bizim işimiz tamamen küçükbaş hayvancılıktır. Sektöre girmek isteyen diğer insanlar başka işlere de yönelebilirler. Küçükbaş hayvancılığın para kazandırdığı gerekçesiyle bu işe yöneliyorlar sonra hayal kırıklığına uğruyorlar. Biz yıllardır bu işi yapıyoruz o kadar para kazandırsaydı parayı koyacak yer bulamazdık. Konya’da birliğe kayıtlı şu anda 1 milyon 650 bin anaç küçükbaş hayvanımız var. Türkiye genelinde küçükbaş hayvancılıkta birinci sırada yer alıyoruz. Küçükbaş hayvancılık en altın çağını geçen yıl yaşadı. Bu yıl nasıl gidecek, nasıl bir hasar verecek onu bilmiyoruz. Önümüzdeki kışın zor geçeceğini düşünüyoruz. Çünkü hayvanlar kışın yemesi gereken yemi şimdi yiyor. Kışın ne yiyeceğini bilemiyoruz.”
‘BAKANLIKTAN YEM DESTEĞİ’
Kuraklıktan dolayı yem sorunu yaşandığını dile getiren Öztürk, “Tarım ve Orman Bakanlığı 1950 liradan arpa vermeyi garanti etti. Müracaat eden üreticilerimiz her ay arpasını alacak. Kısmen oradan karşılayacak kısmen de kendi idare edecek. Bu yılı böyle böyle atlatacağız. Başka çaremiz yok. Tarım ve Orman Bakanlığımız Ukrayna’dan, Rusya’dan 2 bin 500 liraya aldığı arpayı 550 lira zarar ederek 1950 liraya üreticiye veriyor. Zararı hazineden karşılıyor. Devletimizin yapacağı budur. Diğerini de üreticilerimiz bir şekilde kendileri karşılayacaktır” ifadelerini kullandı. Konya’da küçükbaş hayvan tüketiminin iyi durumda olduğunu da sözlerine ekleyen Öztürk, “Elimde kaldı, koyunumu, kuzumu satamadım diyen kimse yok. Kurban sonunda da fiyatlarda çok fazla bir düşme olmadı. Kurbanda da fazla kesilen bir hayvan olmadı. 9 günlük tatil bize yaramadı. Çünkü insanlar tatile gitti” diye aktardı.
‘GENÇLERİMİZ BU İŞİ YAPMAK İSTEMİYOR’
“Küçükbaş hayvancılığa özendirilmeli ancak ne yapılırsa yapılsın gençlerimiz bu işi yapmak istemiyor” diyen Öztürk, “ Asgari ücretli olayım şehirde olayım istiyorlar. Hiç kimse küçükbaş hayvancılığa meyilli değildir. Şu an Türkiye’deki tarım ve hayvancılıkta her işletmede Afganlılar var. Sosyal medyada Afganlıların kötü olduğuna dair bir algı var ama onlar gerçekten çok çalışıyorlar. Geçen yıl Konya’daki en zengin iş adamlarının çocukları bile koyun aldılar. Küçükbaş hayvancılık geçen sene Türkiye’de büyük bir furyaydı. Ancak koyunculuk öyle kolay bir meslek değildir bilgi ve beceri gerektirir. Koyun yetiştirmek zahmetli bir ancak vazgeçilmez de bir sevgidir. Bu işi severek yapmak gerekir. O nedenle bu işe girenleri çoğu başka işlere yönelmektedir” ifadelerine yer verdi.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ