Kulun Allah'a yakın olma çabası: Miraç Kandili

İslam âleminin heyecanla beklediği mübarek üç aylar, Miraç Kandili ile taçlanacak. Peygamber Efendimiz 'in Allah'ın huzuruna yükseldiği Recep ayının 27. gecesi kutlanan mübarek Miraç Kandili bu gece yaşanacak.

Bu gece, peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen Miraç Gecesidir. Hicri Recep Ayının 27. gecesinin tanık olduğu bu buluşma bizlere insanın ilahi rızaya ve desteğe ulaştığı akıl ve idraki zorlayan nice üst derecelere ulaşabileceğini gösterir. Mana âleminde yükselip ilahi rahmet ve huzura erişmenin öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini hatırlatmaktadır. Bu gecede farz kılınan ve bizzat Peygamberimizin tarafından müminlerin miracı olarak nitelendiren Namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder.

mirac-kandili-0.jpg

MİRAÇ KANDİLİNİN ÖNEMİ

Miraç; Arapça ‘da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. Hz. Muhammed (sav) yaşadığı birçok mucize bulunmaktadır. Müslümanlar tarafından bu mucizelere inanmak ise önemli bir gerekliliktir. Miraç Kandili gecesi de bu mucizelerden bir tanesinin gerçekleştiği zamanlardan bir tanesidir. Hz. Muhammed (sav) Cebrail Aleyhisselam ile birlikte bu gecede göğe yükselmiştir. Yükselmesiyle birlikte cehennem ve cenneti görmesi, Allah ile görüşmesi gibi mucizeler meydana gelişmiştir. Bu sebeple bu mübarek gecede Müslümanların tüm dünyevi işlerden vazgeçmesi ve ibadet etmesi beklenir. Böyle gecelerin önemi oldukça büyüktür, bir sene içerisinde sürekli olarak yaşanabilecek bir gece değildir. Müslümanların Miraç Kandili günü ve gecesinde mutlaka gereklilikleri yerine getirmesi gerekmektedir.

mirac-kandili-3.jpg

PEYGAMBERİMİZ DİĞER PEYGAMBERLERE İMAM OLARAK NAMAZ KILDIRDI

Miraç Kandili, hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (sav), Kâbe'de Hatim’ de ya da amcasının kızı Ümmühan Binti Ebu Talibin evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (sav) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı. Hz. Peygamber (sav), Beytü'l-Makdis'te kurulan bir Miraç’la ve yanında Cebrail ile göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Âdem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü'l-Münteha'ya kadar sürdü. Cebrail, "Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım" diyerek Sidretü'l Münteha'da kaldı. Hz. Peygamber (sav) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah'a şirk koşmayanların Cennet'e gireceği müjdelendi. Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farz kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü'l-Münteha'ya, oradan Burak'la Kudüs'e, oradan da Mekke'ye döndürüldü.

mirac-kandili-1.jpg

MİRAÇ GECESİNİN ERTESİ GÜNÜ

Miraç Gecesinin ertesi günü, Hz. Peygamber (sav) Miraç olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber’i (sav) suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı Müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler Beytü'l-Makdis'e ve Mekke'ye gelmekte olan bir kervana ilişkin sorular sorarak Hz. Peygamber (sav)'i sınadılar. Hz. Peygamber (sav)'in verdiği bilgilerin doğruluğu Müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Miraç olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamber (sav)'ce "Sıddık" lakabıyla onurlandırıldı. Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere "O söylüyorsa şüphesiz doğrudur" cevabını vermişti. Hadislere dayansa da Miraç olayının gerçekliğinde tüm Müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Buna göre İbn Abbas’ın da içinde bulunduğu bazı bilginlere göre Miraç olayı uykuda gerçekleşmiştir. Bilginlerin büyük çoğunluğuna göre ise uyku durumunda ve rüyada değil, uyanık iken gerçekleşmiştir. Fakat bu görüsü savunanlar da Miraç’ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır. Sonraki Kelamcıların büyük çoğunluğuna göre miraç olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmiştir.

mirac-kandili-2.jpg

KADİR GECESİNDEN SONRA EN KUTSAL GECE

Miraç olayının gerçekleştiği gece Müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekleşmiştir. Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Miraç kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Miraç olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti. İsra suresi 1.ayet mealiyle bitirmek gerekirse; “Ayetlerimizden bir kısmını göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.”

GECE NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?

Öncelikle bu mübarek geceyi, Kur'an-ı Kerim okuyarak, Peygamberimiz (sav)'in mübarek duası olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak, aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek geçirmeliyiz. Ardından Allah rızası için namaz kılmalı, hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yapmalı, günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dilemeliyiz. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyup, Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua edip hastaları, yaşlıları ziyaret etmeli; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirmeliyiz. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek, dargın ve küskünleri barıştırarak değerlendirebiliriz.
YENİ HABER

Bakmadan Geçme