'Kur'an Hayat Demektir'
HİSDER'in tefsir sohbetinde Kur'an-ı Kerîm'in Müslümanın hayatındaki önemine değinen Nuh Doğan Hoca, 'Kur'an hayat demektir. Kur'an'la birlikte olmalıyız ki dertlerimize şifa olsun' dedi.
Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde, “Sesi Güzel Hafızlardan Kur’ân-ı Kerîm Tilâveti ve Tefsir Sohbeti” yer aldı. Kur’ân-ı Kerîm’in bütünüyle ilgili önemli yorumlar yapan Öğretmen Nuh Doğan, “Kur’an hayat demektir. Kur’an’la birlikte olmalıyız ki dertlerimize şifa olsun” dedi.
“Mü’min Müminin Aynasıdır”
Hacıveyiszade Camii Müezzini Ahmet Dilek, güzel sesiyle okuduğu Kur’an-ı Kerim herkesi mest ederken Nuh Doğan Hoca, girizgâh olarak önce “Mü’min müminin aynasıdır” hadisi şerifinin tefsirini yaptı. Aynanın karşısına geçip kendimize şöyle bir çeki düzen verdiğimiz gibi bizim de dinine ve imanına güvendiğimiz bir mü’min kardeşimizin karşısına zaman zaman geçerek bizi; “Kardeşim benim gidişatımı nasıl görüyorsun? Bugün ölsem cennete gider miyim? Eksiklerim varsa lütfen bana onları söyler misin?” şeklinde değerlendirmesini istememiz gerektiğini ifade eden Doğan hoca, kelimeleri insan fıtratı üzerinde çok büyük tesiri olduğunu dile getirdi. Müslümana hitap ederken diğer Müslümanın iyi ve güzel bir üslupla bunu yapması gerektiği üzerinde de duran Nuh hoca, bir Müslümanın “Süzüm doğru olsun da odun gibi olsun” deme hakkına sahip olmadığını söyledi.
Aynanın sırçası olduğunu ve Müslüman bir kişinin diğer Müslüman kardeşinin sırrını başkalarına söylememesi gerektiğini, tıpkı bir ayna gibi sır tutmasını bilmesi gerektiği üzerinde de duran Nuh hoca, “Kalabalıklar içerisinde kardeşimizin hatasını yalnızca ona göstermeliyiz. Bir ayna buğuluysa, buharlıysa, sırçası kaçmışsa bize bizi göstermez. Dolayısıyla aynanın bakımını yapmak lâzım. Etrafımızda iyi aynalık yapacak dostlar edinmemiz lâzım. Aslında “mü’mim müminin aynasıdır” ama mümin aynı zamanda müminin aynısıdır da” diye konuştu.
İlk Çağ İlk Peygamber Âdem’le Başladı
Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbette, kısa bir vahiy tarihi de konuşan Nuh hoca, Rabbimizin ilk insan olan Âdem’le konuştuğunu ve kıyâmete kadar devam edecek olan bu konuşmaların devam ettiğini belirterek “Âdem aleyhisselam’la başlayan bu vahiy Kur’an’a göre ilk çağ, sahifeler ve toplu helâkların yaşandığı bir dönem olarak tarihe geçerek Musa aleyhiiselam’ın Kızıldeniz’i yararak karşıya geçmesiyle birlikte tamamlanmış. Orta çağa geldiğimizde turî sina’da Musa aleyhiiselam’a Tevrat’ın vahyedilmesiyle başlamış, son peygamber Muhammed aleyhisselatı vesselam’a Kur’an inzal buyrulana kadar devam etmiş. Tevrat’ın, Zebur’un ve İncil’in vahyedildiği dönem orta çağ kitaplar dönemi. Ve Muhammed aleyhisselam’a Kur’an vahyedilmesiyle birlikte kıyâmete kadar devam edecek süre ise son çağ olarak başlamış ve Efendimiz; “Ben bir günün içerisinde bir ikindi vakti geldim” ifadesini kullanarak bizim, bugünün insanlarının kıyamet gününe daha yakın olduğunu haber vermiş. Biz kıyâmete yakın bir dönemde yaşıyoruz. Ama ne kadar onu bilmiyoruz. Bireysel kıyametimizin ise ölümümüz olduğunu, büyük kıyametin ise ne zaman kopacağını bilemiyoruz” dedi.
“Yâsîn Sûresi Kur’an’ın Kalbidir”
Kur’an-ı Kerim’in, surelerin anlamlarından yola çıkarak Müslümanın hayatına olan tesirlerini indirildiği kronolojik çerçeve ve sıralamaya göre ifade eden Doğan hoca, Kur’an’ın Fatiha’dan Nâs’a kadar nasıl iki kapak arasında bir kitap haline getirildiğini anlattıktan sonra Yâsin Sûresinin Kur’an’ın merkezi ve kalbi olduğunu söyledi. Doğan hoca, sohbetini şu sözlerle tamamladı: “Rabbim bize, bizden öncekiler ile bizden sonrakilerin olacak olanları da haber veren bu Kur’an’dan bizi ayırmasın ve Kur’an’la birlikte ciddiyet içerisinde bir hayat yaşamayı lütfetsin. Çünkü Kur’an gerçek hayat demektir. Kur’an’la birlikte hemhal olmalıyız ki dertlerimize şifa olsun.”
Bakmadan Geçme