1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kurban Bayramı öncesi ne tür tedbirler alındı?
Kurban Bayramı öncesi ne tür tedbirler alındı?

Kurban Bayramı öncesi ne tür tedbirler alındı?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ahmet Hakan'ın moderatörlüğündeki Tarafsız Bölge programına konuk olarak merak edilen soruları yanıtladı.

A+A-

Tarafsız Bölge'de Ahmet Hakan soruyor, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yanıtlıyor. Kurban Bayramı öncesi ne tür tedbirler alındı? Pandemi döneminde önemi bir kez daha anlaşılan tarım konusunda ne gibi adımlar atıldı? Detaylar Tarafsız Bölge'de... 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin açıklaması şu şekilde;

Öncelikle milletimizin bayramını kutluyorum. Kimse endişe etmesin, her sene aşağı yukarı bizim bakanlığımızın hazırladığı tedbirlerle beraber her yıl biz kesilen kurbanın yüzde 50’nin daha fazlası küçükbaş ve büyükbaş hazır.  800 bin büyükbaş 2 milyonda küçükbaş kesimi oluyor Türkiye’de. BU bayramda biz tokalaşma olsun istemiyoruz. Kurallara uyulsun istiyoruz. Pazarların kalabalık olmamasını istiyorum.  Bayramın 4. Gününün akşam saatlerine kadar kurban kesilebilecek. İlk gün vatandaşlarımızın kurban pazarlarına yüklenmesine gerek yok.  

Pandemi öncesinden bu yana bakanlığımız kırmızı alarm seviyesinde çalışıyor. Vatandaşlarımız rahat olsunlar biz tüm hazırlıklarımız yaptık. Haysag diye bir uygulamamız var. Beğendiğiniz hayanın kulak küpesini okutuyorsunuz ve hayvanla ilgili detayları bilgileri elde ediyorsunuz.  Bu uygulama 2 yıldır var.

Bugün virüsten sıkıntı çekiyoruz ve hayvanlarda bu virüs daha yaygın o yüzden daha fazla korumalı olmalısınız. Hayvanın elektronik olarak tüm takiplerin yapmanız mümkün. Her hayvanın kulağına bir cep telefonu takacağız. Anlık hayvan sayımın ve hayvan refahına karşı bir artı getirecek.

Gıda tedarikiyle alakalı Türkiye’de yönetilmesi gereken bir kriz vardı. Salında stok yönetimi en önemli süreçti. Biz Çin’e ABD’yi İtalya’ya perakende zincirlerin çağırdık. Hazır olun diye. Stoklarını artıracaklar. Stoklarını 2-3 misline kadar çıkardılar. En önemlisi Türki insanının pratik olması.

Herhangi bir günde rafların boşaltılması panik demek. ABD örneğine bakın raflar bomboş ama kozmetik ürünlerine kadar raflar boşaldı neden panik yüzünden. Genelde tüm bilim kurullarının ve sağlık insanları şunu dedi herkes kendini evine kapatsın. Biz dedik ki tarım çalışanları çıkmak zorunda bir noktada gıda tedariki sıkıntı yaşayacak böylelikle tarımsal üretimde bir aksama olmadı. Vatandaşımız baktı bir problem olmadı işler normal seviyeye döndü.  

Günlük siyasi söylemlerden daha çok rakamları konuşuyorum. Rakamlar doğruyu söyler. Şimdi Türkiye 18 milyar dolar ihracatıyla kendi kendine yeten bir ülkedir. Her ürün Türkiye’de üretilmeye bilir ya da üretilen ürünün üzerine ilave yapılır.

Makarnada dünya ikincisiyiz. Unda da dünyada birinciyiz ihracatta. Sanayi tesislerinde boş kalmaması gerekir. Bunlar stratejik ürünlerdir. Saman meselesi de şöyledir. Türkiye 15 milyon tondan fazla saman ihtiyacı olan bir ülkedir.

Bu konu hakikaten milli bir konu. Günlük siyasete alet etmemiz gerekiyor. Dünyayı doyuran ülke dünyanın lider ülkesi olacaktır. Tarımın paydaşları arasında kalıyordu ama şu an biraz daha herkes idrak etti.

Pirinçte bizim aşağı yukarı 200 bin tonluk açığımız var.

Bakliyatta zaman zaman ithal ettiğimiz alanlar oluyor. Bu geri kaldığımız göstermez. Çiftçi birim alandan en fazla gelir üreteni kullanıyor ve bu yüzden bazı alanlar geride kalabiliyor. Biz çiftçiyi doğru desteklerle desteklemeye çalışıyoruz.  Türkiye tarımda ilk 10’da.

En büyük başarı çiftçilerimiz. Bizden destek sizden gayret berekette Allahtan. Bizden önce destekler çok minimaldi. AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte destekler arttı. Alım politikalarımızı artırdık.  Destekler 12 misli arttı, 18 yıllık süreçte. İşin sırrı destektir ama işin asıl sırrı üretenin moralini yüksek tutacaksınız.  

Birim yerdeki üretimi artırmak için daha katma değerli üretenleri ekerek arıtacağız. Her şeyi bir kenara iterken Türkiye tarımsal hasılatta 4 katı yukarı çıkıyor. Bazı fazla ürünler katma değer getirdiği zaman üretici ona yönelebilir. Türkiye kim ne derse desin, tarımda ilk 10’da. Geçen yıl Avrupa’da ikinciydik, birinciliğe yükseldik.

"ÖNÜMÜZDEKİ YILDAN İTİBAREN ET İTHALATINI TAMAMEN SIFIRLAYACAĞIZ"

Üreticiden vazgeçmeyeceksiniz. Et ithalatı 2018’de 50 bin ton kadardı. Yüzde 4-5 civarında ithalat vardı. 2019’daki senaryo şu 5 bin ton ithalat var. Hayvan ithalatında 500 binlere indik. 500 binden de bu yıl 200 binlere ineceğiz. Önümüzdeki yıldan itibaren et ithalatını tamamen sıfırlayacağız. 

Et fiyatları yüksek değil, ürünlere baktığımız zaman Avrupa seviyesinde altında kalmış durumda. Bu işin sürdürülebildiğini sağlamak gerekiyor. Yurt dışından ithal etseniz yine aynı rakamlar olacak. Türkiye’de fiyatını düşüremeyeceğimiz hiçbir ürün yok. Üreticiyi koruyacağız tüketiciyi de kollayacağız.  Beyaz ette Türkiye’nin performansı son derece iyi.

 Fındıkta Türkiye söz sahibi. Fındığın fiyatını dünyada Türkiye belirliyor.

Cumhurbaşkanımız çok büyük destek oldu.  Ben bütün siyasilerle de görüşüyorum bire bir herkes teşekkür ediyor.  Türkiye’nin büyük markaları var. Gıdada Türkiye ilk 20’lerde alıyor.

Türkiye’de fıstığın ve ceviz üretiminin tamamı baklavanın içine giriyor. 2 sene önce bizi hiç dinlemeyen alıcılar piyasada onlar ne diyorsa uyacağız gözüyle bakıyorlar.  Biz piyasa çok güzel regule ederiz. Fındık konusunda toprak mahsulü konusunda zarar ettirmedik.

MISIR ALIM FİYATI BELLİ OLDU

Mısır için müjdemizi verelim. 300 bin üreticimiz tarafından üretilen ve hasadı başlayacak mısırın alım fiyatı bu sene yüzde 15 artırarak 1325 lira olarak belirledik artı 60 lira bunun desteği var.  

Üretilen her 3 kilo gıdadan 1’i çöpe gidiyor.  Gıdanı koru diye bir web sitemiz var. Buradan herkes faydalanabilir.  

Bizim kişilerle bir işimiz yok ama gıda, aynı tarım gibi çok stratejik ama bir anlamda o kadar da herkesin fikir beyan ettiği ve bilgi kirliliğinin çok olduğu bir alan.

Türkiye’nin 200 çeşit peyniri var. Bizim peynirlerimiz Avrupa peynirleri kadar kaliteli. Bu topraklarda üretilen peynirler kaliteli. Bir Fransız rokforun elde ettiği ciro kadar bizim peynirlerimiz elde edemiyor. Biz peynirimizi anlatamıyoruz.  

150 bin olan sertifikalı tohum üretimimiz 1 milyon 134 bin tona çıktı. Bunun anlamı 8-9 misli tohum üretimimizi artırmışız. Tarlada yeterliliğimiz yüzde 96. Tarlaların yüzde 96’sında yerli tohum var, yüzde 4 yabancı tohum var.

900 civarında tohum firması var 860 tanesi yerli. 20 tanesi yabancı ortaklı kalan 20’si yabancı. Tarlaya çıktığınız zaman yüzde 96 yeterliyiz. Bizim eksik olduğumuz alan var. Sebze tohumlarında eksiğimiz var. Onu da hızlı bir şekilde tamamlayacağız. Orada sebze tohumlarına bağımlılık fazla. Oralarda biraz eksiğimiz var ama onunla ilgili eksikleri bitirdik. Birkaç yıl içerisinde o alanda yerliliğe erişeceğiz.

 

Bunların toprağın hazineleri. Bu topraklarda on yıllardır üretilen tohumlar. Bu lezzetleri kesinlikle kaybetmememiz lazım. Türkiye sağlıklı tohumlar üreten bir ülkedir. Bu konuda çok başarılı bir ülkeyiz. Sıfır GDO. Bizim sadece bunu daha iyi pazarlamamız lazım. Yurt dışında fiyat anlamında satar vaziyete getirmemiz lazım. 

ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE

Yangın hakikaten bir savaş ve mücadelesi çok zor. Dünyada yangınlarda Türkiye başarıda birinci. İspanya’da yanan alan yüzde 0,35 Yunanistan her yıl orman alanının yüzde 0.40’ü yanıyor. Fransa çok başarılı yüzde 0.07’si yanıyor. Fransa bize benzer. Yangın söndürme filosu bizim iki mislimizdir. Ama iki misli olmasına rağmen Türkiye Fransa’dan başarılıdır.

Yangın başına Türkiye’de 1.6 hektar yatıyor. Fransa’da küsür hektar yanıyor. Aslında helikopter filosunu da düşünürseniz Türkiye 12 misli daha başarılı.  

Hava şartları diğer şartlar vs. aciz kaldığınız şartlar olabilir. ABD’de ve Yunanistan’da yangınlar var. Bu yangınlar aylardır sürüyor. Hava şartları o kadar kötüleşebilir ki sizi hiç hayal etmediğiniz noktalara götürebilir. Bu konuda çok çok başarılı gidiyoruz.

 

HABERE YORUM KAT