Kuruyemişte dünya markasıyız

Pınar Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karapınar, Türkiye'nin kuruyemiş tedarikinde Dünya'nın %90'lık kısmını karşıladığını belirterek, ''Yıllık kuruyemiş ihracatımız 750 Milyon Dolar seviyesinde'' dedi.

Pınar Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karapınar, Türkiye’nin kuruyemiş tedarikinde Dünya’nın %90’lık kısmını karşıladığını belirterek, ‘‘Yıllık kuruyemiş ihracatımız 750 Milyon Dolar seviyesinde’’ dedi.
Kuruyemiş sektöründe markalaşmış olan ve yıllardır sektöründe en kaliteli hizmet anlayışıyla yoluna devam eden Pınar Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karapınar, bu sektöre seyyar satıcı olarak başladığını dile getirdi. Yıllarca verdiği emeklerle bugünlere geldiklerini belirten Karapınar, ‘‘Kuruyemişçiliğimiz bizim çok eski yıllara dayanır. Öğrencilik yıllarında da seyyar satıcılığını yaptığım bu kuruyemiş mesleğinin perakende satış dükkânını açtım. Hemen akabinde de imalat ve toptan işlerini açarak bugün ki işlerimizin bir nevi temelini atmış olduk. Konya'da belki de kuruyemişi ilk ihraç eden firmalardan biriyiz.’’ dedi.
KURUYEMİŞTE DÜNYA’DA İLK 3’TEYİZ
Ülkemizin Fındık, incir, üzüm, antep fıstığı üretiminde Dünya’da ilk 3 içerisinde yer aldığını ifade eden Karapınar, ‘‘Kuruyemiş kültürü bizim yüz yıllardır tüketim kültürümüzde olan bir alışkanlık olarak günümüze kadar gelmiştir. Tabi önceki yıllarda ürünler naturel haliyle toparlanıp, hasat edilip, eski imkânlarla kavrulup halka sunulurdu. Teknolojinin ve sanayinin gelişmesiyle ürün portföyümüz çok genişledi. Kuruyemiş sektörü hızla büyüyen bir sektör. Kuruyemişin ana temellerini ve çeşitlerinin yetiştiği bir ülkeyiz. Mesela fındık üretiminde dünyanında %72'si ülkemize ait. İncir üretiminde de başarılıyız. Türkiye olarak dünya üretiminin %90'larını karşılıyoruz, kayısı ve üzümde de çok iyi konumdayız, antep fıstığında yine dünya üretiminde ilk 3'ün içerisindeyiz. Böyle zengin bir üretimle birlikte sektör kendini yeniliyor ve büyütüyor. Yine sektörümüzün gelişmesinden dolayı şu anda Ortadoğu ve Balkanlar başta olmak üzere tüm dünyaya tedarikçi ülke konumuna yerleşiyoruz. Bunlar bol üretildiği için; kişi başına tüketim de ülkemizde hatırı sayılır miktarlarda. Hal böyle olunca bu sektör, hem iç pazarlarda halkın tüketim kültürüne oturmuş durumda hem de yurt dışında kabul gören bir sektör durumuna gelmiş durumdadır’’ şeklinde konuştu
YILLIK 750 MİLYON DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Kuruyemiş sektörünün Türkiye’de yıllık cirosunun ortalama 4 milyon dolar civarında olduğunu söyleyen Hasan Hüseyin Karapınar, 750 Milyon dolarlara varan bir ihracat potansiyelinin olduğunu söyledi. Çerezlik ürün ihracatı dışında fındığın farklı alanlarda kullanılmak üzere de ihraç edildiğini söyleyen Karapınar, ‘‘Şu anda kuruyemiş, çerezlik olarak sektörümüzün Türkiye genelinde ortalama yıllık cirosu 4 milyon dolarlar civarında, ihracatımız da 700-750 milyon dolar civarında seyrediyor. Milli ürünlerimiz diye saydığımız Antep fıstığı, kayısı, üzüm, incir, fındık içi kendi başına da aslında endüstriyel olarakta ihracatı yapılıyor. Mesela fındığın, kendi başına 2 milyar civarında, yıllara göre değişen ihracatı var. Bizim verdiğimiz rakamlar onun çerezlikte kullanılan belli bir bölümünü oluşturuyor’’ diye konuştu.
YILDA 3,5 KİLO TÜKETİYORUZ
Pınar Kuruyemiş olarak 20 civarında ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ifade eden Hasan Hüseyin Karapınar, konuşmasında şunları kaydetti:  ‘‘Bizim, 20'ye yakın ülkeye firma olarak ihracatımız var. Damak tadı çok daha güzel olan ürünler yetiştiriyoruz. İlk girdiğimiz pazarlarda, o ülkenin insanının buna alışkanlığı olmadığı için bazen zorluk çekiyoruz. Tüketmeye başladığında da Türk ürünleri vazgeçilmez ürünler haline geliyor. Bu da tabi Türkiye'nin bir başarısı oluyor, bunu da belirtmekte fayda var. Türkiye'de tüketilenlerle yurt dışında tüketilenler arasında fark var. Bizim üretimimizin ve satışımızın %30'unu ay çekirdeği karşılıyor. Sonrasında yer fıstığı, kabak çekirdeği, fındık içi, antep fıstığı, leblebi gibi arka arkaya sıralanabiliyor. Farklı ülke halkına hitap ettiğimiz yerlerde başta bahsettiğimiz o milli ürünler yer alıyor. Buralarda da ay çekirdeği en sonlara doğru geliyor. Ama yer fıstığı tüm dünyadaki etnik kültürlere girmiş durumda bulunuyor. Biz bu kadar gelişen ülkemizde bol çeşitlilikte üretilen ürünlerin Türkiye'de tüketimini hala yetersiz buluyoruz. Kişi başı tüketim 3 buçuk kilo civarında bulunuyor, bu rakamı artırmalıyız. Annemiz okula giderken cebimize üzüm koyardı, kuruyemiş koyardı, leblebi koyardı. Hatta o zamanlarda yerli malı haftası kutlanırdı, herkes sınıflara bir çeşit getirerek harman ederdik, yerli malı tüketimi yaygınlaştırılmaya çalışılırdı. Şimdi çocuklarımızı fast food türü ürünler yiyor. Onları fast food türü yiyeceklerden uzak tutmalıyız. Kuruyemiş kültürünü tekrar canlandırıp, çocuklarımızın daha sağlıklı beslenmesi için çaba harcamalıyız’’ SAMİ GEDİZ
 

Bakmadan Geçme