Mahalle kültürü şehri yaşatır
Şehir Plancıları Odası Başkanı Münir Günay, pandemiyle birlikte hem mahalle güvenliğinin sağlanması hem de mahalle aidiyetinin gelişmesi için insanların kısa mesafelerde ihtiyaçlarını karşılayabileceği mahalle ünitelerinin olması gerektiğinin altını çizdi.
Pandemiyle birlikte yeni şehircilik kavramının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya Şehir Plancıları Odası Başkanı Münir Günay, “Toplu kapalı alışveriş birimlerinin artık eskisi kadar rağbet görmeyeceği, biraz daha yarı açık mekanların olduğu, sokak, cadde ilişkilerinin olduğu, yine yürüyüş mesafesinde alışveriş birimlerinin olduğu, insanların bisikletle ya da yürüyerek erişim sağlayabileceği planlamalara yön vermemiz gerekmektedir. İçi güvenlikli fakat sokağa adım attığınız zaman güvenliksiz hale gelen, mahalle aidiyeti kavramını zedeleyen yapılaşmayı bir an önce terk etmemiz gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘KONYA PLANLI YAPILAŞMIŞ ŞEHİRDİR’
Konya’da Meram bölgesinin doğal sit alanı olduğunun bilgisini veren Günay, “Konya’nın mevcut imar planlarında ekolojik koridorlar zaten planlanmış durumdaydı. Konya merkez ile kampüs arasında yaklaşık 23 kilometre planlanmış durumda ekolojik koridor var. Bunlar kent için çok önemli, çünkü kentin nefes alması için hava koridorlarının ve mikro klimanın oluşması gerekmektedir. Şehir planlaması yaparken belli fiziki eşiklerden kaynaklı kent içerisinden geçen kanalların, derelerin yapılaşmaya konu edinmemesi gerekmektedir. Hızı gelişen kentlerde maalesef ekolojik koridorların hiçbirisini göremiyoruz. Ekolojik olarak baktığımız zaman Konya, Kayseri gibi şehirler planlı yapılaşmış şehirlerdir. Bugün Kayalıpark’tan başlarsanız, Alaaddin, Kültürpark, Necmettin Erbakan Parkı devamında Perşembe pazarı, Nene Hatun Parkı, tramvay yolundan, kampüse kadar uzanan yeşil bir koridor vardır. Ankara Yolunun girişinden bu tarafa planda ayrılmış 80 metrelik bir koridor vardır. O açıdan bakılırsa yine önemli bir koridor diyebiliriz” şeklinde konuştu.

‘KAMUSAL ALAN KENT İÇERİSİNDEN KOPARILMAMALI’
Kamusal alanın özel mülkiyete konu edinerek kent içerisinden koparılmaması gerektiğini savunan Günay, “Yeni stadyum ve Sille bölgesinin arasında koridor niteliğinde bir alan var. Kelebekler Vadisinden içine alan Silleye kadar uzanan planla ayrılmış bir koridor var. Yeni yapılacak çevre yolunun çeperinde yapılaşmaya açılmaması için yaklaşık 250 metrelik bir koridor oluşturuldu. Bu açıdan olumlu görüyoruz. Doğal ve fiziki eşiklerden kaynaklı özellikle kent içerisinde geçen dere, akarsu gibi alanların planlamaya konu edinip yapılaşmaya açık olması kesinlikle doğru değildir. Kamusal alanların özel mülkiyete dönüştürülerek halkın kullanımına kapatılması hususu, Konya’da çok fazla olmadı. Eski otogar alanı, Şu anki Kule Site Avm’nin olduğu bölge Kayalıparktan başlayan devamında Nenehatun Parkı ile devam eden Yeşil Koridoru kesintiye uğratmıştır. Bu alan Nene Hatun Parkı’ndan devamlılığını sağlayamıyor.” ifadelerine yer verdi.

‘YARI AÇIK MEKANLARIN ÖNEMİ ORTAYA ÇIKTI’
Özellikle pandemiyle birlikte yarı açık mekanların bundan sonrası için önemli olduğunu söyleyen Günay, şunları söyledi: “Pandemiden dolayı yürüme mesafesi olan mekanların yapılması planlamayla alakalı kavramlardı. İnsanların 15 dakikada erişim sağlayabileceği, üniteler şeklinde planlamalara dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böyle devasa, kapalı, içi güvenlikli sokağa adım attığınızda güvenliksiz halde olan sitelerden bir an önce vazgeçmemiz gerekmektedir. Bunlar artık yeni şehircilik dediğimiz süreçte kesinlikle yoktur. Avrupa bunu deneyimlemiş ve terk etmiş. Özellikle bu pandemide de görüldü ki; insanlar her şeye bir şekilde araçla erişim sağlamaya çalışıyor. Ama sokağa çıkma yasağı oluyor yürüme mesafesinde alışverişten bahsediyoruz, yürüme mesafesinde hizmet birimlerinden bahsediyoruz. Bunu artık planlamaya yansıtmamız gerekmektedir. Tek merkezli gelişme değil de kendi kendine yeten alt merkezlerle planlamalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız da Şehircilik Şuralarında dört- beş yıldır vurgu yaptığı, biraz daha insani ölçekte olan yatay mimariye yönelmemiz, özlemini duyduğumuz mahalleyi yeniden tesis etmeliyiz.”

‘MAHALLE AİDİYETİNİN GELİŞMESİ GEREK’
Mahalle aidiyetinin gelişmesi gerektiğine vurgu yapan Günay, “1 buçuk 2 milyon liraya satılan siteler var. Bunu A mahallesinde değil B mahallesinde de yapsanız değişen bir şey olmayacak. Çünkü insanlar mahalleden dolayı değil sitenin içinde sunulan hizmetlerden dolayı orayı tercih ediyor ve mahalle aidiyeti oluşmuyor. Dünya artık bunu test etmiş, birçok şeyden vazgeçmiş durumda. Biz hala bunda ısrar ediyoruz. Buna ilişkin çözümler üretiyoruz. Bir an önce bu yanlıştan dönmemiz gerekmektedir. Daha çok mahalleyi, mahalle aidiyetini, mahalle güvenliğini kendi kendine tesis eden birimler, yerleşmeler oluşturmak durumundayız. Devasa katlı otoparklardan ziyade, caddelerin, sokakların da buna entegre edilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek sözlerine noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ


Bakmadan Geçme