Mahkemelerde kira davası yoğunluğu!
Enflasyonun da üzerinde artan kiraların etkisiyle ev sahipleri ve kiracılar karşı karşıya geldi. Ev sahiplerinin açtığı kira, tespit veya tahliye davalarında patlama yaşandı.
Mahkeme salonlarında en çok ev sahipleriyle kiracıların anlaşmazlığı yüzünden açılan davalar görülmeye başlandı. Türkiye nüfusunun yüzde 27’sini kiracılar oluşturuyor. Sulh hukuk mahkemelerinde ise 10 davadan 4’ü kira anlaşmazlıklarından kaynaklanıyor. Ahi Arabuluculuk A.Ş. Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Av. Arb. Ömer Faruk Seleş, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘KİRACILAR YASAYLA KORUMA ALTINA ALINIYOR!
Kiracılardan yana olan birçok yasa olduğuna dikkat çeken Av. Arb. Ömer Faruk Seleş, “ Ev sahiplerinin talebi kiranın sözleşmedekinden daha çok artmasıdır. Yani TÜFE oranın üzerinde zam yapmak istiyorlar. Taleplerine karşılık bulamayınca da kira tespit veya tahliye davaları açıyorlar. Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan kira bedeli, sözleşme kurulurken taraflarca serbestçe belirlenir. Ancak sözleşmenin yenilenmesi durumunda kira bedelinde hangi miktarda veya oranda artış yapılacağı, taraflar arasında çoğu zaman uyuşmazlığa yol açmaktaydı. Yenilenen kira dönemlerinde kiraya verenin isteyebileceği kira bedeline azami sınır getirilmiş olması hiç şüphesiz kiracı tarafın korunması amaçlarından birisidir” ifadelerine yer verdi.
‘KİRA ARTIŞLARI TÜFE İLE SINIRLIDIR’
Kira artışlarının TÜFE oranlarıyla sınırlı olduğunu kaydeden Seleş, “İlgili TBK maddesinin 344. hükmüne göre; gerek konut kiralarında gerekse işyeri kiralarında tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Nitekim yenilenen kira dönemleri bakımından Yargıtay uygulaması da bu yöndeydi. Ayrıca ilgili hükümde “bu kural bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerine de uygulanır” denilmek suretiyle, tarafların baştan kararlaştırdıkları artış oranlarının da yeni hali ile TÜFE oranıyla sınırlı olabileceği esasını getirilmiştir” diye konuştu.
‘KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCU ŞART’
Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı haline gelmesinin gündemde olduğunu vurgulayan Seleş şöyle konuştu :”Tüm kira artış oranları bakımından azami sınır getirilerek TÜFE’nin 12 aylık ortalaması konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından tek kıstas olarak belirlenmiştir. Meğerki taraflarca bu oranın altında bir artış oranı belirlenmemiş olsun. Belirttiğim uyuşmazlıklarda başarıyla uygulanan arabuluculuğun kapsamının Yargı Reformu Strateji Belgesi çerçevesinde genişletilmesi düşünülmektedir. Bunlardan gündemde olan aile arabuluculuğu ile kira uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesi olacaktır. İhtiyari arabuluculuk yöntemi ile çözüm mümkün olmakla birlikte yapılacak düzenleme sonrasında kiraların ödenmemesi ya da tespitine ilişkin uyuşmazlıklarda taraflar dava açmadan önce arabulucuya başvurulacak, anlaşma sağlanamaması halinde ise dava açılabilecek.”
‘VATANDAŞLARA AVANTAJ SUNUYOR’
Arabuluculuğun vatandaşlara birçok avantaj sunduğunu belirten Seleş, “Ülkemizde 2013 yılında yürürlüğe konulan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği konularda hukuken mümkün olan ihtiyari arabuluculuk müessesi, vatandaşlarımıza birçok yönden avantajlar sunmaktadır: Anlaşılan konularda yargı yoluna gidilememesi, anlaşma belgelerinin ilam niteliğinde belgeye haiz olması, icra edilebilirlik şerhi alınması, maktu damga vergisine tabi olması, husumeti bitirmesi, daha az masrafla ve sürede tamamlanması gibi… Ahi Arabuluculuk A.Ş./Merkezi Yönetim Kurulu başkanı olarak vatandaşlarımıza 2022 yılında da ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü için konunun uzmanı bir arabulucuya veya arabuluculuk merkezine başvuru yapmalarını tavsiye ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
SÜMEYRA KENESARI / YENİ HABER GAZETESİ
Bakmadan Geçme